Bir yerel seçim nasıl kazanılır?

A+A-
Cahit Armağan Dilek

Önümüzde yerel seçimler var. Çok önemli. Niye? 16 yıllık AKP iktidarı gösterdi ki ülkeyi yönetmeninin ve iktidarda kalmanın yolu önce yerelde iktidar olmaktan geçiyor. 

Dostlarla buna kafa yoruyoruz, tartışıyoruz. Bunlardan biri devleti milleti iyi tanıyan çok değerli üst düzey bir bürokrat. Ne olacak bu memleketin hali, ülke nasıl yönetilir hale gelecek diye sohbete başlayınca ben sordum o anlattı.

Uyarıyla başladı: Ezber bozmak lazım. Kavgayla, eleştiriyle, bangır bangır müzikle seçim kazanacağınızı sanıyorsanız hayal kırıklığına hazır olun. Döviz kurlarını da kim ağzına alırsa oy kaybeder. Türk milleti zor zamanlarda olumsuz konuşanın karşısında kenetlenir.

Peki nasıl, reçetesi var mı?

Reçeteden önce gerekli malzemeleri sayalım. Sağlam bütçe, bir adet kampanya sloganı (Bkz. OBAMA: "Yes We Can"), size özel bir Logo/Resim/İşaret (Subliminal mesajlar içeren), dev bir örgütlenme (Mahallelerden apartmana), elli yaş altı aday.

Reçetede hedef seçmeni mutlu etmek, özel hissettirmek, onunla bağ kurmak!

Seçmenin eline broşür tutuşturarak, filmin arasına reklam vererek, cep telefonundan sıkça mesajlar atarak, mahallede bangır bangır müzik çalarak, sokağı parti bayrağıyla donatarak değil. Bunları unutun, boş yere para da harcamayın. Seçmene rahatsızlık vermeyin.

Öncelikle, seçim bölgenizi mahallelere ayırın. Mahallelerde görevlileriniz, her sokakta temsilcileriniz olsun. Her apartman yöneticisine ulaşın. Apartmanda oturanlar hakkında tek tek bilgi edinin. Hastası olan varsa ziyaret edin, hastane işlerinde yardımcı olun. Öğrencisi olan varsa yurduyla ilgilenin, sonuç hakkında kendisine bilgi verin.

Ayırdığınız bütçenin tek kuruşunu bayrak, broşür, flama vs.. asla harcamayın. Fakir olanları tespit edip, temel ihtiyaçlarını giderin. Bunları yaparken partili davranmayın, güler yüzlü ve utangaç olun. Onu utandırmayın. Siyasi konulara girmeyin, oy istemeyin. Örneğin, bebeği olanları tespit edip çocuk bezi, öğrencisi olanlara kırtasiye malzemesi götürmek gibi. Üzerine parti amblemi falan yapıştırmayın, belirlediğiniz etkili sloganınız ("Yes we can" gibi) ya da logonuz yeterli.

Avanta dağıtıp oy isteyen durumuna düşmeyelim yani?

Asla. Aslında bunları seçim olsun olmasın her zaman yapmak lazım. Aday olarak kendinizi veya partinizi övmeyin. Partizanlık yapmadan seçim bölgeniz için projelerinizi anlatın. Basit konuşun, mütevazı olun, metroya, otobüse, dolmuşa binin, mahalleleri yürüyerek gezin. Onlardan biri olduğunuzu, o şehir ya da bölgede yaşadığınızı, sorunları bildiğinizi ve çözümleriniz olduğu mesajını verin. 

Rakipleri ne yapacağız?

Rakipleri asla eleştirmeyin, rakiplerin adını kullanmayın, aday olduğunuz bölgenin adını kullanın. Boş cümle kurmayın, vaat sallamayın, eleştirmeyin. Pozitif olun. Bölgeniz için en az üç tane proje belirleyin. Projeler seçim bölgenizin derdine derman olacak türden olsun.

Rakiplere değil o ili-ilçeyi nasıl yöneteceğinize dair söylemler geliştirin. Makam arabası-odası kullanmayacağınızı vurgulayabilirsiniz. Şahsen ben aday olsam; "Her gün aranızda olacağım için ne bir arabaya ne de bir makama ihtiyacım yok. Misafirlerimi sizin kafenizde de ağırlayabilirim. İşe sizinle birlikte otobüsle gideceğim. Sokağınızdaki su borusu mu patladı? Tamir edilirken başında olacağım. Bir derdiniz mi var, sizi dinlemek için çayınızı içmeye geleceğim, sorunu birlikte çözeceğiz" derdim.

Adaylar nasıl belirlenmeli?

Sözüm parti liderlerine. Parti içi denge gözetmeyin! Popülarite ölçmeyin! Konuştuğunda huzur veren, merak ve saygınlık uyandıracak adaylar bulun! Milletvekilinden, parti meclisinden asla aday belirlemeyin! Mümkün mertebe o şehir veya ilçede doğmuş, orada en az on yıldır yaşamakta olan birini bulun. Aday belirlerken genç ve dinamik olanlara öncelik tanıyın! Partinizi sevmeseler bile adayınıza saygı duyulmasını sağlayın! İdeolojik kampanyayı siz yürütün, adaylarınıza asla ideolojik söylemde bulundurtmayın!

Peki ya seçim ittifakları?

Seçim ittifakını unutun! Göreceksiniz ittifak yapanlar kaybedecek. Yerel seçimlerde ittifak tabanda kendiliğinden oluşur. İttifak yapılabilecek tek şehir İstanbul'dur. Belki Ankara. İttifak derken de aday belirlemeyi kastediyorum.

Üç büyük il önemli. Var mı uyarın?

Çok önemli. Şimdilik üç büyük ildeki seçim propagandasına birer ipucu vereyim. Ankara: Hitit Güneşi (Logo)! İzmir: Çevre Düzenlemesi ve Temizliği! İstanbul: Trafik!

...

Evet,  sohbet uzun sürdü. Son olarak şunu söyleyelim. Yerelde genelde yönetemeyen bir iktidar var. Ülkemizin bekası geleceği için yerelden genele yönetebilecekleri seçmek hayati. Sistem körlüğü olmayan, dışarıdan bir gözün önerileriyle özet reçete yukarıda!

  • Yorumlar 6
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları