Biz kimleriz?

Altemur KILIÇ

“Açılım sürecinde” bazı kavramlar, “Türklük-Türkiyelilik”-“Üniter Ulus Devlet” asimilasyon ve Türkiye’nin “Dili”, tartışılıyor!
Bütün bunların şu sırada ortaya atılmasının altındaki maksat belli; “açılıma” mesnet, “bölücülüğe”, Kürtlerin ve yandaşlarının taleplerine kılıf hazırlamak! Bu çaba yeni değil; dışarıdan ve içeriden, alttan alta tahrik ediliyordu, şimdi alevlendi. Zemin zaman müsait!
Özellikle Cumhuriyetten sonra kendimize, etnik kökenlerimiz ne olursa olsun, Türk dedik! Aslında o zamanlarda, “Türkiyeli” olmakla “Türk” olmak, farklı, zıt şeyler değildi... Aynı anlamdaydı! Yüzyıllarca yabancılar, bu coğrafyaya, haritalarında “Türkiye-Turcia”, halkına da Türk dediler. Hatta Osmanlı döneminde, “Türk” kelimesinin, adeta, “aşağılayıcı” anlamda kullanıldığı devirlerde, Shakespeare, “Otello” piyesinde, “Kıbrıs’ın Türkler için öneminden” söz ediyordu... Avrupa’da, “Türke” karşı gizli bir hayranlıkla karışık açık bir korku vardı... Bir tarafta, “Türk hamamı-Türk kahvesi- Türk gibi kuvvetli” öteki tarafta da “Müthiş Türk”  korkusu! Ancak, Türklerde, kendi deyimleriyle “etrakı bi idrak” yani “budala”  Türklerde, Türklük şuurunun uyanması zaman aldı... Diğer unsurların, Osmanlı İmparatorluğunu bölen “milliyetçilik” akımları karşısında, bazı Türk düşünürleri, köklerimizi ve menkıbelerimizi “Ergenekon’u” hatırlatarak “Türklük” şuurunu uyandırmaya çalıştılar! Ama bu, kolay ve çabuk olmadı. Yakup Kadri’nin “Yaban” romanında bir köylü “Türk dediğin, Haymana ovasında” bulunur diyecek kadar, Türk olduğunun farkında değildi... Türklük şuurunu, kökleri, öz dili aramak, Mustafa Kemal’in yeni Türkiye Cumhuriyeti “üniter ulus devletini” kurarken milletine öz güven vermenin en önemli unsurlarıydı. Ve O, bir dizi Kürt isyanları da çıkınca, dehası ve vizyonuyla  “Türkiyelilik - Türklük” farkını “Ne mutlu Türküm diyene” anlayışıyla, entegrasyonla ortadan kaldırdı. İşte, şimdi hortlatılmak istenen ayırımcılık budur! “Üniter Ulus Devlete” karşı düşmanlık bundan dolayıdır.
Radikal gazetesi, Baskın “hocanın”, adeta Ermeni diasporasının has adamı, “Ermenileri kestik”  iddialarının gönüllü “bilim” adamı, Baskın Oran’ın bu konulardaki dizisini yayınlıyor.  “Hoca” Fransa’yı örnek alıyor ve bölücülere, açılıma malzeme temin etmek için, ‘üniter ulus devletin’ artık iflas ettiğini iddia ediyor. Der ki: “Türkiye Kürtlere hep asimilasyon uyguladı. Kürtlerin asimile olmayacağını anlamasıysa uzun sürdü.”
Bu iddia karşısında yazılacak çok şey var... Başka ülkeleri örnek almak hatası bir yana, adına, ister “asimilasyon”, ister “uyum” deyin, Cumhuriyet kurulurken ve kurulduktan sonra, “Türkiye’yi” birleştirmek, bölünmekten kurtarmak için, başka çare var mıydı? Aksini düşünün; Eğer Mustafa Kemal, bunu yapmamış olsaydı bugün, Türkiye ne olurdu, nerede olurduk? İşte şimdi getirilmek üzere olduğumuz noktada olurduk!
 Atatürk, Türk Milliyetçiliği için  “bir kan meselesi olduğu kadar, kültür ve dil birliğidir” diyor! İşte bozmak istedikleri tılsım da bu!


Ben neyim, kimim?
 Evet; bu  “Türkiye’de kim Türk” ? Bazıları,  “Ben Türkiyeli bir Kürdüm”  diyorlar.
Amerika binbir çeşit etnik grubun yaşadığı bir ülke. “11 Eylül” saldırısından sonra Amerikan televizyonlarında bir klip sık sık yayınlandı... Erkekler, kadınlar “Anam İngiliz, Babam Afrikalı” ama ben “Amerikanım” (Amerikalı değil) dediler. Amerikan birliğini kanıtlamak için... Türkiye’de bu çok daha varit ve gerçek!...
Ben, Baskın “hoca”  gibi ulemadan, allamelerden, değilim, ama bu iddialarına karşı, “Türk” olmakla, “Türkiyeli” olmak konusunda, “ampirik”, kendi kimliğime ait, bir tespitte bulunacağım. Ben “Türkiyeli” olarak neyim? Baba tarafından “Abhazım”. Rodoslu ecdadı Fatihandan, aynı zâmânda anamın tarafından Özbek, öteki tarafından  “Acara Gürcüyüm”... Öyleyse, ben kimim, neyim?  “Beni” parçalara ayırmak mümkün mü? Ben milyonlarca Türk gibi “Türkiyeli” bir Türkoğlu Türküm ve Türk milliyetçisiyim! Türk olmakla çok mutluyum, bilmem anlatabildim mi?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş