Bop dedik!

Altemur KILIÇ

“Poker oyunu”, ilginç bir oyundur. Ben hayatımda hiç bir kâğıt oyunu öğrenmedim, oynamadım, kartları bile tanımam, ama iki şey bilirim; bu oyunda oyunculardan biri, “BOP” derse, bu “oyunu açıyorum” demekmiş. Bir de,“Poker suratlı” derler; yani, elindeki kartların ne olduğunu yüzündeki ifadeyle belli etmeyen, asık suratlı oyuncu! Gerçek dünyadaki ölümcül oyunlar, bana bunları
hatırlattı:
Oyuncuların bazıları kartlarını belli etmiyorlar, ama “Oyun”, poker, daha doğrusu, çok boyutlu. Satranç oyununda, kim “şah” , kim asker -piyon- belli, iş “mat etmeye” veya mat edilmeye kaldı!
Eski haritaya yeni kılıf
BOP -Büyük Ortadoğu Projesi- kartı, 19. Yüzyıldan beri ortada dolaşır durur. 1896’da ABD Kongresinde, sonra Sevr’de ve son olarak hatta NATO’da. Bush’un yeni muhafazakârları (NEWCONCULAR) bu kartı ortaya çıkardılar. Kılıf “Ilımlı İslam” . Harita eski. Son versiyonu, E. haritacı Albay Ralph Peters’in, ABD “yarı resmi”  Silahlı Kuvvetler dergisinde yayınlanan, “Orta Doğu” haritasının “kan bağlarına” yani etnik bağlara göre, yeniden çizilmesi! 
Aynı Peters haritası, 2006 Eylül ayında Roma’daki NATO Savunma Koleji’nde,  “kazaen” Türk Subayların eline geçmişti ve Amerikalı subaylar haritayı kapmaya kalkışınca “ufak” bir skandal yaşanmıştı!
Aslında Türkiye’nin bölünmesi, Anadolu’nun bir köşesine sıkıştırılması planları değişmiyor! Obama geldi diye bu değişecek, harita ve planlar ortadan kalkacak mı?
Fehmi Koru, o zaman her nedense, yazmaya cesaret edememiş şimdi diyor ki:
‘1 Mart tezkeresi TBMM’den geçse ve Türkiye, Washington’un hesaplarına uygun davransaydı, bir süre sonra Ralph Peters gibilerin ‘cezalandırma’ amaçlı diye piyasaya sürdüğü ‘Bölünmüş Türkiye haritası’nı gerçekleştirmeye sıra gelecekti.’
Ben bunu çok yazdım ama bazı arkadaşlarımız, “Tezkere geçseydi şimdi TSK, Kuzey Irak’ta olacaktı” dediler! Aslında, tezkere geçseydi, Peters haritası gerçekleşecek Kuzey Irak “Büyük Kürdistan” olacaktı.

Peters şikâyetçi

Ünlü Albay Peters. Newyork Post gazetesinde Obama’ya saldırıyor, BOP’a ihanet etti diye!  Asıl kızgınlığı, haritasının gerçekleşmemesi!
Ben BOP’un sona erdiğini hiç sanmıyorum. ABD ve “Devletliklerini” bilen devletlerde iktidar değişince, haritalar, planlar, projeler değişmez, çünkü “milli çıkarları”  değişmez kasada saklanır... Bizde ise, ne  “milli siyaset belgesi” ne kırmızı çizgiler, ne de “kasa” kaldı. Devlet sırları “kasası” elek oldu, işportaya düştü... Hem, yeni teknolojilerle değil; devlette önemli görevler almış olanlar bu sırları, ya para mukabili, ya ideolojilerine göre, ya da meşhur olmak için, her Allahın günü manşetlerde, pervasızca ifşa ediyorlar.  

BOP nedir?

Önce, BOP nedir ona bir bakalım? Bir okuyucum bunu internette, slayt gösterisi ile harita ve belgeleriyle, mükemmel özetlemiş
Özetle: “Sonunda Sevr demektir”! ABD’nin Bush dönemi Dışişleri Bakanı, dişi NEWCONCU Condoleezza Rice, hem 2003’de, hem 2001’de basına açıklamıştı:  “BOP içinde yer alan 22 ülkede, rejimler ve sınırlar değiştirilecek... Yeni bir Orta Doğu kurmanın sırası geldi!”
Ve TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan da aynı zamanlarda, demişti;  “Ben BOP’un eş başkanıyım. Diyarbakır, BOP’un merkezi olacak... Türkiye’nin Orta Doğu’da bir görevi var. Biz geniş Orta Doğu-Kuzey Afrika Projesinin eş başkanları, bu görevi yapıyoruz... Bu proje içinde, Diyarbakır yıldız olacak!” 
TC Başbakanı Erdoğan, hem Ergenekon savcısı, hem de BOP eş başkanı!
    BOP Planları, projeleri geniş ve ayrıntılı! Her şey Lozan’ın revizyonuna, Sevr’in canlandırılmasına doğru ilerliyor. DTP’lilerin   “Büyük Kürdistan” a hazırlık amacıyla, Türkiye’nin eyaletlere bölünmesini Obama’dan istemeleri tesadüf değil, konjonktürel değil. Dedim ya “oyun” çok eski bir “oyun”!  
1919’da, Orta Asya ve Orta Doğu’daki Türk kavimlerini sayan İngiliz İstihbarat Raporunun son cümlesi;  “Türkler şimdi yenik düştüler ama ya bir gün birleşirlerse...”
Ve 1970’lerde de NATO eski Başkomutanlarından General Haig’in bir askeri konferansta “Sovyetlere karşı neden Türk dünyasını kullanmıyoruz?” sorusuna verdiği cevap; “Kullanalım, ama sonra, Türklerden bizi kim kurtaracak?”  
İşte büyük korkuları bu. Türkiye’nin gücünü -potansiyelini- herkes biliyor da, biz kendimiz bilmiyor, kendi ayak seslerimizden korkuyoruz!

Ermenistan
Türk Birliğini ifade etmek için, “Tek gönderde Türk topluluklarının bayrakları” derdik... Özellikle Azeri Türkleri ile “iki ayrı devlet, tek milletiz” diyorduk! Şimdi Ermeniler, açıkça “bu bitti” diyorlar... Sarkisyan neredeyse “finali”, sınırdan bizzat geçerek, kutlayacak ve Cumhurbaşkanı Gül ile kucaklaşacak!
Sarkisyan ne yaptığını biliyor, ama bizim “adamlar”, neler olduğunun, neler olacağının farkındalar mı? 
Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, bu konu için “çok karışık çok taraflı bir konu” demiş. Haklı. Ama “siyah ve beyaz” denemez! Bu konu ve Türk milletinin, tüm Türklerin var oluşu, “siyahî ve beyaz” değil!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş