Bu duyarsızlık neden?

A+A-
Ahmet TAKAN

Pülümür’de terör örgütü PKK’nın paçavralarını iktidarın suratına tokat gibi çarpan CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in aldığı tehditleri bu sütunlardan duyurmuştum. Paçavraları asker indirdi ama Kamer Genç terör örgütünün hedefi olmaktan kurtulamadı. Bölgede cirit atan PKK’lıların telsiz konuşmaları güvenlik güçlerinin raporlarına yansıdı. Geçtiğimiz Perşembe ve Cuma günleri terör örgütünün Doğu sorumlusunun Tunceli sorumlusuna verdiği  talimatlar olayın ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını gösteriyor. Güvenlik güçlerinin hainlerin telsiz konuşmalara dayanarak hazırladığı rapora göre aralarında şöyle bir konuşma geçti;
 “Kamer Genç’in basın açıklamasının ardından asker bize operasyon yaptı. Bayrağımız kaldırıldı. En kısa sürede Kamer Genç mutlaka öldürülsün.”
Terör örgütünün Doğu sorumlusunun Tunceli sorumlusuna “yetersiz kalınması halinde uzun namlulu suikast silahı  kullanılması”  talimatı da verdi.
Güvenlik güçlerinin raporlarından edindiğim bu bilgiler çerçevesinde Ankara dışında olan Kamer Genç’e telefonla ulaştım. Kendisine devlet yetkililerinden bir uyarı gelip gelmediği, koruma tahsis edilip edilmediğini, çevresindeki güvenlik önlemlerini sordum.  “Değişen bir şeyin olmadığını”  hayret ve üzüntü ile öğrendim. Kamer Genç’i  arayan ve uyaran bir devlet yetkilisi de yokmuş. 
Hangi siyasi görüşleri paylaştığımızın hiç önemi olmadığı bir noktadayız. Kamer Genç’i ve temsil ettiği ideolojiye katılmayabilirsiniz, hatta çok da kızabilirsiniz. Ama vatan için görevini yapan bir milletvekilini terör  örgütünün hedefine açık hale getirme sorumsuzluğuna ortak olamazsınız. Bırakın milletvekili olmasını sade vatandaşı korumak da Türkiye Cumhuriyeti Güvenlik güçlerinin en  birinci görevi değil mi?..
Bu vurdumduymazlık neden?
 “Süreç”  devam ettiği için mi?..
Başka örnekler de vereyim?
Terör bölgesinde güvenlik güçlerinin rutin yol kontrollerinde  hemen  hemen her gün seyahate çıkan bir terörist yakalanıyor.  “Çekildi” denilen PKK’lılar artık  “süreç” ten aldıkları cesaretle tatil yapmaya veya memleketlerine eş-dost,akraba  ziyaretlerine gitmeye başladı. Bunları rutin uygulamalarda yakalananların verdikleri ifadelerden anlıyoruz. Önceki gün Van-Gevaş ilçesi Yoldöndü köyü civarında yapılan rutin uygulamada  “tatile giden”  terörist yolcu otobüsünde yakalandı. İfadesinde, memleketine akrabalarının yanına tatile gittiğini söylemiş!..
Eli kanlı katiller yaz aylarında ellerini kollarını sallayarak nasıl seyahat edebiliyorlar?
 “Süreç” devam ettiği için mi?..
Önceki gün Mardin Ömerli ilçesi Beşikkaya Jandarma Karakolu üs bölgesine  PKK’lı teröristler uzun namlulu silahlarla yoğun taciz atışı yaptı. Buna rağmen sonrasında herhangi bir operasyon  yapılamadı.
“Süreç” devam ettiği için. Değil mi?..
Hainler azdıkça azıyor. Vurdukça vuruyor. Milletvekillerini bile açıktan tehdit ediyorlar..
Dışişleri Bakanı, Türk çobanı vuran Ermeni’yi seyrediyor.
İçişleri Bakanı, milletvekilini vuracak teröristi dinliyor ve seyrediyor.
Asker kışlada terlik izninde.
Tayyip Erdoğan’ın kulağı ABD’den gelecek telefonda..   
Amaan!.. Bana ne..
Bana dokunmayan yılan bin yaşasın mı?..
Sakın ha! Ti Vi’nizin başından kalkmayın. Sizi de balyozlayıp, ergenekondururlar sonra..
Maazallah!... 

 

Yerel medya operasyonu

 

Ağır  “Mursi sendromu” na yakalanan “Muhteşem” medya operasyonlarının kapsamını büyüttü.
Dikkatle takip ediyorsunuzdur!.
Ulusal medyada kafalarına taktıklara yerlere devlet eli ve imkanları ile çöküyorlar. Aldıklarını, dilediklerine satıyorlar. Adamlarını kritik koltuklara oturtup beğenmediklerine de kapıyı gösteriyorlar.
Bunun sadece ulusal medya ile sınırlı kaldığını sanıyorsanız?.. Yanılıyorsunuz!..
Gezi’den sonra  yerel medyaya da el attılar.Özellikle büyük şehirlerden başladılar.  “Muhteşem” in en sadık zengin Bakanlıkların Bakanlarının organize ettiği yerel medya operasyonları dalga dalga tüm memlekete yayılıyor. Ön tarafa genellikle paraya çok ihtiyacı (!) olan, asla ve kata  “Muhteşem” e ihanet etmeyeceğinden emin olunan bir işadamı oturtuluyor. Muhterem iş adamı hedef il ve ilçelere salınıyor. Basın ilan kurumundan devlet ilanı almayı hak etmiş ve sıkıntıda olan saygın muhalif medya organları tek tek tespit edilip bir güzel üstüne çökülüyor. Önce tehdit, sonra büyük paralar..
Aynı zamanda medyadan da sorumlu olan AKP sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in odası fabrika gibi çalışıyor.
Medyada terfi etmek isteyenler.  “Reklam ilanımızı neden kestiniz(kıstınız)”  diyen ricacı medya isimleri Çelik’in odasından çıkmıyor.Çelik, gelen terfi ve reklam taleplerini bugünlerde  “Muhteşem” e götürüp son kararı vermek için çok vakit bulamıyor.
Daha “neden”  diye sormayın..
Adamlar mahalli basını da  “(h)ak” lamaya çalışıyorlar!..
Terfi ve reklam talepleri  bilahare değerlendirmeye alınacaktır. Duyurulur!..

Yazarın Diğer Yazıları