Bir telefon macerası

Savaş SÜZAL

Suriye, Libya gibi konuları, Sam Amca adınıza karar verip yapmanız gerekenler konusunda talimat verdiği için bırakın o işleri. Önce çağ atlayan Türkiye’ye bakın. Şimdi anlatacaklarım, belki sizlerin her gün içinde yaşadığınız için fark edemediğiniz bir karmaşa. Ama inanın dışarıdan gelince beyninize balyoz gibi iniyor.
Cuma akşamı eşim ve torunlar uçakla geliyordu, karşılamak üzere havaalanına gittim. Havaalanı dediğiniz Edremit’te bir sınır karakolundan küçük. Gelen yolcuların bavullarının alındığı bölümse yürekler acısı. Burası Ulaştırma Bakanı’nın alâ ve valâ ile açtığı bir alan. Allah’tan burayı sel basmıyor şimdilik. Yanda da inşaat devam ediyor ama ne zaman biteceği belli değil.
Gelelim haftanın rezilliğine. Hanım gelirken bir telefon almıştı yurt dışından ve onu kaydettirmek istedik. Öncelikle Turkcell tarafından yeni yasa gereği 100 liralık vergiyi yatırmamız istendi. Ama vergi dairesi, Türkcell’in kayıt yapıp o kağıtla vergi dairesine gelip vergiyi yatırmamız gerektiğinde ısrar etti. Sıkıldım ve bir gün sonrasına erteledim bu işi.
Ertesi gün Türkcell’in ısrarı üzerine yeniden vergi dairesindeydim. Telefonun IME numarası üzerine 100 lirayı yatırıp makbuzu kapabildim.  Bu kez Türkcell telefon için ikamet kaydı istedi. Hadi normal deyip Burhaniye nüfus idaresine gittim. Hava sıcak. İkamet adresini söyleyince Burhaniye nüfus idaresi kendilerinin kayıt yapamayacaklarını Gömeç’e başvurmam gerektiğini kaydetti.
Oysa Başbakan, Türkiye’ye çağ atlatmış ve tüm Türkiye bilgisayarlarla birbirine bağlanmıştı. Olmadı ikametgah işi bir başka güne kaldı. Bu arada benim ikametgah kaydım olduğuna göre eşimle evliliği ispatlayabilirsek o işi halledilebilirdi Türkcell’de bizden evlilik cüzdanı istediler. Ben de evli olduğumuzu kanıtlamak için nüfus idaresinden bir kütük kayıt örneği çıkardım, damgalı mühürlü imzalı ve resmi kağıt. Bu kez de Turkcell, nüfus dairesinin önerisini beğenmedi. Pasaporttaki giriş damgası bu kez sorun oldu. Kapıdaki polis memuru yalnızca Amerikan pasaportuna giriş damgası vurmuş. Bu kez emniyet müdürlüğüne gidip giriş damgası yerine resmi yazı aldık. Ama gene olmadı.
Ben de hanıma, bir telefon almayı kafaya koyduğum için benim nasıl olsa faturalı hattım var onun üzerine alalım dedim. Bu kez bilgisayarda benim üzerime üç telefon borcu çıkmaz mı? Ulen durun ne oluyor derken bu telefon numaralarının alınış tarihleri ne hikmetse ben Amerika’dayken gerçekleşmiş. Yani anlaşılan Türkcell, ABD’de şube açmış. Oysa benim numaralı hattımın parası muntazam doğrudan benim bankamdan alınıyor. Kimse sorgulamamış bu adam telefonu varken neden bu hatları alıyor diye.
Hadi ondan da vazgeçtim. 2008’de oynanan bu komedilerden bir şekilde beni haberdar etmişler ve ben itiraz etmişim. Şimdi biraz olsun hatırlamıyorum. Herhalde bunamaya başladım. Ama 2008’den bu yana Turkcell ne hikmetse benim başvurularıma cevap bile vermemiş. Anlaşılan birileri benim TC kimlik numaramı ele geçirip adıma bir güzel telefon numaraları almış. İyi hoş da ben Turkcell’e hem mektupla hem de elektronik postayla Türkiye’ye giriş damgalarımın olduğu pasaport sayfalarını yollamıştım. Menfi veya müspet neden bir cevap vermek nezaketi göstermediler.  
Son olarak konuştuğum Turkcell müşteri temsilcisi de yeniden bu damgaları ve itirazlarımı yazılı olarak kendilerine faksla bildirmemi istedi. Elektronik olarak yollasam olmaz mı dedim. Olur dediler. Şimdi haldır haldır onların istedikleri itiraz dosyasını hazırlıyorum.
Bu arada zavallı bir yabancı Türkiye’ye gelince Turkcell’den aldığı sim kartı telefonuna takınca, iki hafta sonra telefonunu kapatmışlar. Adam Cuma günü gidecekmiş şimdi yeni telefon mu almam lazım diye bana soruyordu. Türkcell de kendisine cevap veremedi.
Aman siz siz olun, bu durumda ne uygar olduğunuzu iddia edin ne de başkalarına ve özellikle komşularınıza kafa falan tutun. Ben 1980 yılında Türkiye’den ayrılırken işler bu kadar karmakarışık değildi. En azından halk yürürlükteki yasaları öğrenmişti. Şimdi sil baştan. Bir adım ileri gitme yerine maalesef geri kalmışsınız. Evet, Turkcell; bir lafım da sizlere, öyle Wall Street’te ‘gong’ çalmakla iş bitmiyor. Gördüğünüz gibi işi standartlaştırmadığınız için herkes ayrı telden çalıyor.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş