Bozkurdun anlam ve saygınlığını Türkler bilir

Savaş SÜZAL

Biliyorum, “hadi gene yırttık” diye düşünüyorsunuz ama aslında yırtılan gururumuz, ulusal onurumuz ve uluslararası saygınlığımız. Aslında bunu hak ettiğimizi de biliyoruz. Neymiş ABD Başkanı Obama  “soykırımı” (geneocide) dememiş de  “büyük felaket” (Meds Yeghern) kelimelerini kullanmış. Yahu ne fark eder, yani adam katil demiyor da adam öldüren diyor.
Tabii geleneksel olarak 24 Nisan Pazar günü Ermeni kilisesi otobüslerle çoluk çocuk herkesi toplayıp Washington’daki Büyükelçiliğin önüne yığdı. Karşısında ise bir gece önceden Elçilik duvarının dibini Washington’da bulunan Türk öğrenciler kapatmıştı. Gece de bekleyip kaldırımı Ermenilere kaptırmadı.
Aslında bu sene biraz farklı oldu. Bir kere Ermeniler Easter yani paskalya yortuları yüzünden bağırmadılar. Ama ellerinde yeteri kadar insanı çıldırtacak pankartlar ve bayraklarla gelmişlerdi. Ama bizimkiler “Kırmızı-beyaz, en büyük Türkiye’den” tutun da aklınıza gelebilecek bir dizi sloganı kullandılar.
Hatta gençlerden biri arabasının ön kaputunu kırmızı beyaz ve ay-yıldızla Türk bayrağı olarak boyamıştı. Amaç Ermeni toplumunun önünden yavaş geçerek onları kızdırmaktı. Birkaç araba üstüne büyük bayrak asmış geçiyordu. Bir de bu kez çok sayıda polis orada görevliydi ve Ermenilere acıyıp bizimkilere kızıp durdular.
Şimdi düşünüyorum da o Taksim’de toplanan Ermeni’den daha fazla Ermeni, bu çocuklara ne şekilde ve nasıl açıklayabilir ve anlatabilirler dertlerini. Buralarda o çocukların çektiği sıkıntıları bilmeden, üniversitelerde Ermeni hocaların Türk öğrencilere yaptıkları baskıları bilmeden. A benim neyin ne olduğunu bilmeyen şaşkınlarım.
Bu olaydan bir gün önce de Washington Büyükelçiliği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Türk ve Amerikalı öğrenciler için bir kutlama düzenlenmişti. Ben de torunlarımla gittim. Çocuklara birer Türk bayrağı ve üzerinde Türk bayrağı resmi olan balonlar verdiler. Atatürk Okulu öğrencileri, New York’tan da diğer okul öğrencileri gösteriler yaptı. Çıkışta da içinde birer sandviç ve meyve suyu bulunan hediyelik paket verdiler. İyi düşünülmüş kibar bir olay. Çocuklar da mutlu oldu.
Şimdi size anlattığım bu iki olay yurt dışında bulunan Türklerin nasıl birden milliyetçi duygulara sarıldığını gösteren basit bir iki gerçek.
Sizler farkında değilsiniz ama yurt dışında yaşadığınız zaman Türk ulusunun ne kadar çok düşmanı olduğunu net bir şekilde görüyorsunuz. Benim çok sayıdaki solcu arkadaşım iki yılda Türk milliyetçisine dönüştü. Eğer yurt dışına laylay lom için gelmediyseniz ve kendinize yeni bir hayat kurmaya çalışıyorsanız, işte o zaman Türklerin dostu olmadığını ve bizden ne kadar nefret ettiklerini görüyorsunuz.
Bu durumda ya onurlu bir duruş sergiliyorsunuz veya şimdi içimizde olan Ermeniler gibi hemen orada ülkenizi vatandaşlarınızı ve tarihinizi satıyorsunuz. Satanlar genelde parmakla sayılacak kadar az sayıda ve hemen anlıyorsunuz kimlerin kolayca bu işi yapabileceğini. Onlar zaten her zaman satacak bir şey arayan, her şeylerini satmaya hazır kişiler.
Evet, sevgili okurlarım son günlerde bazı siyasetçiler de ağızlarına hiç yakışmayan kelimeleri alıyorlar, rakiplerine saldırıyorlar. Normaldir, kendisi Türk olmayan kişinin bir bozkurdun Türkler için ne anlam ifade ettiğini bilememesi ve bu kelimeden rahatsız olması. Bozkurtluk yalnızca milliyetçilerin sembolü değil, Türkler bir dağı delip önleri açıldığında onlara Bozkurt yol gösterir. O Türklerin özgürlüğünün sembolüdür. Acaba bu sembol mü rahatsız etti. Bu seçimlerin bir anlamda Türk ulusunun önünü açma olasılığı mı kendisini korkutan?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş