Bir ülkenin intiharı: Eğitimde uçurum!

Tuncay MOLLAVEİSOĞLU

Geniş yüksek kapıdan başını uzattı,

Her yer pırıl pırıldı

"Çocuğum için mükemmel bir okul" diye düşündü...

Yüksek tavanlı, akıllı tahtalı, havadar, rengarenk sınıfları, güler yüzlü kalabalık eğitimci kadrosu, büyük ve güvenli bahçesi, yoğun yabancı dil dersleri ile minik yavrusu için en iyisiydi. Öğretmenlerin ilgi dolu bakışları arasında koşturan öğrencilerin arasında hayal etti çocuğunu... Saat 09:00'dan 17:00'ye kadar tüm zamanını en güzel ve verimli şekilde geçireceğinden emindi...

Tabii, ayda 2500 TL ödeyecek gücü olsaydı!

Yoksulluk içinde okuduğu günleri hatırladı. Çocuğu için daha iyisini istiyordu. Yüz binlercesi gibi...

Ve yüz binlercesi gibi, yaklaşan ilk otobüsle semtlerindeki devlet okulunun yolunu tutu.

***

Yeni eğitim-öğretim yılına böyle başladı anne-babalar... Özellikle çocukları okula yeni başlayanlar benzer bir burukluk içindeydiler. Çok azı hariç; devlet okullarının fiziki şartlarının ve eğitim durumunun perişanlığını anlatmaya gerek var mı?

 Gelişmiş hiç bir devlette böylesine çarpık, veliler için incitici, çocuklar için yoksunluk ve eşitsizlik yaratan düzene rastlayamazsınız.

Çünkü Batılı demokrasilerde eğitim en temel haktır! Eğitimde eşitlik birinci sıradadır. Bu nedenle onlar Mars'ta koloniler kurmanın planlarını yaparken, Türkiye'de köprü açılışları bayram havasında kutlanıyor!

Eğitimde bir kast sistemi yarattı AKP iktidarı! Parası olanların demokrasisine, parası olanların eğitim sistemi yakışırdı!

Bireysel öyküleri bakımından yoksulluktan gelen siyasi kadronun, iktidar ve güç sahibi olunca, dar gelirlilere ve yoksullara sırtını dönmesi nasıl açıklanabilir?

Oysa geldikleri, büyüdükleri, yetiştikleri koşulları değiştirmek, kendi çektikleri sıkıntıları gelecek nesiller yaşamasın diye uğraşmak öncelikli görevleri olmalıydı.

Ne yaptı AKP? Okullardaki yetersiz fiziki şartları düzeltmek ve çağın gerisindeki eğitim öğretim programını çağdaş hale getirmek yerine, "dindar nesil" saplantısı ile hareket etti.

İmam hatip okullarının sayısında büyük artış yaşandı. Bir yılda yaklaşık 300 bin öğrenci imam hatipli oldu. İmam hatiplere diğer okullara göre daha iyi fiziki imkanlar sağlandı.

Bir yandan gericileşen öte yandan piyasalaşan bir eğitim sistemi!

Bir ülkenin intiharı!

Rakamlara bakın;

Son 4 yılda özel okul sayısı 4 bin 600'den, 7 bin 500'e yükseldi. 824 bin öğrenci bu ayrıcalıklı okullarda eğitim görüyor. Özel okul sayısı hızla artıyor çünkü; bu okullar "para basıyor". Anne babalar gerekirse "aç kalıp" çocuklarını daha iyi eğitim alacaklarına inandıkları özel okullara gönderiyorlar. Çünkü biliyorlar ki; yoksulluk sadece iyi bir eğitimle yenilebilir!

Özel okul sayısında 4 yılda yüzde 60'a varan artış derin bir yarılmanın da ifadesidir! AKP, küçük teşviklerle yani devlet kesesinden velileri özel okullara yönlendirmeye çalışmaktadır! Bunun anlamı eğitim sisteminden kamunun çıkmasıdır, eğitimin piyasalaşmasıdır!

Yine yurt dışına bakalım, çağdaş gelişmiş ülkelere. İlk adımları eğitimdeki sorunlarını çözmek oldu. Devlet okullarının özel okullardan daha iyi olduğu ülkeler bugün dünyayı yönetiyor. Gelişmişlik düzeyleri ile bizden 50 yıl ilerideler!

Hükümetin hedefi her devlet okulunu özel okul seviyesine çıkarmak olmalıdır. Ailelerin güvenle çocuklarını teslim edebilecekleri, annelerin kapılarında nöbet tutmayacakları bir okullaşma hamlesi yapmalıdır.

Eğitimin içeriği ise çağdaş ve bilimsel olmalıdır!

Gülümsediğinizi görür gibiyim.

AKP ve çağdaş, bilimsel eğitim!

***

Öğretmenlerimizin de durumu hiç iç açıcı değil, Eğitim-İş'in yaptığı araştırma öğretmen yetiştirmekte zorlanan Türkiye'de yoksul öğretmen sayısının da büyüklüğüne dikkat çekiyor. Yüzde 79'u borç batağında, yüzde 40'ı aile yardımı ile geçinen bir öğretmen kadrosu! Kendi bireysel sıkıntıları içinde çocuklarımızı yetiştirmeye çalışan kahramanlar!

Neresinden tutsanız elinizde kalıyor! Eğitim sistemi çöküyor, gericileşiyor, siyaset eğitimin damarlarına nüfuz ediyor!

Çocuklarını körleştiren eğitimden kurtarmak isteyen aileler ise özel okulların para girdabına itiliyor!

Adalet ve Kalkınma Partisi adındaki adaleti önce çocuklarımız için hayata geçirmeliydi!

Çünkü bir memleket ancak çocuklarını eşit şartlarda yetiştirebildiği, iyi eğitim verebildiği oranda gelişebilir!

  • Yorumlar 7
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş