Bomba saymak mı zoryoksa insan cesedi mi?

İsrafil K.KUMBASAR

Memleketin son bombası, ‘faturası kerpiçe havale edilen’ Elazığ’daki depremde ölenlerin sayısı.
Devletin gözü orada. Onlarca muhabir, asker, polis, doktor, kurtarma ekibi akın etmiş.
İlk gün en yetkili ağızlar 57’ye kadar çıktı. Sonra 51’de karar kılındı.
Nitekim 9 Mart tarihli basın 51’de ittifak etti. Bir sonraki gün anlaşıldı ki, hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı 41. Yanlışlık ölenlerin köylerinde ayrı, ‘nüfus kayıtlarında’ da ayrı adlara sahip olmalarından kaynaklanıyormuş.
Kaymakam Beyimiz öyle diyoo (!)
- “İyi, on vatandaşımız ölmemiş oldu” diye sevinmek de var, başına kerpiç düşesice bir takım yetkililerin içine düştükleri acı duruma üzülmek de.
Mal bulmuş mağribi gibi mendili alan, koro halinde halayın başına geçti:
- “Kerpiç kerpiç üstüne...”
Efendim, evler kerpiç olmasaymış; can kaybı bu kadar fazla olmayacakmış. Hadi ya, iyi ki açıkladınız. Bu ‘zır cahil’ (!) millet onu bilmiyordu. Ne iyi ettiniz de açıkladınız.
- “Kerpiç öldürdü kardeşim!..”
Tamam, iyi hoş da kaç kişiyi öldürdü?
53, 57, 51... Yok yok tamamı 41 kişi.
***

‘İnsandan’ söz ediyoruz. Yazılı-görsel basının tamamı ters köşeye yatıyor.
‘Musibet’ umumileşince, ‘acısı’ hafiflermiş. Teselli bu olmalı. Herkes yanıldı ya, kimse oturup ‘muhasebesini’ yapmaz artık. Şöyle geriye doğru gidip ‘51’in kaynağı’ kim, diye sorgulamak da akıllara gelmez herhalde.
Amma, ‘insan’ söz konusu olunca bu denli ’kaba hesap’ yapanlar, ‘başka alanlarda’gözlerini dört açmakta mahirler. Hem de ‘inanılmaz’ bir hız ve can havliyle.
‘Yanlış’ bombasının patladığı gün, Ankara’da bir de ‘bomba yüklü’ kamyon çıktı ortaya. Malumunuz, Gölbaşı’nda durdurulan sivil plakalı bir kamyonda ‘çok sayıda silah ve bomba’ ele geçirildi.
Emniyet alarma geçti. Savcı devreye girdi. Askeriye açıklama yaptı. Eldeki ‘somut bilgiler’ mühimmat taşınan bir kamyonun durdurulup, savcı nezaretinde aranmasından ibaret.
Peki ekranlar ne diyor aynı dakikalarda:
- “900 el bombası ele geçirildi. Bombaların üstündeki seri numaraları silinmiş.”
Göze bakar mısınız Allah aşkına. Üç tane köydeki ölü sayısını ‘10 kişi fazla’ veriyor, ama işin içinde ‘asker’ olunca, bombaların ‘seri numarasına’ kadar dikkat kesiliyor.
Pes vallahi!..
***

Aslında haksız da sayılmazlar.
Deprem ‘vaka-i adiyeden’ bir olay. Üstelik bir yığın ‘külfet’ getiriyor. Kışta kıyamette ‘evsiz-barksız’ kalan insanlar. Onların yemesi, içmesi, barınması. ‘Artçı sarsıntılar’ falan. İki satır ‘timsah’ gözyaşı, bir ‘Helin’ bebe dramı. Geçiştir gitsin.
Fakat ‘el bombası’ öyle mi?
Bunun ‘darbe paranoyasına’ katkısı olur. ‘Korkuları’ tetikler, insanları ‘diken üstünde’ tutar. ‘Sahte yiğitliklere’ rüzgar pompalar. Az bir gayretle ‘reye’ tahvil edilir. ‘Demokratlık’ naraları atılmasına fayda sağlar.
‘Bomba’ bunlar, adı üstünde. ‘Haberciliği’ yapacaksan öyle yapacaksın. Hem de ‘devlet’ kesesinden. Tak diye ‘ikinci dakikada’ alt yazı geçeceksin:
- “Bombaların seri numarası silinmiş.”
Birkaç dakika sonra kamyon sürücüsünün ‘ayakkabı numarasını’ vereceksin. Kesmedi mi, annesinin kızlık soyadını ‘son dakika’ anonsuyla duyuracaksın.
Bunların başına ‘kerpiç’ düşmediyse eğer, ‘telekulaklık’ yapan ‘hamiyetperver’ haber kaynaklarını ‘doğal afetlerde’ de devreye sokmaları gerekir.
Tabii ‘kaynaklar’ mı onları, ‘onlar’ mı kaynakları yönlendiriyor, orası da muamma.
Kim bilir, belki de ‘kombine’ bilet almışlardır, ‘aynı tribünde’ oturuyorlardır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş