Biri çekiliyor, diğeri 'milli şeflik' peşinde

İsrafil K.KUMBASAR

Siyaset, ‘ihtiyarlar’ heyetinin elinde adeta oyuncak oldu.
Partilerin köşebaşlarını ele geçirenler, sanki ‘babalarından miras kalmış’ bir meslek gibi artık bir daha bırakmak bilmiyorlar.
O yüzden, arkadan gelen genç yetenekler, daha ‘kendilerini göstermeye’ dahi fırsat bulamadan, kıyıda, köşede harcanıp gidiyorlar.
Tayyip Erdoğan, 19 Mayıs törenleri dolayısıyla yurdun dört bir yanından Ankara’ya gelen gençleri kabul ederken, yaptığı konuşmada aynen şu ifadeleri kullandı:
- “Bizim tüzüğümüzde 3 dönem milletvekilliği yapabilirsiniz arka arkaya. Ondan sonra bırakmak durumundasınız. Benim şu anda, bu dönemden sonra bir dönem daha hakkım var. Ondan sonra bırakmak durumundayım. Daha ileri gidemem. Niçin? Arkadan gelenlerin önünü açmak zorundayız.”

* * *

Peki Erdoğan, bu sözleri neden söyledi?
Zamanı geldiğinde parti tüzüğüne uyarak, gerçekten çekilecek mi, yoksa ‘bir dönem daha’ seçim alabilmek için kamuoyuna karşı yine tiyatro mu oynuyor?
Bir başka ihtimal dahilinde, kendisini yakında Çankaya’daki ‘kardeşinden’ boşalacak olan makama hazırlıyor da olabilir.
Orası ayrı bir tartışma konusu.
Ama Erdoğan uyanık bir siyasetçi.
Öyle birileri gibi ‘tepeden inme’ değil, ‘tabandan’ geldiği için kendisine oy veren kitleleri iyi okuyor, onların eğilimlerini iyi analiz ediyor.
Biliyor ki, ‘üçüncü’ dönem, kendisi için artık ‘inişe geçme’ sürecinin başlangıcı olacak.
İleride yaşayacağı hezimetin üzerini örtbas etmek için, daha şimdiden kendisini ‘taahhüt’ altına alarak ‘adabı’ ile çekileceği ilan ediyor.
‘Negatif’ tarafı bile ‘pozitife’ çeviriyor.

* * *


Peki ya MHP’nin başındaki?
Tam ‘5 dönemdir’ genel başkanlık yapıyor.
‘Değişim’ rüzgarının estiği 18 Nisan 1999 seçimleri hariç, hiçbir sınavda ‘başarı’ gösteremedi.
Şu anda AKP’nin yerine tek başına iktidarda olması gereken MHP, ne yazık ki hâlâ  “Barajın altında kalacak mı, kalmayacak mı?” sorularına muhatap olabiliyor.
Ama ‘yüzde 15 oyu’ büyük bir zafer kabul eden Dr. Devlet Bahçeli, herkesin gitmesini dört gözle beklediği bir ortamda, sanki kendisi ‘bulunmaz hint kumaşı’ imiş gibi, sanki koskoca partide ‘kendisinden başka’ kimse yokmuş gibi, tüzükteki açık hükme rağmen ‘6’ncı defa’ genel başkanlığa aday olmaya hazırlanıyor.
Üstelik rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş’in ‘tek adam diktasına’ fırsat vermemek için tüzüğe koyduğu “Aynı kişi ara vermeden 5 defadan fazla seçilemez” hükmünü katletmeye çalışıyor.
Utanmasa ‘Milli Şeflik’ ilan edecek.

* * *


Tayyip Erdoğan’ın hedefi büyük.
‘Çankaya’ üzerine yeni hesaplar yapıyor.
Dr. Devlet Bahçeli’nin ise hedefi küçük.
“MHP, küçük olsun benim olsun da, isterse iktidar olmasın” zihniyetiyle hareket ediyor.
Zannediyor ki, toplumdaki ‘herkes’ etrafında takla atan ‘paşalar’ gibi düşünüyor.
Oysa, onların dışında hiç kimse, kararlarını ve politikalarını ‘zerre kadar’ beğenmiyor.
Parti tabanı tarafından ‘istenmediği’ halde, genel başkanlıkta ısrar ederek, her geçen gün biraz daha toplumdan soyutlanıyor.
Ama ne yazık ki bunu göremiyor.
Bir Erdoğan’ın etrafındaki, en kötüsü ‘üç yabancı dil’ bilen danışmanlar ordusuna bakın.
Bir de bizimkin etrafındaki ‘dalkavukluktan’ başka meziyetleri olmayanlara bakın.
Sonra da kendi kendinize sorun:
- “Biz neden iktidar olamıyoruz?”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş