Bu filmi vaktiyle seyrettik

A+A-
Ergun KAFTANCI

    HAFIZAM "Biz bu filmi vaktiyle seyrettik" diyor...

    27 mayıs 1960 öncesine gidiyorum...

    İnsanların yaşananlara endişeli gözlerle tanık olduğu günlere...

    Rahmetli Adnan Menderes, toplumdaki demokratik anlayışın geliştiğini ve insanların hak, hukuk, adalet ve özgürlük gibi çağdaş çizgilerden ibaret bir ülkede yaşamak istediğini göremedi...

    Belki de gördü ama o çizgileri oluşturmak siyaseten işine gelmedi...

    Doğal olarak da hiç beklemediği toplumsal tepkilerle karşılaştı...

    ........................

    Üniversiteler kaynamaya başladı...

    Gençler sokağa döküldü; bilim adamları da cübbeleriyle meydana çıktı...

    Yargı mensupları ve hukukçular kazan kaldırdı...

    Menderes'in yönetimi sürekli protestolara maruz kaldı...

    Üç büyük kentte gösteriler yapıldı; gazetelerin haberlerine sansür uygulandı, yazarlar engellendi. Köşe yazılarının yerleri boş bırakıldı. Gazetecilerin aleyhine dava üstüne dava açıldı...

    Tutuklananlar oldu...

    Bir yandan kavgalar yaşanırken bir yandan da demokratik haklara ipotek konulmaya çalışıldı.

    Kargaşa taaa 27 mayıs sabahına kadar sürdü...

    O sabah darbe geldi, Menderes ve DP iktidarı gitti...

     .........................

     Üzücü ve zor günler yaşadık...

     1961 seçimiyle yarım yamalak da olsa demokratik ortam teessüs etti, asker kışlasına çekildi, ülke yönetimi yeniden sivillerin eline geçti...

     .........................

     Danıştay başta olmak üzere yüksek yargı kurumlarının oluşumlarını kapsayacak yeni yasaya tepki veren hukuk insanlarının sokağa çıkarak yaptıkları protestolar bana, Menderes döneminde yaşanan tatsız olayları anımsattı...

     Bugün, AKP iktidarının yargıyı yeniden şekillendirmesini siyasal bir tasarruf sayarak eleştirenlere katılıyorum.

     Herkes gibi yargı mensupları da bağımsız ve siyasal erkin güdümünde olmayan bir yargı istiyor.

     İktidar yeni yasayla yargıda görev alacak kadroları kendine yakın kimselerden oluşturursa adaletin gölgelenmesi ihtimali var; herkesin endişesi işte bu...

     Yasa çıkarılmadan önce yeni yapılanmada amacın ne olduğu halka iyice, açık ve seçik olarak anlatılmalıydı... O zaman insanların içini, endişe sarmazdı.

     Kuşkular da yaşanmazdı...

     Bu durumda, o kuşkuyu yok edebilirseniz buyrun edin!

 

SIRADA DİĞERLERİ VAR

---------------------------------------

      BİRKAÇ günden beri, Bahoz kod adlı teröristin Suriye'de bir başka terör çetesi mensupları tarafından öldürülüp öldürülmediği konuşuluyor...

     Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'a göre öldürüldüğüne dair gelen bilgiler sağlıklı değil, çünkü doğrulanamıyor...

     Derken dün yeni bir açıklama yapıldı...

     Yetkili ağızlar bu defa, "Yüzde 99 öldürüldü" dedi...

     Garabete bakın; tam bu sırada Amerikan Dışişleri Bakanlığı sözcüsü John Kirby bizi âdeta yalanladı, "Bilmiyoruz" diyerek bu yönde bir haber almadıklarını açıkladı...

    Herhalde elebaşının öldüğü örgüt tarafından gizleniyor...

    Bu da bir ihtimal!

    ...........................

    Sırada diğerleri var...

    Bütün elebaşı isimlerin yok edilmeleri halinde örgüt kendiliğinden çökecektir...

    O günleri de göreceğiz inşallah!

 

BU KOŞULLARDA TURİST GELMEZ

-----------------------------------------

    UZUN süren küslük sona erince ilk Rus turist kafilesi Antalya'ya ayak bastı...

    Bakalım arkası gelecek mi...

    .......................

    Bayramda yerli turistler tarafından doldurulan oteller, kamp alanları, pansiyonlar boşaldı, doluluk oranları iyice düştü...

    Şimdi herkesin gözü Rusya'dan ve İsrail'den geleceklerde...

    Sadece Antalya'da değil, Bodrum, Marmaris, Kaş, Kalkan, Kemer, Fethiye ve Ege'de Çeşme, Kuşadası, Ayvalık gibi tatil yöreleri de Rus ve İsrailli turisleri beklemeye başladı...

     .........................

     Turizmciler turist sayısının bir çırpıda artacağı kanısında değil...

     Sürmekte olan terörün turist akınını önlediğini düşünüyorlar... Ek bir görüş daha var; turizmciler dış politikada bıraktığımız yanlış izlenimlerin de turisti kaçırdığı görüşünde... 

    Sırada, barıştığımız İsrail'den gelecek olanlar var; gelirler mi, gelirlerse ne zaman gelirler belli değil, çünkü rezervasyonlar yapılmamış...

    Rusya ve İsrail ile yeni döneme girilmesine rağmen turizmin birdenbire canlanması ihtimali maalesef yok...

    Terör tırmandıkça turist kaçar, kaçıyor da...

    Kamu güvenliğinin bozulduğu, yasaların çiğnendiği, terörün yer ettiği ve demokratik hakların budandığı ülkelerin de bizim gibi turizm sancısı çektiği

görülüyor...

    İşte Şili, işte Venezüela...Öğrenciler ve işçiler gösterilere başlayınca bu ülkeler boşaldı, yabancılar gitti; bugün onlar da bizim gibi turist yerine sinek avlıyor!

    Siyasal irade turizmin canlanmasını sağlayacak koşulları düzenlemek ve güzelleştirmek zorunda. Yoksa daha uzun süre "turiiiist" diye inler dururuz...

 

RASGTGELE

--------------------

      YİĞİT Bulut, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, ekonomi bilgisine itibar ettiği danışmanlarından biri. Siyasal iradenin devlet televizyonu olmaktan çıkarıp yayın anlayışıyla AKP televizyonu haline getirdiği TRT'de çok sık ekrana getiriliyor...Dün de ekrandaydı; futbola ve bu spor dalıyla ilgilenenlere veryansın etti, lâfı "Hayat futboldan ibaret değil" demeye getirdi... Tribünden sahaya futbolu, seyir yoluyla afyon etkisi yapmakla karaladı. Bulut futbola kin kusarken Erdoğan'ın eski bir futbolcu olduğunu ve maç seyretmekten zevk aldığını unuttu...

      *

      AKP'li Şamil Tayyar'ın bedduasını not etmişim ama yazmayı unutmuşum; şimdi notlarımı karıştırırken gördüm. Konulan yayın yasağını eleştirenler için "Bir terör saldırısında ölürler de yakınları yayın yasağının ne olduğunu anlar..." demiş... İlle de konuşacak ya, mantığından sadır olan hastalık işareti bu cümle ağzından fırlayıvermiş... Bu ve benzeri bedduacı tipleri siyasete sokanları Allah bildiği gibi yapsın.

 

BİR SÖZ

--------------------

      HER siyasetçi kendi yalanlarında boğulur.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları