Bu ayıp herkese yeter!

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Gül bahçesine girercesine şehadet şerbetini kana kana içenler, en yüksek rütbeye ulaşıp aramızdan ayrılıp gidiyorlar. Bu sütunlardan defalarca, geride kalanların durumunu yazmaya gayret ettim. “Gece yarısı mağaza açtırılıp, şehit ailesi giydirilerek törene hazırlandı” haberini duyunca, kelimenin tam anlamıyla isyan ettim. Van’da şehit olan komando çavuş Serdar Yeşilyurt’un yoksulluk öyküsü yürekler burksa da her zamanki gibi unutulup gidecek. Tıpkı çorapları yırtık, ayakları çıplak şehit yavruları gibi, Serdar’ın ailesi de bir müddet sonra ihmal edilecek. Kimseye basın ahlâkı dersi vermeye niyetim yok. Ancak şehit aileleri konusunda daha duyarlı davranılmasını genç muhabirlerin meslek heyecanı yüzünden beklemesek de, gazete ve televizyon yöneticilerinin daha hassas davranmaları gerekiyor. Serdar’ın babası Ümmet Yeşilyurt, “Serdar duysa üzülürdü. Kimseden yardım kabul etmezdi. Yoksuluz ama o kadar düşmedik. İncindik” diyerek AKP’li Kozan Belediyesi’nin gece yarısı mağaza açtırıp, giyim yardımında bulunmasını reklam edişine içerlemiş.
Haksız mı?

AKP Belediyeleri ne iş yapar?
Biriket barakada portakal bekçiliği yapmakta olan gözü yaşlı babanın iki göz evinin üstüne asılan ay-yıldızlı bayraktan doğrusu ben utandım. Milyonlarca euroluk parayı iç eden Deniz Feneri rezaleti ile son Gazze seferi geldi aklıma. Hayır, iyilik adına yüz yılın dolandırıcılığını yapan o kuruluşların Adana’dan, Kozan’dan haberdar olmaması mümkün mü? Ya, seçim yatırımı adına odun-kömür, bulgur-makarna dağıtan AKP Belediyeleri ne iş yapar?
Belediyecilik deyince çöp toplayıp, bir yığın para ödedikleri sanatçılara konser verdirmek zanneden iktidarın belediyeleri, bugüne kadar kaç asker, şehit ve gazi ailesine ne kadar yardım yapmıştır? Yapmazlar. Yapamazlar çünkü onlardan oy alamayacaklarını çok iyi bildikleri için semtlerine, köylerine uğramazlar. Kozan’ın Bucak köyünde olduğu gibi milletvekili ve bakan gelir de fırça atar endişesiyle gece yarısı mağaza açtırıp, yapılan giysi yardımını utanmadan basına reklam ederler.
Allah ile aldatmayı alışkanlık haline getirenlerin riyasından Allah bizleri korusun. Bunlar din adına, dinin emrettiği “Sağ elin verdiğini sol el görmemeli” emrini de hiçe sayarlar. Karşılığında siyasi ya da maddi rant almayacakları hiçbir işin kenarından geçmezler.

Görgüsüzlüğün sınırı yok
Değerli okuyucularımız;
Adana’daki bu ayıbın başta AKP iktidarı olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin ayıbı olduğu kanaatindeyim. Ancak böylesi ayıplara rastlanmadığı, adam gibi adamların yöneticilik yaptığı belediyelerin de haklarını teslim edelim. Bu yoksul şehit ailesi Gümüşhane, Kastamonu, Isparta, Balıkesir, Manisa, Uşak, Tarsus, Antalya Serik, Aydın-Nazilli, Karabük, Bartın gibi yerlerde incitilir miydi? Yapılan yardımlar gazete sayfalarına, televizyon ekranlarına yansıtılır mıydı?
Görgüsüzlüğün sınırı yok. Bugün Yeşilyurt ailesine yapılanın, yarın bir başkasına reva görülmeyeceğini kimse garanti edemez. AKP’nin belediye eliyle sağladığı rantı hesaplayacağına yoksul vatandaşlarca seçimlerde nasıl hışma uğratılacağını düşünmesi şarttır. İncitilen bu insanlarımızdan referandumda yüzsüzce evet oyu bekleyenler elbette avuçlarını yalayacak. Ama bunların yüzsüzlüğü, görgüsüzlüğü vatandaşa daha sık hatırlatılmalıdır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları