Bu mu özlenen dünya?

A+A-
Savaş SÜZAL

Yaşlılık kötü şey. Etrafınızdaki sahtekârlıkları, boşa kürek çekişleri,  kandırmacaları, doğru gitmeyen her şeyi, o görmekte zorlanan gözlerinizle, net şekilde görebiliyorsunuz. Oysa ki yaşın getirdiği hoş görü ve barışçıl olma, nedense, bu yaşıma geldim bende oluşmadı, oluşamadı. Siyasetçinin yalanını, güzel kadının, para için çirkini tavlama çabasını, ülkeler halklarının salaklığını, çirkine ve kötüye nezaketen güzel ve iyi, terbiyesize nezaket, bunlar benim kitabımda yok veya oluşmadı. Özellikle, dünya yok olmaya doğru, pupa yelken gider, zenginler için, yeni gezegenler aranırken, bunu görmemek beni çıldırtıyor.

                ABD'ye geleli, yaklaşık bir ay oldu. Televizyon programlarını seyrediyorum. Halka yönelik kanallarda, hızlı sürülen arabalar, bir çatışmada 40 kişiyi öldüren kahramanlar, mantık dışı korku filmleri, müzik diye satılan gürültüler, televizyonlarda, aptalca tartışmalar, paralılar için yaşanan hukuk mücadelelerini konu alan polisiye diziler, diyet programları veya vitamin reklamları, hayat sigortaları. İnsanlık için yararlı hiç bir şey yok, aksine ninni programları.

Etrafımdaki insanların, günlük geçim gaileleri, öylesine yoğun ki, bunları ya görmüyor veya görmek istemiyor. İyi eğitimli çok sayıda Amerikalı aile, evde televizyonu çocuklarına yasaklamış durumda. Amerikalı yoksul kesim, (daha çok siyah ve Latinler) isyanlarda. Beyaz Amerikalı, kırsal kesimde, federal devletten umudunu kesmiş, kiliseye bağlanmış. Herkes isyanda, ama neden, neye isyan ettiklerinin farkında değiller. Düzeni devam ettirmekle görevli, kalın ve şişko polisler de bu guruplara silah kullanıyor. Askerler de bu düzen için ölüyor, öldürüyor.

                İşte Türkiye'deyken, kendi kültürünü ve kültür zenginliğini beğenmeyip, her türlü kültürü taklit ettiği için eleştirdiğim vatandaşlarımın özendikleri. Yani orada özenenlerin, sonuçta ne olacaklarını görmek, üzüyor adamı. Halkın, ne Rusya-Türkiye, ne de İŞİD belası umurunda. Ancak, 100 kişi falan öldürülürse, korkudan fark edecekler. Amerika'da, nerden bakarsanız, bakın, gizli bir enflasyon var. Tek ucuzlayan şey benzin. Bıraktığımda, galonu, yani yaklaşık 4 litresi, 2.80 Dolar olan benzin 1.80'ne inmiş. Ama bu, hiçbir şeye yansımamış. Buna karşılık 6 ay önce 2,5 dolara aldığım 18 yumurta olmuş 3,5 dolar. Etin yaklaşık yarım kilosu, 2 dolara yakın zam görmüş. Hala asgari ücret yükseltilmemiş, hala sağlık hizmetleri, sigortası ve ilaç çok pahalı. Kabaca işte bizimkilerin, giyiminden müziğine kadar her şeyini komikçe taklit ettikleri Amerika.

                Dış politika gelişmelerine gelince, ABD Ortadoğu da Arap saçına dönen politikalar ve kontrolü kaybettiği için, bu kez Türkiye'nin de, bu karmaşaya karışmaması için, telkinde bulunuyor. Türkiye karışmadan almak istediklerini almak için, bunu yapıyor. Üstü, kapalı, açık, NATO'yu da kullanarak, arayı düzeltmeye çalışıyor. Çünkü Washington biliyor ki, Putin'i azdırarak, soğuk savaş günlerine dönülmesinin, artık blok sayısı artan dünyada, kapitalizmin sonu anlamına gelecek. Bizde bile, sermaye, son yılların kapitalist kafasının acımasızlığının ve uçuruma koşuşunun farkında. ABD'de, Demokratların, bir solcu politikacı çıkarması, Cumhuriyetçilerin de, Mussolini kafasında bir zengini, piyasaya sürmesi, hiç boşuna değil. 

                Güney Kıbrıs Rum yönetimi, kaybettiğimiz Rusya pazarına çöreklendi bile. Bunda da yalnız değil, İsrail ile birlikte oynuyor bu kumarı. Bizimkiler ise, diline ve kafasına hâkim olamayan saraylılar nedeniyle, habire mal götürmek isteyen, TIR'larına yeni yollar arıyor. Ekonomi, gümbür, gümbür, çöküyor, hala çözüm yerine yeni tiyatrolar oynanıyor. Kaçacaklar, çoktan paralarını bir yerlere transfer ederken, içerde kimse başına gelenler ve geleceklerin farkında değil. Çocukları koşu atı gibi, kazanamayacakları bir yarışa hazırlayanlar. Her ayın sonunu, ucu, ucuna ekleyerek getirmeye çalışanlar, gırtlağına kadar borçlu takımlarına, milyarlarca dolarlık, futbolcu transferleri ile mutlu olanlar. Gelecek hakkında, bir fikri olmadan, günü tamamlamaya çalışıyor.

                Biliyorsunuz, başından beri Türkiye'nin İŞİD'e karşı tutumunu, ABD Kongresindeki oturumlarda eleştiren, Savunma Bakanı Carter, Obama'ya Beyaz Saray'a, İŞİD konusunda bilgi verdikten sonra Türkiye'ye gelecek. Şimdi bu temastan neler çıkacak, ortaya göreceğiz.

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları