Bizim adımıza özür size mi düştü ulan?

İsrafil K.KUMBASAR

Diaspora’nın askerleri boş durmuyor.
Kendilerine ‘aydın’ sıfatını yakıştıran ‘karanlık’ bir grup, ‘tehcir’ hadisesi ile ilgili olarak, ‘Türk milleti’ adına, Ermenilerden “Özür diliyorum” adı altında bir imza kampanyası başlattı.
Bir yıl boyunca devam etmesi planlanan ‘ihanet’ kampanyasının metninde aynen şu ifade yer alıyor:
- “1915’te Osmanlı Ermenileri’nin maruz kaldığı ‘Büyük Felaket’e duyarsız kalınmasını, bunun inkâr edilmesini vicdanım kabul etmiyor. Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum.”
Kampanyanın öncülüğünü yapan malum isimlere lütfen bir kenara not eder misiniz?
Prof. Baskın Oran, Prof. Ahmet İnsel, Dr. Cengiz Aktar.
Ve Ali Bayramoğlu.

* * *

Peki kim kimden özür dileyecek?
Yıllarca gölgesinde yaşadıkları imparatorluğun savaşa girmesini fırsat bilip Rus ordusuna ‘gönüllü asker’ olarak yazılan, bir gün önce ekmeğini yiyip, suyunu içtikleri komşularını bir gün sonra, erkek-kadın, yaşlı-çocuk demeden hunharca katleden, ‘hamile’ kadınların karınlarını deşen, ‘bebekleri’ diri diri tandırlarda kızartanlar mı?
Yoksa, Doğu ve Güneydoğu’da gerçekleşen katliamların ardından, taşkınlıkları önlemek için ‘tedbir’ ve ‘koruma’ amaçlı ‘tehcir’ kararı alanlar mı?
Arkalarına aldıkları Amerikan, İngiliz ve Fransız emperyalizminin desteğiyle Osmanlı hükümetine baskı yapıp Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey, Urfa Mutasarrıfı Nusret Bey, Diyarbakır Valisi Reşit Bey hakkında idam kararı çıkarıp, Talat ve Cemal Paşa’yı arkadan kurşunlayanlar mı?
‘ASALA’ adından bir ‘terör örgütü’ kurup, hiçbir suçu ve günahı olmayan Türk hariciyesine mensup diplomatları kalleşçe şehit edenler mi?
Yoksa, ‘öksüz’ ve ‘yetim’ kalan Ermeni çocuklarını himayelerine alıp, ‘devletin en itibarlı’ eğitim kurumlarına yerleştirenler mi?
Karabağ’da, Hocalı’da düzenledikleri baskınlar ile ‘binlerce’ insanın ölmesine, ‘bir milyondan fazla’ insanın ‘kaçkın’ kalmasına  sebep olanlar mı?
Yoksa, ‘açlık’ tehlikesi ile karşı karşıya kaldıklarında, kendilerine ‘ilk yardım elini’ uzatanlar mı?
‘Ev sahibini’ bastıran ‘hırsız’ misali, dünyanın dört bir yanında ‘para ile satın aldıkları’ işbirlikçiler vasıtasıyla ‘soykırımı tanıma’ kararı aldıranlar mı?
Yoksa, “Gelin tarihçilerden oluşan bir komisyon kuralım, arşivleri açalım” çağrısı yapanlar mı?
Türk devletinin ‘sınırlarını’ tanımayıp, tarihte kalan bir meseleyi ‘kan davası’ haline getirenler mi?
Yoksa, ‘yeni bir sayfa’ açmak isteyenler mi?

* * *


Asıl gayeleri, geleceğin tarihine “Türkler de soykırımı kabullenmişti” şeklinde bir belge bırakmak olan ‘kripto’ artıklarının, gerçekte ‘Türklük’ ile herhangi bir bağları yok.
Bırakın“Türküm” demeyi, “Ne mutlu Türk’üm diyene” sözünden bile rahatsızlık duyuyorlar.
‘Türk milletine’ yönelik hangi ihanet girişiminin üzerinden perdeyi kaldırsanız, arkasından hep onların isimlerinin çıktığını görürsünüz.
Ol hainler, yarın bir gün ‘imza’ için kapınızı çaldığında, önce yakalarına yapışıp ‘Türk milletinden’ derhal özür dilemelerini sağlayın.
Sonra da o metni ağızlarına tıkayın ve deyin ki:
Hiçbiriniz, kendinizi ‘Türk’ kabul etmiyorsunuz.
Peki, kim oluyorsunuz da ‘Türk milleti’ adına karar vermeye kalkışıyorsunuz?
‘Bizim’ adımıza ‘özür’ dilemek size mi düştü?
Size ne oluyor ulan?..

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş