Bir Türk-Kürt mucizesi!

Altemur KILIÇ

TC’nin yüksek mülki amirlerinden... 1944’te Muş Malazgirt’te Türk tarihinin önemli bir dönemeç bölgesinde doğmuş... Mülki İdare Amiri; Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İdari Şube Bölümü’nü bitirmiş. Sonra çeşitli yerlerde Kaymakamlık ve Mülkiye Müfettişliği, Vali Yardımcılığı, İçişleri Bakanlığı merkez teşkilatında APK Daire Başkanlığı görevlerinde, Mülkiye Başmüfettişliği görevine dönerek, Teftiş Kurulu Başkanlığı’nda bulunmuş. Çok parlak bir sicil, mükemmel bir kariyer. Bu zat Kürt asıllı, bir Türk yüksek düzey yöneticisi imiş. Kürt olması kariyerine engel olmamış. Sonunda Vali de olabilirdi, hatta Bakan, Başbakan da! Kimse ona, “sen Kürtsün” diye engel olmamış... Başka Kürt kökenlilerin, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakan, general olmalarına diğer Kürtlerin de iş alanlarında holding sahibi, trilyoner olmalarına, yükselmelerine, hiç engel olunmadığı gibi! Bu zat ve diğerleri, şimdiye kadar, “hain Türk devleti”  tarafından, asimile edilmekten, kültür ve ana dillerinden mahrum edilmekten şikâyetçi olmamışlar!
Bu, aslında TC’nin ve “Ne mutlu Türküm diyene” anlayışının mucizesi veya şimdiye kadar öyleydi!
Yukarıda bu “mucizeye” örnek olarak gösterdiğim zat, şimdi siyasette, bölücü ve PKK’nın TBMM’deki temsilcisi BDP’nin Muş  milletvekili Mehmet Nuri Yaman! Bundan sonra, fırsat bulursa, bilgi ve deneyimlerini Büyük Kürdistan devletine arz edecek!   
Sayın Yaman, herhalde devlet görevlerinde iken, TC’nin temel ilkelerine sadakat yemini etmiş, önemli günlerde  “Ne mutlu Türküm diyene” de demiştir. Görevde iken bölücülük yaptığını, şimdiki kanaatlerini ve taleplerini dile getirdiğini, daha doğrusu cesaret ettiğini sanmıyorum... Bu zat şimdi, televizyonlara çıkıp, bir zamanlar sadakat yemini ettiği Anayasanın, “değiştirilemez” ilkelerinin, “Türklük” anlamının kaldırılmasını istiyor! Ve herhalde amacı da Büyük Kürdistan! Eğer görevdeyken de böyle düşünmüşse ve yeminini, tek ayaküstünde etmişse ve şimdi, fırsatı bulunca içindekileri döküyorsa, bu, ihanetin gecikmiş “foyası” ve riyakârlık örneğidir!
Sayın Nuri Yaman’ın geçen akşam Fikret Bila ve Murat Yetkin’in “Ankara Kulisi” programındaki sözleri, tutumu, kimliği, kişiliği ve kariyeri arasındaki çelişkiler, bana Kürt sorunu hususundaki ihanetin ve yanlışların anatomisini yapmak imkânını verdi...
O programda, Taksim olayından dolayı Kürt sorunu ve Radikal yazarı Ertuğrul’un, Karayılan’dan getirdiği mesajlar konu edildi. “Tartışıldı” diyemeyeceğim, çünkü Kürt tarafının karşısında, Türk gerçeklerini söyleyecek kimse yoktu. Ben orada olsaydım Bila’nın ve Yetkin’in sorması gereken soruyu sorar ve olayı noktalardım... “Her şeyi anladık da, sizler -bölücüler- lafı dolandırmadan “Büyük Kürdistan’dan vazgeçiyor musunuz?”
Şimdi “vazgeçiyoruz” deseler de “bölücülüğün uzun tarihini” yazmış bir kişi olarak; asla vazgeçmeyeceklerini, adım gibi biliyorum ve bu böyle olunca şimdi, neyi tartışacağımızı, neyin pazarlığını yapacağımızı, anlayamıyorum! Ve devletin en tepesinde, abesle iştigal edilmesine tahammül edemiyorum!


CHP’de ne oluyor
Tam anlamış değilim, ama kötü şeyler olduğu muhakkak. Dün, CHP ileri gelenlerinden bir dostumu aradım “Sen hangi taraftasın” diye sordum... “Taksimde” dedi... Herhalde partideki iktidar kavgasını, ayrışımı ima ediyordu. Bir ilke kavgası olmadığını da. Ama ne olursa olsun Cumhuriyetin, bu en önemli kalesinde, hem de seçimlerden önce, böyle bir kavga varsa ve hemen yatışmazsa, AKP’nin kazanmasına yol açar! Aklıma komplolar da geliyor hatta Kürt sorunuyla da ilgili olarak...


BİLGİ NOTU: İntihar bombasının patladığı Taksim, neden “Taksimdir”? İstanbul sularının taksim edildiği yer olduğu için... Ve intihar bombacısının duçar olduğu ve devlet parasıyla yıllardır tedavi edildiği “Behçet Hastalığı”na adını veren, bu hastalığa doğru teşhisi koyan ve tedavi yöntemlerini geliştiren ve dünya tıp literatürüne geçen Türk profesörü, merhum Hulusi Behçet idi! Kızı arkadaşımdı ve merhumu tanımıştım! Onu maalesef, ancak bu vesileyle anıyoruz!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş