Bizi herkese hasım eden ‘reklam’ arası

İsrafil K.KUMBASAR

Kıra-döke girişilen ve adına kimi zaman ‘reform’, kimi zaman da ‘açılım’ denilen operasyonların gelip dayandığı nokta, ‘reklam arası’ kıskaca alınan ülke adına hiç de hayra alamet değil.
Neresinden tutsanız elinizde kalacak girişimleri her seferinde  ‘başarı’ diye yutturmalarına mı yanarsınız, milletin başına neler geleceğini bile bile, bu olup bitenlere karşı ‘sessiz’ ve ‘tepkisiz’ kalışına mı?
Dışarıdaki misyon alenen ortada.
“Bölge lideri oluyoruz”  safsatası ile Sam Amca’nın dümen suyunda, AB denetiminde ve İsrail koordineli her emredileni yapan ve yaptıklarını da kamuoyuna ‘çarpıtarak’ anlatan ikiyüzlü bir ‘taşeron’ durumundayız.
Bölgemizde ‘hangi ülkenin’ başına çorap örülmesi planlanıyorsa, öncelikle bizim ‘yıkım ekibi’kazmalara sarılıyor.
Daha düne kadar ‘kanka’ oldukları, ‘el ele’, ‘göz göze’, ‘diz dize’, ‘kucak kucağa’ fotoğraflar çektirdikleri yönetimlerin ipine önce bizim devletlüler asılıyor.
Oldu da ‘ip’ sağlam mı çıktı, ‘sehpaya’ var güçleriyle tekmeyi basmak da onların öncelikli vazifeleri arasında.
Peki bütün bunları niye yapıyorlar?
Tabii ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yüksek alî menfaatleri için.
İster inanın ister inanmayın.
Onlar öyle söylüyor.
***
Yakın zamana kadar,  “Bütün komşularımızla kavgalıyız” teranesiyle Cumhuriyet tarihine karşı topyekûn savaş açıp, “komşularla sıfır sorun”  masalına sarılanların içine düştükleri şu hale bir bakın.
Bırakın bölge ülkelerini, bir zamanlar en yakın sınır komşularımız olan İran, Irak, Suriye artık birer birer ‘hasım’ hanesine geçti.
Ne oldu, hani kardeştik?
Hani köklü tarihi geçmişimiz sayesinde ‘çok sıkı’ münasebetler içerisine girmiştik?
Ah şu ‘Cumhuriyet’ yok mu, hep şu ‘reklam arası’ lanet ‘Cumhuriyet’ yüzünden.
Ne yazık ki Cumhuriyet geldi, bütün kardeşleri darmadağın etti, komşularımızın hepsini ‘düşman’ belletti bizlere.
Gül gibi geçinip gitmek varken ‘sınırlarımızın ötesinde’ her kim varsa hepsine karşı topyekûn cephe açtı.
***
‘Tarihi’, ülkenin ‘jeopolitik’ konumunu, dünyanın ‘Türk kavramına’ bakışını dikkate almadan; sırf dedelerinden miras kalan kör bir hınç ile bilenmiş olan bir güruh, Cumhuriyetin kazandırmış olduğu her ne varsa, ona karşı bayrak açtı.
Her seferinde ‘farklı adlar’ altında, iyi olmuş olmamış hiç fark etmiyor, ‘dünden kalan’ ne varsa kazıyıp yerine ‘kendi ilkelerini’ oturtmaya çalıştılar.
Etrafımız adeta ‘düşman’ kaynıyor.
Bugün itibariyle  “dost” diye tanımlayabilecekleri ülke hangisidir, maalesef meçhul.
İşin doğrusu ‘dostun’, ‘dostluğun’ tanımı nedir, ne yazık ki o da pek belli değil.
‘Pervane’ gibi dön baba dönüyorlar.
Akşamdan sabaha durmadan ‘çizgiler’ değişiyor, ‘yeni pozisyonlar’ alınıyor, ‘yeni cepheler’ açılıyor.
***
Durum içeride de pek farklı değil.
Bir bakıyorsunuz, 80 yıldan beri hasmane bir tutum takındıkları, ‘yıkmak’, ‘yok etmek’, ‘çanına ot tıkamak’ için var güçleri ile çalıştıkları birtakım kurum ve kuruluşlar birdenbire ‘kıymete’ binivermiş.
“Gereksiz”, “Kambur”, “Çağın gereklerine uymuyor”, “Piyasa gerçekleri ile bağdaşmıyor” diye tutturdukları kamu kuruluşlarındaki kadrolar adeta balon gibi şişmeye başlamış.
Hayrola, hani en kısa zamanda bunların tamamını tasfiye edip, kapılarına kilit vuracaktınız?
Neden vazgeçtiniz, ne değişti?
Öyle lafı eveleyip gevelemeden ve dahi  “Ne var bütün bunlarda?”  diye çıkışanların da anlaması için özetleyelim:
‘Hayvancılığı’ kökünden bitirdikten sonra, yeniden ‘sucuk satışına’ başladı bunlar.
***
‘İflas etmiş tüccar’ psikolojisi ile yeniden ‘eski defterleri’ karıştırmaya başladılar.
Yine o kabak tadı veren ‘cambaza bak’ numaralarına sarılarak, peşlerine düşen alacaklıların dikkatini ‘farklı noktalara’ çekmeye çalışıyorlar.
Azıcık uyanmaya başlayanları,
bir kez daha ‘narkoza’ sokmayı başarabilecekler mi?
Bekleyip göreceğiz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş