Bir yılbaşı analizi ("deneme"si)

A+A-
Afet ILGAZ

Bir zamanlar yılbaşı kutlayanlardandım. Kutlamak denilince, işte toplanıp oturmak, falan. Sonra kutlamayanlardan oldum.
Hiç değişmeyen bir tavrım ise, yılbaşı konusunda ruhi tahlil yapmak, bu işin mahiyetini anlamak oluyordu.
Bir ara yılbaşı toplanmalarını  “korku” ya bağladım. İnsanlar yeni yıldan korkuyorlardı. Eski yıldan da korkuyorlardı. Bunun için birbirlerine sokuluyor, toplanıyorlardı. Bu işi anlamlı kılmak için de süslerden, ışıklardan, güzel yiyeceklerin hazzından, hediyelerden falan yararlanıyorlardı. 

***


 Ben, bayramlarımızı severim. İlahi bir bağlantısı olmayan şeyler boşuna yorgunlukmuş gibi gelir bana. Dini bayramlarımıza ölülerimiz de dahildir. Bir çok güzel tavsiyeye uyulur. Eş, dost, akraba gözetilir, yardımlaşılır.
Milli bayramlarımızın şehitleri, gazileri, helal zaferleri vardır. Yılbaşının neyi var?
Şimdi, bu yıl keşfediyorum. Yılbaşı, insanların masal ihtiyacıyla koştukları bir fırsat.
Masal... Böyle bir dürtümüz var. Masal’ın şaşaası, sürprizleri, insanoğlunun beklentilerine, onun istediği cevabı veriyor. Yoksa dizilerdeki o inanılmaz sahnelere, mesela kardeşine sevdiği kızı getirmek için uğraşan adamın yaptığı saçma sapan trüklere inanır mıydık? Bir süslü tuvalet görmek, lüks bir otelde yenilen yemeği, o büyülü sahneleri görmek ve gördükten sonra da arada kurulan bağın saçmalığını hiç hatırlamamak... Mümkün olabilir miydi? (Öyle bir Geçer Zaman ki.) Senaristler seyircinin geri zekalı olduğunu düşünmüyorlardır herhalde. Sadece onun masal dürtüsünü kullanıyorlar.
Bu yüzden, yılbaşının  “din ile” Hıristiyanlıkla falan bir ilgisi olmadığını düşünüyorum. En az bizim milletimiz için. Zaten Noel geçmiş oluyor. İşin dini havasından çıkmış olunuyor.

***


İnsanlar bu masalın dışında kalmak istemiyorlar. Herhangi bir şekilde ona dahil olmak istiyorlar. Vaktiyle, memleketim Ezine’de, nişanlı kıza, kurban bayramında koç götürür gibi, yılbaşı gecesi fındık fıstık dolu bir tepsinin gittiğini görmüş ve inanamamıştım.
İşte, öyle. Bu masal heyecanının dışına çıkmak istemiyorlar. Yoksa, bizimki gibi muhafazakar bir semtte bile yılbaşı alışverişleri neden o kadar hararetli olsun! Masalın içine dahil olmak istiyorlar. Bir hediyeyle, misafirliklerle, televizyonlardaki cazip gösterileri seyretmekle... Yeni yıla, o masala kusursuzca dahil olmanın verdiği bir tatmin duygusuyla, onun bir parçası olarak girmek istiyorlar.

Yazarın Diğer Yazıları