Birlikte koşanlar kapıştı...

Ergun KAFTANCI

 İSRAİL askerleri tarafından baskına uğrayan Mavi Marmara gemisi bu ülkeyle aramızın açılmasına neden oldu...

     Ama bir süre sonra yani yakın günlerde aramız, Yahudi aleyhtarlığı yapan iktidarımızın basiretli (!) tutumu sonucu düzelme sürecine girdi...

     Yeni bir pandomimi seyreder olduk...

     Marmara gemisini Gazze'ye yollayan İHH ile iktidarımızın kapışması bana ilginç geldi...

     Tayyip Bey'in "Dönemin başbakanına sordunuz da mı gemiyi yolladınız" mealindeki çıkışına İHH ağızları, "İsrail ile örtünen çıplak kalır" sözüyle karşılık verdi...

     Tam bir zıtlaşma...

     .......................

     Gazze'ye yapılan ve tarihe geçen insani yardım, siyasal zeminde kapışmaya neden olunca dinsel duyguları ortaklaşa kullanan taraflar da birbirinden koptu...

     Yeni gelişmeler yaşanabilir...

     Nitekim bunun işaretleri var...

     İHH, Tayyip Erdoğan'a karşı tavır içinde olduğunu "İsrail ile en iyi ilişki sıfır ilişkidir. İstediğimiz ablukanın kalkmasıdır. Abluka kalkmadan yapılan hiçbir şeyi kabul etmeyiz" diyerek gösterdi...

     Erdoğan'a göre Gazze'ye gönderilecek 14 bin ton, Yıldırım'a göre 10 bin ton, Kızılay Başkanı'na göre 12 bin ton insani yardımda bu defa İHH'nın toplu iğnesi bile yok...

     Ne insani yardımmış bu birader...

     Önce iki ülkenin arasını, sonra da aynı kulvarda koşan insanların arasını açtı, tarafları birbirine düşürdü...

     .......................

     Dünyanın hemen her yerinde dini kullanmaya kalkan grupların, sonunda birbirlerine girdikleri çok görüldü...

    Bu süreç bizde de mi başladı ne...

 

*

 

Alışkanlık öyle bir şey

    TOPLU açılışlardan halka gına geldi...

    Bu geleneği, Binali Yıldırım da başbakanlık koltuğuna oturtulduğu günden beri sürdürüyor.

    En son Hatay'da toplu açılış bahanesiyle konuştu ve halka vaatlerde bulundu. Alışkanlıkları aynı; Yıldırım da muhalefete çattı, terör konusunda basma kalıp lâfları tekrarladı...

    Hatay'da toplu açılış...

    Erzincan'da toplu açılış...

    Yozgat'ta toplu açılış...

    Siirt'te, Sivas'ta, Samsun'da toplu açılış...

    Bir kere olsun neleri ve nereleri açtıklarını söylemediler. Bir açılışı, toplu açılış gibi göstererek halkı kafakola aldılar...

    Hepimizi uyutacak konuşmalar yapmak amacıyla toplu açılış törenleri düzenlediklerini yutuyoruz sanmasınlar.

    Günü gelir bunların yerine gelen bir iktidar, o tesislerin, işletmelerin, çeşmelerin, hastanelerin, pastanelerin nerelerde, ne zaman ve nasıl açıldığını sorabilir...

    Tabii, kaçıncı kez açıldıklarını da!     

 

*

 

ONDAN BUNDAN

     BİLMEDİĞİM için soruyorum, başka bir maksadım yok; Diyanet İşleri Başkanı dururken Cumhurbaşkanı cami açar mı? Açar derseniz o zaman Diyanet İşleri Başkanı da parti binası açar, öyle mi... Bağışlayın, sadece kafamdaki karışıklığı ortadan kaldırmak için sordum, hepsi o...

     *

       SOSYAL medyaya karşı olduklarını açıklıyorlar. Neden? Çünkü sosyal medyada gerçekler dile getiriliyor. İnsanın fıtratında gerçeklerden kaçmak  var ya, bazıları o nedenle tepki koyuyor... Sosyal medya hakaret amaçlı kullanılmadığı sürece, insanların ufkunu açar, gerçeklere ulaşmayı sağlar, düşünceleri disipline eder... O nedenle ben karşı değilim...

 

*

 

Çatlasalar da patlasalar da yapılacak

     MHP olağanüstü kurultayı önünde sonunda yapılacak...

     10 Temmuz toplantısı engellendi ama hukuk savaşı kazanıldığında kurultay mutlaka toplanacak ve MHP'ye musallat olan siyasal zâdegân sürüsü yolcu edilecek...

     Olağanüstü kurultayı toplamak yasanın verdiği bir hak...

     İç muhalefetin dört lideri, hukuka ve yasalara sığınarak bu hakkın kullanılacağını ve yeni bir kurultaya yekvücut olarak gidileceğini açıkladı...

     Son durum bu!

     .......................

     MHP safraları atmak zorunda...

     Milliyetçi Ülkücü iradenin iktidara gelmesi için partide büyük bir temizlik şart...

     Esasen gelişmeler, ülkemizin temiz bir MHP'nin iktidarına ihtiyacı olduğunu gösteriyor....

     Nitekim halkımız, değişim hazırlığı içinde olan dört liderin etrafında toplanma yarışında.

     Bu gelişmeden sadece Devlet Bahçeli ile etrafı değil, AKP de korkuyor. Korku içinde olduklarını yargıya müdahaleye kalkışarak belli ettiler. Çok şükür Yargı, baskıcı girişimlere rağmen bağımsızlığını muhafaza etti...

     .....................

     Korkunun ecele faydası yok derler; Bahçeli ve diğerleri değişimden nasibini ama bugün ama yarın, mutlaka alacak...

     .....................

     Milliyetçi Ülkücü iradenin önünde kimse duramaz!

 

*

 

DERKENAR

     YÜKSEK Yargı organlarının oluşumlarına müdahale amacıyla çıkarılan Danıştay Yasası, bağımsız kalma gücünden vazgeçmeyeceği bilinen yargı tarafından beğeniyle karşılanmış değil. Yargıya müdahale etme ve onu iktidarın dümen suyuna sokma gayretleri adaleti ortadan kaldırır. Kafalarına dank etsin, adalet ortadan kalkarsa, iktidar da mecburen koltuğundan kalkar...

 

*

 

BİR SÖZ

      BÜYÜK görünmeye çalışma, küçülürsün.

 

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş