Böyle soru olur mu?

Yavuz Selim DEMİRAĞ
Bu sütunlardan defalarca yazdım, “Silivri anlatılmaz yaşanır” diye. Duruşmaları takip ile görevlendirilen ajans muhabirleri, rutinin dışına çıkamıyor. Sonuçta gidip, görüp, yaşamayınca tarihi konuları kaçırmış oluyoruz. Sağolsun meslektaşım Filiz Cemsu nöbeti devraldı. Telefonla uyarmasa çoktan atlamıştım. Bir kaç internet sitesi dışında hiç kimse cesaret edip yayınlayamadı. Aradan neredeyse bir hafta geçmesine rağmen, savcının “Sorular emniyetten geliyor” cevabı ve savcılık sorgusu esnasında yöneltilen sorular takıldı kafama... Mehmet Bedri Gültekin bakın neler söylüyor: “Savcılık sorgumuz sırasında Savcı Cihan Kansız tarafından bize yöneltilen ve iddianamede de yer alan şöyle bir soru bulunmaktadır: ” Kafkasya’dan Kuzey Irak’a uzanan coğrafyada Orta Asya’ya açılan kapı eşiğinde Amerika’nın önüne bir terör hattı oluşturmak amacıyla mı yayın yapıyorsunuz?.. “Dikkat edin bu soru Guantanamo Üssünde Amerikalı bir savcı tarafından sorulmuyor. Gültekin, isyanla duruşmada yargıçlara sesleniyor:” Bu soru hakkımızda hazırlanan iddianamenin ve açılan davanın arkasındaki iradeyi göstermesi bakımından önemlidir. Böyle bir soruyu Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bir savcısı soramaz. Nitekim Savcı Cihan Kansız’a sorduk “Bu soruyu kim hazırladı” diye. “Sorular Emniyet’ten geliyor” dedi. Ama böyle bir soruyu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan bir Emniyet mensubu da soramaz. Görüşü ne olursa olsun soramaz. Böyle bir soruyu sormak için dünyaya Amerika’nın penceresinden, Amerika’nın çıkarları açısından bakmak gerekir. Yani ancak bir ABD vatandaşı böyle bir soru sorabilir. Bu davanın en önemli noktası budur. Okyanus ötesindeki bir iradenin çıkarı bu davaya yön vermektedir.. Mehmet Bedri Gültekin ve İşçi Partisi’nin görüşlerine katılmayabilirsiniz. Ancak sokaktaki sıradan bir vatandaşa dahi böyle bir sorunun yöneltilmesini hazmedebilir miyiz?..Böylesine bir soruyla muhatap olsam ne cevap verirdim diye bir hayli kafa yordum. Madem “ABD’nin önüne terör hattı oluşturuyorum. Öyle ise bu soruyu FBI, CIA sorsun. Amerikan mahkemesi yargılasın...” derdim. Bu günden tezi yok.. Türkiye bu soruyu tartışmalı ve Silivri’de nelerin olup bittiğine dikkat kesilmelidir. Nitekim 13 Aralık’ta yüz binden fazla insan gidip hukuksuzluğa isyan bayrağı açtı. Çeşitli barolara üye bine yakın avukat hukuk adına meydan okudu...Kelimenin tam anlamıyla trajedinin yaşandığı duruşmalarda 4,5 yıldır hapiste olan gazeteci Hikmet Çiçek, gizli tanık rezaletine dikkat çekmek için özet geçiyor: “Öcalan’a suikast görevi bana verildi. Kabul etmedim, benim yerime Yeşil gitti.” (Gizli Tanık Kıskaç) “Veli Küçük köpeklerimi zehirledi. Atımı kesti.” (Gizli Tanık 15) “Kola içirdiler, bademciklerimi aldılar.” (Gizli Tanık Akdeniz) “Necip Hablemitoğlu’nun öldürülmesini Sami Hoştan ile Veli Küçük teklif etti.” (Gizli Tanık C) “Levent Ersöz ile Cemil Bayık Hezil Çayında buluştu.” (Gizli Tanık İlkadım) “Orda müdahale etsin diye telgraf çektirdiler.” (Gizli Tanık Kurşun) “Saddam Hüseyin’in ajanını ilaçla uyuttum çantasını aldım.” (Gizli Tanık Aydos) “Bombaları atmak için Muzaffer Tekin 500 bin dolar telif etti.” (Gizli Tanık 9) “Cezaevinde başsavcının odasında birlikte rakı içtik.” (Gizli Tanık Hisar) Zar oynarım, yanık oynarım, pavyon alemlerine takılırım. “ (Gizli Tanık Poyraz)Eski dilde ” muteber “ saygın, değer verilen, itibarı olan, hatırı sayılır, inanılır, güvenilir anlamına gelir.İşte yukarıda örneklerini verdiğim gizli tanıklar, Ergenekon savcılarının muteber tanıklarıdır. Bu dava böyle gizli tanıkların ifadelerine dayanmaktadır......“Adaletin, hukukun olmadığı bir davada savunmadan söz etmek maskaralıktır. “ Kemal Tahir bir romanında kahramanına böyle söyletir. Sanki Silivri için söylenmiştir bu sözler. Bu dava bir hukuk davası değildir. Cumhuriyetle hesaplaşma davasıdır. Bu dava toplumu sindirmek, susturmak, korkutmak için açılmıştır. Burada hukuk sadece bir alettir. Mahkemenize zerre kadar güvenim yoktur.” diye haykıran Hikmet Çiçek, “Cumhuriyet ile hesaplaşılmasını hazmedemiyorum. Bir de milletimizin çoğu olup-bitenden habersiz ona üzülüyorum” diyor.44 gizli tanığın 31’i dinlenmiş. Örnekleri ortada. Geriye kalan 13’ü de dinlense kim bilir neler anlatacaklardı....Yerim dar olmasa Erkan Önsel’in savunmasından bölümler paylaşmak isterdim. Sonuç olarak iddia makamının gizli tanıkları dinlenirken savunmanın talepleri yerine getirilmiyor. Şimdi AKP kurucularından Abdullatif Şener, MİT eski müsteşarı Şenkal Atasagun, eski AKP milletvekili Nevzat Yalçıntaş ve Mehmet Dülger gibi isimlerin tanık olarak dinlenme taleplerine bakalım ne cevap verilecek. Aldığım bilgilere göre bu dava Haziran ayına kadar sonuçlandırılacak. Tıpkı Balyoz da olduğu gibi ağır cezaların verileceği de gelen haberler arasında...
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş