Böke: Atatürk mücadele için yola çıktığında karşısında duran Saray'dı!

Böke: Atatürk mücadele için yola çıktığında karşısında duran Saray'dı!
CHP Sözcüsü Böke, "Unutmayalım ki Atatürk bu mücadele için yola koyulduğunda ona itiraz edenler Saray'dı. Değişime itiraz edenler Saray'dı. Bugün de Türkiye'nin önündeki değişime itiraz ediyor olan yine Saray rejimi" diye konuştu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, Başbakan Binali Yıldırım'ın "Gazi Mustafa Kemal'i düşünün... Samsun'a giderken ona da 'Hayır' diyenler oldu. Mütareke basını hep bir ağızdan 'Hayır' diyordu. Gazi Mustafa Kemal bunlara aldırış etmedi" şeklindeki sözlerini "Bir kez daha kampanya uğruna tarihi çarptırdılar" diyerek eleştirdi. "Şunu hatırlatmak gerekiyor. Tarih çarpıtılınca onun üzerine gelecek yazılamaz" diyen CHP Sözcü Böke, "Unutmayalım ki Atatürk bu mücadele için yola koyulduğunda ona itiraz edenler Saray'dı. Değişime itiraz edenler Saray'dı. Bugün de Türkiye'nin önündeki değişime itiraz ediyor olan yine Saray rejimi" görüşünü savundu.

Böke, seçim bölgesi İzmir'de DHA Bölge Temsilciliği'ni ziyaret etti. 24 Şubat'tan bu yana İzmir'de saha çalışması yapan Böke, haftanın 3 gününü kentte geçireceğini söyledi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde Malatya'da kayısı fabrikası ve tekstil atölyesinde çalışan kadınlarla birlikte olacağını vurgulayan Böke, Uzundere'de sokakta marul satan yaşlı kadın, kahvedeki emekli, üniversite öğrencileri, fabrika işçileriyle de görüştüğünü dile getirdi.

CHP İzmir Milletvekili Böke, memleketi Antalya'da Döşmealtı pazarını ziyaret eden Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile bir pazarcı arasında geçen konuşmayı hatırlattı. Pazarcının motorin ve gübre fiyatlarını söylemesiyle o tezgahtan uzaklaştığını söyleyen Böke, pazarcının ardından "Gonuşmadan geçmeycen, cevap vercen, çiftçi ne yapıyor" diye sitem ettiğini belirtti. Böke, şunları söyledi:

"Saha değişime çok hazır. Hazır olduğu değişim bugün üzerine dayatılmış olan bu saray rejimine itiraz. Burada kulağınıza fısıldayarak 'Ben aslında hayır diyeceğim ama hayır dememe izin vermiyor' diyenlerden 'kuvvetle evet'ini de söyleyip ama sizinle 'hayır'ı da konuşabilen demokratlarla ve bununla birlikte 'kuvvetle hayır' diyenlerle de karşılaştık. Gözlemim şu; Neredeyse herkes Türkiye'nin artık bu kutuplaşma, ayrışmadan, bu birbirinin gözünün içine bakamaz hale getirilmiş halinden yorulmuş olduğu ve herkesin ortak bir biçimde 'hayır' diyerek yeniden birlikte yaşamak için 'biz buradan bir demokrasi kuracağız' deme heyecanında olduğuydu. Bu gözlemimi sınırlı bir coğrafyada söylemiyorum. Biz geldiğimiz günden beri Narlıdere'de, Karabağlar'da Bozyaka'nın içinde esnafla kahvelerde, fabrikada işçilerle farklı yerlerde farklı siyasi görüşlere, farklı etnik kimliklere sahip birçok vatandaşımızla konuşma fırsatı bulduk. Bu 'hayır' birlikte yaşamak, bir demokrasi inşa etmek, farklılıklarımız üzerinden yapılan siyaset değil, birbirimizi dinleyen bir siyaset istiyordu. Ben Antalya'da Sayın Çavuşoğlu'nun deneyiminden bambaşka bir deneyim yaşadım. 'Gonuşmadan geçme' değil gonuşarak bir yarın inşa edeceğiz diyen İzmirlilerle bir aradaydım. Türkiye'nin genel resminde de bu yönde bir 'hayır' olduğu belli"

KAMPANYA UĞRUNA TARİHİ ÇARPTIRIYORLAR

CHP'li Selin Sayek Böke, Başbakan Binali Yıldırım'ın partisinin referandum kampanyasının startını verirken "Gazi Mustafa Kemal'i düşünün. Samsun'a çıkarken ona da karşı çıkanlar 'hayır' diyenler oldu" sözlerini eleştirdi. Böke, AKP'nin kampanya uğruna tarihi çarpıttığını öne sürerek, şöyle konuştu:

"Şunu hatırlatmak gerekiyor. Tarih çarpıtılınca onun üzerine gelecek yazılamaz. Unutmayalım ki Atatürk bu mücadele için yola koyulduğunda ona itiraz edenler Saray'dı. Değişime itiraz edenler Saray'dı. Bugün de Türkiye'nin önündeki değişime itiraz ediyor olan yine Saray rejimi. O gün millet, egemenliği kendi üzerine almak için büyük bir mücadele vermişti. Bugün de yine millet egemenliğin kendisinde kalması izin bunun üzerine demokrasi inşa etmek için büyük bir mücadele veriyor. Onun için 'hayır' diyor ve 'hayır' diyecek. Tarihi doğru okumak gerekiyor ki onun üzerine herkesi kapsayan bir gelecek yazılabilsin. Üzülerek görüyoruz ki bir kez daha kampanya uğruna tarihi çarpıtıyorlar. Bunun üzerine inşa edilemeyecek bir gelecek olduğunu biliyoruz."

BİZİM DİLİMİZDE BİR SIKINTI YOK

İktidar çevrelerinden yükselen "CHP 15 yıl sonra AKP yerine AK Parti demeye başladı, bunu 'hayır' oylarını artırmak için yapıyorlar" yönündeki eleştirilere de yanıt veren Böke, şöyle konuştu:

"CHP her zaman bir ana muhalefet partisine düşen yükümlülükle üzerine düşen görevi yerine getirmiş ve bir iktidar adayı olarak da çözüm üretmiş bir partidir. 7 Haziran'da asgari ücrete yönelik eleştirileri dile getirdik, bizim dile getirmemizle bir nebze düzeldi.  Zamlarla elden alındı ama hiç olmazsa bir adım atıldı. Taşeron sorunu CHP'nin pozitif dille yaptığı siyaset nedeniyle çözülmedi ama hiç olmazsa gündemde tutuluyor. Bizim dilimiz konusunda bir sıkıntımız yok. Dili konusunda sıkıntısı olanlar bir kez daha yine sanki başkalarının dilinde sorun varmış gibi yansıtıyorlar. Bugünden yarına değişim için hayır, bugünden yarına demokratik cumhuriyet için bizim mutlaka çok konuşmamız gerekiyor. CHP umut diliyle devam edecek."

Aynı zamanda ekonomist olan CHP Genel Başkan Yardımcısı Böke, işsizlik oranının arttığına dikkat çekerek, yaklaşık 3 milyon 600 bin kişinin işsiz ve 3 milyon kişinin de iş umudunu yitirmiş durumda olduğunu anlatırken şöyle devam etti:

"Referandum sandığında soru aslında şu; bugün var olan Saray düzeni bu fiili durum devam etsin mi, buna bir hukuk yazılsın mı, yoksa bunun yerine Türkiye'de istihdam yaratan demokrasi ve hukukla güçlendirilmiş herkesi içine alan bir ekonomik düzen mi kurulsun. 2.5 yıldır yaşadığımız saray düzeni 770 bin kişiyi işsiz bıraktı. Bunlardan 470 bini kadın neredeyse 120 bini de genç. Bugünkü düzen hem kimseye iş yaratmıyor hem de iş yaratmadığı düzende en çok kadını ve genci dışlıyor. 'Hayır' dediğiniz zaman bu 'hayır' işsizliğe bir 'hayır' olacak. Bu 'hayır' kadını, genci dışlayan düzene 'hayır' olacak ve böylece biz bundan sonra hukukun demokrasinin olduğu kuralların keyfi değil bir düzen içinde kurumlarca belirlendiği bir demokrasiyi inşa edeceğiz ki ekonomi olabilsin. Bugün bu hukuksuzluk bu keyfilik işsizlik yaratıyor. Bunların değişimi için bir 'hayır' oy uyetiyor. Sandığa gitmek çok önemli sandıkta hayırlara yol açacak oy kullanmak çok önemli. Değişim sizinle başlıyor. Değişim için önce umut gerekiyor. Ben biliyorum ki aydınlık yarınları yazacağız."

Etiketler: ,
  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş