Bordo Bereliler Kandil operasyonu için emir bekliyor...

A+A-
Ahmet TAKAN

Alçaklar kudurdu!..

Kahraman Türk askeri, Cerablus'a  girdiği gün Diyarbakır Lice'de 5, Bingöl Karlıova'da 1 evladımızı şehit verdik.

Kahpeler, önceki gün Artvin/Ardanuç'a giderken CHP konvoyuna saldırdı; 1 kahraman evladımız şehit düştü. Dün sabahın erken saatlerinde Cizre'den gelen acı haberlerle daha da kavrulduk.

Fırat Kalkanı operasyonunun gerçek yüzü; PYD'ye vurdukça PKK azıyor.

Cizre şehitlerimize yanarken sabah saatlerinde iktidardan peş peşe mesajlar geliyordu;

Başbakan Binali Yıldırım, "Suriye'nin kuzeyinden, Türkiye'ye yönelik hiçbir tehdidin kalmadığından emin olana kadar bu operasyonlar sürecek. Suriye'nin kuzeyinde, Türkiye'nin güneyinde bir oldubittiye asla izin verilmeyecek" dedi.

Binali Yıldırım, sosyal paylaşım sitesi Twitter adresinden yaptığı açıklamada, "TSK'mızın yürüttüğü operasyonla, sınırlarımızın, başta DAEŞ olmak üzere tüm terör örgütlerinden temizlenmesi amaçlanmaktadır" diye mesaj veriyordu.

Başbakan Yardımcısı, Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş da Twitter'dan yükleniyordu;

"Sınırlarımızın herhangi bir terör örgütü tarafından kontrol edilmesine asla sessiz kalmayacağız. Bu bir ulusal güvenlik meselesidir."

Cerablus'a operasyon... Sınırlarımızın güven altına alınması...

Tamam hiçbir itirazımız yok... Olamaz da!..

Ancak PYD'nin Türkiye kolu Elazığ'da, Tunceli'de, Antalya'da, Ordu'da, Giresun'da, Artvin'de kanlı eylemler yapıyor... Ankara'ya ulaşan istihbarat raporlarına her defasında dikkat çekiyoruz. Kahpelerin, kanlı eylemlerini daha da artıracağı yönünde sürekli bilgi akıyor...

Sınırımızın dışında değil sadece, ülkemizin göbeğinde ellerini kollarını sallaya sallaya en kanlı eylemlere imza atıyorlar..

Meskun mahal operasyonlarının sona ermesinin ardından bataklığın kurutulamadığı ve tehdidin hâlâ devam ettiği gözle görünür açık gerçek.

PKK'lı hainlerin yok edilmesi için bataklığın gerçek adresi neresi?..

Sınırımızın diğer bir tarafı; Kandil...

Acı gerçek; bugüne kadar havadan çok etkili bombardımanlar yaptık ama kurutulamadı Kandil.

Savaş metodunun bir hakikati vardır, karadan girmezseniz asla kalıcı başarıya ulaşamazsınız.

Niye bütün bunları peş peşe sıraladım?..

Giderek azgınlaşan köpeklere hak ettiği dersi vermek için -Hükümet kaynaklarının verdiği bilgiye göre- Genelkurmay Karargahında tüm hazırlıklar ve planlamalar tamamlandı...

Kandil vurulacak... Bu sefer sadece havadan yoğun bombardıman ile değil. Karadan özel kuvvetlerin de bölgeye operasyonu ile...

Sadece siyasi kararlılığın aynı Cerablus'daki gibi devam etmesi bekleniyor. Siyasi irade "tamam" dediği an düğmeye basılacak.

İnşallah daha fazla gecikmeyiz...

Şimdii!.. "Bütün bunları yazıyorsun, deşifre ediyorsun" diye bana sakın kızmayın!..

Kahpeler sıkıştı, inlerinden kaçacak delikleri kalmadı. İran ile de sınırlarında bulunan bazı PKK kamplarının kapatılması için yoğun diplomatik temaslar devam ediyor. Her şey siyasi iradenin samimiyeti ve kararlılığı çerçevesinde devam ediyor. Yeter ki yeni bir çözüm süreci sürprizi ile karşı karşıya kalmayalım!..

Bu fasla şimdilik şöyle bir nokta koyalım...

Fırat Kalkanı operasyonun şifresi;

Terör ve teröristlerden tamamen arındırılmış bölge.

YPG/PKK-IŞİD-El Nusra ve benzerleri; hepsinin yerleri belli.

Ne kadar genişliğe ve derinliğe gideceğiz?

Söylenemez... Harekat kabiliyetimizi kısıtlar. Durum, ne kadar derinliğe gideceğiz; şartlara göre belirlenecek.

Esnek planlamaların hepsi hazır.

Suriye'de kalıcıyız. Çünkü, herhangi bir ağır IŞİD saldırısında ÖSO'nun çabucak dağılabileceği bir gerçek!..

Rabbim, kahraman Türk askerinin yar ve yardımcısı olsun...

***

Katil çetesi PKK sınırlarımız içinde kan dökerken, yine sınırlarımız içindeki IŞİD gerçeği ile ilgili de bir kaç satır da olsa gerçekleri tekrarlamak isterim;

Gaziantep'te 3 mahalle IŞİD'in kontrolünde. Buralara hâlâ Emniyet güçlerimiz giremiyor. Kilis'te barındıkları apartmanlar belli... Cerablus'da operasyonlar devam ederken, IŞİD'in yurt içindeki inlerine neden girilmiyor, ne bekleniyor?.. Bu sorular hâlâ cevap bekliyor...

Bence, IŞİD muammasının aydınlanabilmesi için 2014 yılında Musul Başkonsolosumuz Öztürk Yılmaz ve beraberindeki çalışanların 900 terörist tarafından yaklaşık 3 ay süre ile rehin alınması olayına dönmeliyiz...

Dönemin "Başbakan"ı Ahmet Davutoğlu bölgedeki petrol zengini hangi aşiretlerle ne pazarlıklar yaptı?.. Davutoğlu, içinde bulunduğu nazik durumdan dolayı belki konuşamaz ama CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz için konuşma vakti geldi de geçmiyor mu?..

Yazarın Diğer Yazıları