Bu kanlardan siz de sorumlusunuz

A+A-
Savaş SÜZAL

Cenaze törenlerinde hükümet ve muhalif parti liderlerini görünce fazlasıyla tatmin olmuş ve aniden gevşeyip, içiniz rahatlamış olmalı. Herhalde cenaze töreninin kalabalığı, kaç Bakanın katılmış olması, o törenler, evlatlarını ve yakınlarını kaybedenlerin acısını da unutturup mutlu etmeli. Hele hele basiretsiz politikacılar tarafından, bu işlerin sorumlusu, sanki ölüp giden şehitlerimiz gibi demeçler verilmesi de yüreğinize su serpmiş ve en azından geleceğe daha emin bir şekilde bakmanızı sağlamıştır.
Bunların olacağını hep yazdık. Ve hatta yakında daha da kötü olayların yaşanacağını tahmin etmek ve beklemek inanın ileri görüşlülük falan değil. Yalnızca gerçeği kabullenmek. Sizler, hayal âleminde yaşayan, gerçeği görmeyen veya görmek istemeyen benim sevgili milletim, ülkemizin parçalanması yolundaki hareketlere hâlâ kanınız donmuş gibi bakmaktan öte bir şey yapmıyorsunuz. Normal olarak, bundan sonra olacaklara da bakacaksınız. Evlatlarımızın onar, beşer yaşamlarını yitirmesi sırasında yalnız cenaze namazlarında slogan atarak rahatladınız ve rahatlayacaksınız. “Şehitler ölmez, vatan bölünmez.” Gördüğünüz gibi şehitler onar onar ölürken, vatan da kıymık kıymık bölünüp satılıyor. Ama siz hâlâ bakıyorsunuz.
Aslında son günlerde yaşananlar, önümüzdeki günlerde yaşanacakların yalnızca uvertürü, yani giriş parçası. Uvertür, tiyatrolarda veya müzikallerde, ana konuya girmeden önce hazırlık olsun diye çalınan bir parçadır. Evet, bu uvertürden sonra terör ve şiddet daha da tırmanacaktır. Hazırlanan senaryoya göre bir kere herkes şiddetten bıkıp korkacak ve önlerine konan her türlü çözüme evet diyecektir. Hesap bu ve sizler de göründüğü kadarıyla bu hesabı kabullenmeye yatkın durumdasınız.
Yani sizlerin de katkılarıyla, Kürdistan devletinin Irak ve Suriye kanatlarından sonra bu kez Türkiye’den koparılacak parçalara yasal temel veya alt yapı verilecek. CHP ve MHP gibi muhalefet partilerinin desteği ile bu bir şekilde kamufle edilecek Anayasa değişikliği ile bölge federe olacak ve ardından burada bir referandum, sonrası hop Irak ve Suriyeli kardeşlerle birleşme.
Sizler, bizlerin bağıra bağıra geliyor dediğimiz bu durumda, en kötü seyirci durumdasınız. İnanın olaya müdahale edecek ne gücünüz ne de hareket yeteneğiniz var. Sanki hap yutmuş gibi paralize bakıyorsunuz. Neymiş, Suriye yaptırmış. Ne olduğunu bilmiyoruz ama ne fark eder. Siz elin memleketini karıştırmak için kiralık eli silahlı adamları topraklarına salarken, ondan da size bir karşı hamlenin geleceğini beklememek, en azından bence salaklık. Hadi böyle bir hamle bekliyordunuz o zaman neden önlem almadınız, bu da başka bir salaklık. Sonra kalkıp herkese ve özellikle bunları yazan gazetecilere hakaret, işte bunu tarif edecek kelime bulamıyorum.
Gaziantep olayının sorumlusu oymuş, buymuş. Bana ne, beni hiç ilgilendirmiyor bu açıklamalar. Bana göre, bu saldırılar ve onları önleyemeyen beceriksiz yönetimleri seçen sizler de en az onlar, bizi yönetenler kadar sorumlusunuz. Bu terör ve cinayet şebekesine karşı çarpışan, mücadele eden, subay, astsubay ve polisleri cezaevine koyanlar ve bu haksızlığa sessiz kalırken bu işlerdeki sorumluluklarınızdan sıyrılacağınızı mı sandınız? Suçu başkalarına atmayın, çocuklarınızın katillerine destek çıkan siyasi zihniyeti siz seçtiniz, bunlara yetmez ama evet diyen sizler sütten çıkmış ak kaşık değilsiniz. En az o katiller ve o katillere çanak tutanlar kadar suçlusunuz.
Hakkâri ve Şemdinli’de devlet güçleri terör saldırılarına hedef olurken, senin seçtiğin hükümet onun elektrik ve su parasını, eğitim masraflarını, sağlık bakımlarını, onların hiç ödemediği ama senin cebinden çıkan vergilerle ödüyor, bir anlamda terörü besleyip büyütüyor. İyi de bu basiretsiz veya kasıtlı, bu ülkeyi parçalayan adamları seçip ülke başına getirmekte hiç mi hiç sizlerin günahı ve rolü yok?
Bu olaylar devam edecek sevgili okurum. Hem de giderek şiddetlenecek ve siz bu şiddet sona ersin diye topraklarınızı verdiğiniz zaman da kan durmayacak. Unutmayın en büyük Kürt şehri İstanbul.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları