Böyle olamayacağını yazmamış mıydım?

Murat TAŞKIN

25 Aralık 2014 tarihli, yani bundan bir hafta önceki yazımıza "Kin ve düşmanlıkla Trabzonsporluluk olmaz" başlığını atmış, sonunu da şöyle bağlamıştık: "Görünen ve anlaşılan o ki, Trabzonspor maddi bir krizden çok manevi bir boşluk ve ayrışma içinde. Para pul önemli değil. Bir şekilde bulunur, iş halledilir. Ama, kin ve nefret tohumları ve ötekileştirme üzerine inşa edilmeye çalışılan bir yapının ayakta kalması çok ama çok zordur. Trabzonspor bugün, böyle bir tehlikeli yolda epeyce mesafe almıştır."  Bugün, 2 Ocak 2015..  Ben diyeyim "Bir hafta öncesinin bir yıl sonrası", siz söyleyin "aradan daha bir hafta geçmeden." 3-5 gündür yaşananlar ortada.. Söylemlerde şiddet, eylemlerde şiddet.. Ve o şiddet vara vara, vazifesi insanları iyileştirmekle görevli doktor Köksal Güney'in menfur bir saldırıya uğramasına kadar vardı. Hangi Köksal Güney? Trabzonspor Genel Sekreteri Köksal Güney.. Temenni ediyorum ki, Köksal Güney'e yapılan saldırı, Trabzonspor'daki görevi vesilesi ile olmasın. Ama "Görünen köy kılavuz istemez" denir ya, saldırıda Trabzonspor üzerinden yaşanan kin ve düşmanlığın parmağı var gibi..

Bu görev herkesin

O zaman tekrar bir hafta öncesi yazının temenni bölümünü de hatırlatalım mı? "Beyler lütfen, biraz frene basın, durun. Şapkanızı önünüze koyun ve insan olmanın tek özelliği ile düşünün. Tuttuğunuz tarz tarz değil, gittiğiniz yol yol değildir."  "Beyler" dediğimiz, tepeden tırnağı, Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri'nden Avni Aker'in kale arkası tribününe, yeşil çimler üzerindekilerden Uzunsokak'ın Arnavut kaldırımlarında gezinenlerine kadar olanlardır. Yani nüfus kağıdına Trabzon yazanlar, giysilerinde bordo-mavi renkler olanlar, gönlünde Trabzonspor sevgisi bulunanlardır.  İş topyekün onlara düşmektedir. Yani, ne sadece Trabzonspor'u yönetenlere, ne onlara muhalif olanlara, ne geçmiştekilere, ne gelecekte olacaklara.. Ne futbolcuya, ne seyirciye, ne Temel emiciye, Fadime yengeye.. Topyekün herkese, herkese görev düşmektedir. Bu görevi yerine getiranlar, şairin "Yer bulmasın gönlünde ne ihtiras, ne haset" diye tarif ettiği türdeki insanlardan olmalıdırlar. Başka çare yoktur. "Ben var dünya var, ben yok dünya yok" mantığının yer bulmadığı, bulamayacağı bir sevda haline hep birlikte Trabzonspor'u getirmeliyiz. Aksine! Aksini son olup bitenlerden sonra düşünmek dahi istemiyorum. 

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş