Bölgesel aktör mü, küresel figüran mı?

İsrafil K.KUMBASAR

Eskiden bize ait olan vilayetlerden bakanlar, ‘geçmişe’ duydukları özlem yüzünden olsa gerek, bir türlü Türkiye’ye imrenmekten kendilerini alamazlar.
Hele hele ‘yalancı bahar’ adı verilen akıntıya kapılmış giden memleketlerde, azımsanamayacak bir ‘Türkiye hayranı’ kitle mevcuttur.
Havasından mıdır yoksa suyundan mıdır bilinmez, çekip gidenler bile canım topraklarımızın adı geçtiğinde iç geçirir, gözleri özlemle yaşarır.
Tabii ki ‘gıpta’ ile söz edenlerimiz kadar, ‘haset’ ile çekiştirenlerimiz de çoktur.
Bize ‘diş bileyen’ kesimlerin karakteri, binlerce yıldan beri neredeyse hiç değişmez.
Şöyle babayiğit, ‘söylemleri’ ile değil ’eylemleri’ ile kafa tutan bir vatansever oldu mu başımızda, anında pusar ve kuyruklarını altlarına toplarlar.
Amma velakin, her önüne konulana  “Peki efendim”  diye boyun eğen birini buldular mı, gelsin talimatlar, gitsin talimatlar.

Arada bir sırt sıvazlarlar, ’başı okşanan çocuk’ muamelesi çekerler; ardından tavsiyeleri peş peşe sıralarlar:
- “Üretme, durmadan tüket.”
- “Eldekini, avuçtakini sat.”
- “Milli değil, evrensel ol.”
- “Ayrımcılığının önündeki engelleri kaldır, azınlıklara daha fazla hak tanı.”  
HHH
Öyle şeyler dikte ettirilir ki ’en basit mantık kurallarını’ bile dikkate alacak zamanları kalmaz hazretlerin.
Mesela, Yugoslavya’yı parça parça ederler; Irak’ı üçe, beşe ayırırlar; Suriye’yi kalbura çevirirler, sonra da kalkıp bizimkilere  “Kıbrıs’ı birleştirin”  buyruğunu verirler.
Tabii aralarından biri cesaretini toplayıp da sorma zahmetinde bulunmaz:
- “Niye bir birbirinden pek farkı olmayan bir takım yerler bölünüyor da birbirleriyle hiç alakası olmayan bir takım yerler birleştirilmek isteniyor?”
Hani ‘baş okşama’ faslı var ya, işte ‘sır’ da orada.
Bir omzuna ‘çakma’ ödülleri, öbür omzuna ‘ham hayalleri’ yükleyip efsunlanmış bir şekilde milletin arasına salarlar.
Gerisini biliyorsunuz zaten.
‘Dünyanın bilmem kaçıncı’ ekonomisiymişiz, ‘kendi kendine yeten’ bilmem kaç ülkeden biriymişiz.
‘Bölgesel güç’ mavalları, ‘küresel aktör’ palavraları.
Mesela şu meşhur ‘sıfır sorun’ masalı; acaba bir muhasebe yapılır mı bu konuda,   “Şunca yıldır iktidardayız, acaba hangi milli sorunu lehimize hallettik?”  diye.
Kıbrıs? Karabağ? Batı Trakya? Ege?
Ama lafa gelince büyük ülkeyiz, ‘köhnemiş çizgileri’ silip yerine ‘yepyeni bir vizyon’ koyuyoruz.
***
Gerçeklere sırtlarını çevirip ‘oryantalist’ düşleri rehber edinenler, ‘Yeni Osmanlı’diye ellerine tutuşturulan iştah kabartıcı haritalara bakıp, kendilerini ‘dev aynasında’ görmeye devam ediyorlar.
‘Misyon’ kimsenin pek fazla umurunda değil, ama hakikaten ‘vizyon’ şahane.
Doğu’dan bakınca, ‘dünyada ağırlığı hissedilen’, ‘düzenini oturtmaya başlamış’, ’gelişmeye açık’ bir Türkiye.
Batı’dan bakınca, ABD’ye, AB’ye, İsrail’e, velhasıl her türlü emperyalist küresel sömürüye her an ‘eklemlenmeye’ teşne bir ülke.
Herkes ‘ülke kaynaklarının’ çeyrek asırlık bir süre içinde nasıl el değiştirdiğini gördü.
Memleketin bir ‘mezat alanına’ çevrildiğini bilmeyen yok artık; ‘satışların’ en baba savunucuları bile  “Bunun ucu nereye varacak?”  kaygısı taşımaya başladılar.
“Mal canın yongasıdır”  derler, ama hiç bir mal ’candan çok daha aziz’ değildir.
Öyle ya da böyle, bir yolunu bulur ’ekonomik varlıklarımızı’ yeniden oluştururuz.
Oysa tehlike çok daha büyük.
Zira, artık pazara sürülen Türk devletinin ‘milli’ vasıfları, Türk milletinin ‘milli’ değerleri.
Kazmayı eline alan ‘geçmişle hesaplaşmak’ adına, teknenin bir yerinde ‘gedik açmaya’çalışıyor.
***
Tepemize çöreklenmiş olan iş birlikçileri pek fazla tanımayan Üçüncü Dünya Ülkelerindeki dostlarımız, uzaktan bakıp bakıp iç çekiyorlar:
- “Keşke biz de sizin gibi olabilsek.”   
Ama bilmiyorlar ki biz ‘bugünlere’ asla o haramzadeler sayesinde ulaşmadık.
İmrendikleri, gıpta ettikleri bütün değerlerimiz, vasıflarımız, hasletlerimiz, onlar sayesinde birer birer uçup gidiyor elimizden.

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş