Bir 'vekile' tam dokuz dokuz asile ise bir pul

İsrafil K.KUMBASAR
Hamdolsun, asgari ücrete ‘zam’ geldi. 2010’da asgari ücretlilerin eline 31 lira - yazıyla otuz bir - daha fazla para geçecek.
Şaşırmamak gerek, zira hükümetin çok daha önemli görevleri var.
‘Demokrasi’ getiriyor ülkeye, ‘putlar’ kırıyor, komşulara ‘zeytin dalı’ uzatıyor.
Türkiye yeniden yapılanıyor.
Hani yalaka kalemler diyor ya, ‘Devletin milleti var, milletin bir devleti yok’diye. Şimdi artık taşlar yerli yerine oturuyor.
‘Millet’ için bir ‘devlet’ inşa ediliyor.
O yüzden dişimizi sıkmalıyız, biraz ‘sabır’ göstermeliyiz ki, ‘mutlu yarınlara’ ulaşalım.
Misal, oturduğumuz yerden  “Asilin 600 lira aldığı yerde, vekile 8 bin 500 lira ödenmesi hak mıdır” gibi abuk sorular sormayacağız.
Gereksiz çünkü, kimseye bir faydası yok.
Necip Fazıl sormuş, Tayyip Erdoğan vaktiyle okumuş da ne değişmiş?
Yaslanıverin arkanıza, kapatın gözlerinizi.
Bakın Erdoğan o davudi sesiyle ne diyor:
 “Allah’ın on pulunu bekleye dursun on kul;
Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul!”

* * *

Hemen ‘ilgisiz’ şeylerle ‘kafa bulandıracak’ kıyaslamalara girmemek gerek.
Yok neymiş, ‘vatandaşa’ mezarda emeklilik, ‘vekile’ iki yılda kıyak emeklilik.
Bunlar hoş şeyler değil.
Durun bir, önce alt yapı hazırlansın, vekil ‘kendini sağlama’alsın, onu Meclis’e gönderen ‘asile’ de sıra gelecek.
Biliyorum şimdi bize kızıyorsunuz.
“Her konuda Avrupa ülkeleri örnek gösteriliyor da, iş buraya gelince niye yan çiziliyor” dediğinizi duyar gibiyiz.
Haksızlık etmeyin ‘çizgiyi’ tutturmak için azami çaba harcanıyor.
Bakın İtalya ile bu konuda aynı gibiyiz.
Bir ‘gladio’ bir de ‘vekil maaşları’ konusunda birbirine en yakın ülke İtalya ile Türkiye.
Bizim vekillerden sonra Avrupa’da ‘en yüksek maaşı’ alan vekiller İtalya’da.
Onların kişi başı milli geliri ‘40 bin’ dolar, vekil maaşları da ‘9 bin 150’ dolar.
Bizden eksik yanları ‘kıyak emeklilik’ ve ‘yan ödeme’ hakları yok.
Tamam, Avrupa’nın bir çok ülkesinde milletvekili maaşları düşük, ‘yan ödeme’ alamıyorlar, ‘emeklilikleri’ de memur statüsüne tabi.
Bunlara rağmen uluorta ahkam kesmeyin.
Necip Fazıl’ın mısralarına kulak verin:
 “Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!”

* * *

Ülke ‘iyi bir rüzgar’ yakaladı, ‘demokratik’ hukuk devletine emin adımlarla ilerliyor.
Hele hayırlısıyla bu işten alnımızın akıyla bir çıkalım, peşi sıra ‘sosyal’ devletin gerekleri yerine getirilecek.
Elbette şu andaki durum ‘sos’ ve ‘yal’ kıvamında.
Kolay iş değil bütün bunlar.
Bakın izinde gittikleri Turgut Özal bile o kadar gayret etti, işin üstesinden gelemedi.
Geri dönüp bakıldığında, bir tek  “Fak-Fuk-Fon” ayakta.
Bugünden yarına “ha” deyince olacak işler değil bunlar.
Çetrefilli bir iştir ‘sosyal’ devlet.
‘Sos’ bölümüne el atanın ‘dünyası’ değişiyor, ‘geldiği yeri’ unutuyor.
Kulübeden, apartmana, oradan villaya.
Hooopp, birkaç yılda ‘yal’ bölümüyle araya akıl almaz mesafeler giriyor.
Siz oturmuş ‘pul’ hesabı yapıyorsunuz.
Kafayı takmışsınız ‘31 liralık’ zamma.
Peki ya ara ara dağıtılan ‘kömürdü’, ‘makarnaydı’, ‘kitaptı’ defterdi, bunlar ne?
Olmaz ki, ‘nankörlüğün’ de bir sınırı var.
‘Yersiz panik’ ve ‘lüzumsuz eleştirinin’ sırası değil, ülkenin gidişatı ‘şiir’gibi.
Yaslanın arkanıza, kapatın gözlerinizi.
Necip Fazıl yazdı, Bay Tayyip okuyor:
 “Çekiyor tebeşirle yekûn hattını âfet;
Alevler içinde ev, üst katında ziyafet!”
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş