Bombalı hendeklerin başında çocuk nöbetçiler...

Ahmet TAKAN

Şehit cenazesinde Yarbayımız, kardeşinin al bayrağa sarılı tabutu başında "Alim" diye haykırırken boğazı düğümlenmeyen çözümcülere, o acılı abiye en  ağır hakaretleri sarf eden insanlıktan nasibini almamışlara, siyasi/ticari şirketteki yalama-yalaka patronperestlerin suratına bu yazıyı çarpmak istiyorum!..

İşte, ülkemizin Doğu-Güneydoğu'sundan gerçek manzaralar...

Bir zamanlar Türkiye'nin en ucunda haritada nazar boncuğu gibi duran Hakkâri'nin Yüksekova'sında son yaşananlardan başlayalım.

Yarbayımızın "Alim" demesi gibi biz de Yüksekova'da her gün hain tuzaklara göğüs geren Alilere, Mehmetlere, Ahmetlere, Hasanlara,  Mustafalara, Hüseyinlere, Muharremlere "Allah yar ve yardımcınız olsun" demekten başka bir şey diyemiyoruz.

Buyrun; Yüksekova'nın hal-i pür melali;

Hakkâri'nin Yüksekova ilçesinde gündüz sükuneti güneşin batışı ile yerini şiddetli çatışmalara bırakıyor. İlçede 10 mahallede ulaşım hendeklerle kapatılırken gündüz sükuneti geceleri yerini şiddetli çatışmalara bırakıyor. Yaklaşık 20 gündür kazılan hendekler kapatılmadan yenileri açılıyor. İlçede hendek kazılıp kapatılmayan mahalle yolu hemen hemen yok gibi... Ayrıca kazılan her hendekte 2 ile 4 arasında tuzaklanmış patlayıcılar mevcut... Bazı yerlerde ise hendeklere varılmadan menfez ve su kanallarına büyük tüplerle güçlendirilmiş tuzaklar yerleştirilmiş. Hemen hemen her mahallede  müdahaleye gelecek olan güvenlik güçlerine yönelik tuzaklanan bu patlayıcılar hendeklerden yaklaşık 100 ile 200 metre uzaklık mesafesinde patlatılıyor. Nitekim geçtiğimiz günlerde, güvenlik güçleri Orman Mahallesi'nin ana caddesini açmaya giderken, teröristler, güvenlik güçleri hendeğe varmadan tuzakları patlattı.

İlçede, Eski Cezaevi Kavşağı yakınında yeni bir hendek açmaya çalışan teröristlere müdahaleye giden güvenlik güçleri ile teröristler çatıştı. Hendek açmada kullanılan kepçe ise atılan kurşunlar ile kullanılamaz hale geldi. Bölücü terör örgütü PKK militanları, Yüksekova'da gece devriye gezen polis araçlarına Eski Cezaevi Kavşağı'nda uzun namlulu silahlarla saldırdı.

Terör örgütü 20 günden fazladır gündüzleri sessiz geceleri ise şehrin birçok yerinde saldırı düzenleyip çatışma çıkarıyor.

PKK militanları, açtığı her hendek başına 12-16 yaşları arasında çocukları, "polis sizi görse bir şey demez" diye ellerine uzaktan kumandayı verip, nöbetçi dikiyor. Günlük nöbet değişimi yaptırıyor. Ne zaman bir güvenlik güçlerinin aracı geçerse, uzaktan kumanda ile patlatma talimatı veriyor. Tuzaklanan bombaları patlatanların çocuk olması şüphe uyandırmadığı için bölgeden rahatlıkla kaçabiliyor ve güvenlik güçleri ile herhangi bir çatışmaya girmeden yanlarından geçip gidiyorlar.

Bu mikro fotoğraftan terör bölgesinde yaşananların geneline geçelim.

Aldığım sağlam duyumlar oldukça vahim. Maalesef; PKK terör örgütünün kaçırdığı, alıkoyduğu devlet görevlilerinin gerçek sayısı da saklanıyor milletimizden...

Diyarbakır-Bingöl kırsalında özellikle Jandarma birlik ve karakollarına çok yakın mesafelerde örgüt sık sık yol kontrolü yapıyor, ancak müdahale edil(e)miyor. Bu kontrolleri şova çeviriyorlar, örgüt propagandası yapıyorlar. Hatta vatandaşlara "Çağırın Jandarmayı gelsin" diyorlar. Son yaptıkları bir kontrol sırasında araçta bulunan bir çocuğa "biz kimiz" diye soran teröristler, "askersiniz" cevabı alınca kızıp, "çocuklara öğretin bizim gerilla olduğumuzu" diyerek vatandaşı azarladılar.

Geçen hafta kirada oturan bir rütbelinin evine, personelin eşini kaçırmak  maksatlı gelen örgüt mensupları "biz eşinin arkadaşıyız, emanet getirdik" dedikten sonra kendi aralarında Kürtçe konuşmaya başlayınca, Kürtçe bilen personel eşi, sesleri duyup anlaması üzerine kapıyı açmayarak hayatını kurtarabildi.

Ankara'ya ulaşan istihbarat raporlarında, önümüzdeki günlerde askeri personel eş ve çocuklarına yönelik kaçırma eylemlerinin başlayacağı bildiriliyor.

Şimdii!..

Be hey şeref yoksunları, çukurlar;

Siz ne anlarsınız vatandan, milletten, ırzdan, namustan?

Siz ne anlarsınız hamile eşi ile vatanını, kundaktaki bebesi ile namusunu savunmaya giden Alilerin, Mustafaların halinden?..

Onun ve onlar gibilerin anacığının, abisinin düştüğü ateşten?..

Emevi artıkları!..

"Alim" diye feryatlar göklere yükseldikçe paçalarınız çok mu sıkıştı?..

Be hey sapıklar, sapkınlar, Tayyipperestler;

Hadi gidin de şimdi meydanlarda Tayyipli salavatlar getirin de görelim!..

Çok yakındır... Fena çarpılacaksınız... Milletin kanını içtiğiniz ayakkabı kutuları, gemicikler de kurtaramayacak sizleri...

Sıfırın altına düşeceksiniz!..

 

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş