Bu acı bilanço yalnızca bayrama has değil!

A+A-
Fatma ÇELİK

Bayram tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla birlikte kimileri memleketine kimileri de tatil beldelerine doğru yollara düştü. Bu yola düşüşlerle birlikte basına da trafik kazası haberleri düşmeye başladı, bayramın son gününe kadar da devam etti…

Uşak'ta otomobil uçurumdan gölete yuvarlandı, aynı aileden 4 kişi hayatını kaybetti.

Ordu'da kamyonet şarampole yuvarlandı, 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı.

Adana'da meydana gelen iki trafik kazasında 1 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı.

Malatya'da devrilen otomobilde bir bebek yaşamını yitirirken, 2 kişi de yaralandı.

Kırıkkale'de traktör römorkunun devrilmesi sonucu 25 kişi yaralandı.

Konya'da motosiklet ile otomobilin çarpışması sonucu 10 kişi yaralandı…

Erzincan'da bayram tatilinden dönen iki ailenin otomobilinin çarpışması sonucu 3'ü çocuk 7 kişi öldü, 3 kişi de yaralandı…

Bunlar, yaşananlardan yalnızca birkaçı…

17 Ağustos Cuma günü mesai bitiminden bayramın son günü olan 24 Ağustos Cuma günü saat 23.30'a kadarki sürecin bilançosu şu şekilde: 143 trafik kazası. 107 yitirilen yaşam. 561 yaralı.

Bilanço acı!

Peki, yalnızca bayramda mı böyle?

TUİK' in 2017 yılına ait karayolu trafik kaza verilerine göre; geçen yıl meydana gelen 1 milyon 202 bin 716 trafik kazasında, 7 bin 427 kişi yaşamını yitirdi.

Tekrar ediyorum… 7 bin 427 kişi yaşamını yitirdi!

Sayının büyüklüğünü şöyle izah edeyim…

Afganistan'da 1978'den beri süregelen savaş ve çatışma ortamı, 2017'de 13 bin 997 kişinin ölümüne neden oldu.

Irak'ta 2003'ten beri devam eden ortam, geçen yıl 13 bin 187 can aldı.

Myanmar'da devam eden zulüm, 2017 yılında 6 bin 700 kişinin hayatının sona ermesine sebep oldu.

Yemen'de 2015'ten beri devam eden şiddet ortamında geçen yıl, bin 438 kişi yaşamını yitirdi.

Özetle, Türkiye'nin bir yılda trafik kazasında kaybettiği insan sayısı, savaş ve çatışma ortamının yaşandığı ülkelerle adeta yarışıyor!

Yani, yüksek sayıda trafik kazası yalnızca bayramlarda meydana gelmiyor. Bayramda -algıda seçicilikle- trafik kazası haberlerine odaklanıyoruz yalnızca.

Zaten geçen yıl meydana gelen 7 bin 427 trafik kazası üzerinden basit bir hesaplama yaparsak, günde ortalama 20 kişinin trafik kazasında yaşamını yitirdiği sonucunu çıkarıyoruz. Bu da, 7 günde ortalama 140 kişiyi kaybettiğimiz anlamına geliyor.

Bunu, bayramın ilk 7 günlük bilançosu ile kıyasladığımızda, sayının ortalamanın altında bile olduğunu söylemek mümkün.

Sebebi ise kaza korkusu ve bayramda arttırılan uyarı ve tedbirler

İnsanlar, tehlikeli ortam koşullarında daha dikkatli, kendince tehlikesiz gördüğü koşullarda ise daha dikkatsiz araba kullanıyor.

Mesela, geçtiğimiz yılın verileri üzerinden incelediğimizde, geceye göre nispeten daha tehlikesiz olan gündüz kaza oranının yüzde 67,4; gece yüzde 30; alacakaranlıkta ise yüzde 2,6 olduğunu görüyoruz.

Pek tabi, bunda trafik yoğunluğunun da etkisi var; ancak kar veya dolu yağışı gibi trafik düzenine etki edebilecek tehlikelerin yaşandığı şubat ayında, doğa olaylarının en sakin olduğu temmuz ayına göre daha az trafik kazası yaşanması "tehlike/dikkat" ilişkisinin açık bir göstergesi.

Yani, polis ve jandarmanın aldığı yoğun trafik tedbirleri, ilgililerin yapmış olduğu uyarılar ve bu uyarılar neticesinde oluşan korku sonucu, aslında sürücüler bir nebze daha dikkatli.

Ancak bu, yetersiz bir dikkat!

Trafik sorunumuz, bayramla sınırlı değil ki, yalnızca bayramda önlem alınsın. Her zaman sıkı denetim ve uyarıların yapılması gerekiyor.

Bununla birlikte her şey insanda bitiyor. Konunun net anlaşılması açısından yine geçen senenin verilerini ele alalım… Ölümlü trafik kazalarına neden olan kusurların yüzde 89,9'u sürücü; yüzde 8,5'i yaya kaynaklı.

Ne kadar tedbir alırsanız alın, trafik konusunda kurallara uygun insan yetiştirmediğiniz müddetçe kazalar yaşanmaya, ölüm haberleri almaya devam edeceğiz.

İstediğiniz kadar pahalı köprüler, duble yollar, tüneller, alt ve üst geçitler yapın; vatandaşın güven içerisinde seyahat etmesini sağlayamıyorsanız, yetersizsiniz demektir.

Türkiye'nin 2020 hedefi, trafikte yaşanan ölüm ve yaralanmaları yüzde 50 azaltmak. Ancak bu hedeften oldukça uzağız. Yapılması gereken çok şey var… Hem teknik hem psikolojik boyutlarıyla iyi bir eğitim gerekiyor.  Yol güvenliği ile ilgili politikaların gözden geçirilerek, hukuksal düzenlemelerin iyileştirilmesi gerekiyor. Bunlar yapılmadığı sürece trafik, hepimiz için bir tehlike olmaya devam edecek…

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları