Bu nasıl haber kanalı

A+A-
Burhan AYERİ

Kılıçdaroğlu'nun "adalet yürüyüşü" devam ediyor. Yanlısı, karşıtı herkesin ilgi alanı. Bazı yayın organları tepeden gelen talimata uyarak "saldırının dozunu artırdılar". Konuşturdukları yorumcuları anlamak bir yere kadar mümkün. Ancak ekrana bindirdikleri yazıları ayıplıyorum. Örnek mi istiyorsunuz? TGRT Haber'den vereyim; "CHP'nin tahrik yürüyüşü 7. gününde". Yahu siz haber kanalı mısınız? Yoksa milleti kapıştırmaya mı uğraşıyorsunuz?

İşin tartışma boyutuna gelince değişen bir şey yok. Hep aynı isimler kanal kanal geziyor. Bunlar dönüşümlü olarak sıralarını bekliyor. Islık çalındı mı hemen oradalar. Fazla da haksızlık etmeyeyim. Kimilerini beğeniyorum. En azından yeni bilgiler veriyorlar. Dr. Rezan Epözdemir, Fetö davalarının en iyi takipçisi. İddianameleri inceleyip herkesin anlayacağı dille ortaya koyuyor. Prof. Dr. Mithat Baydur'u sadece bir tek konu için dahi kutlayabilirim; "Objektiflik". Yrd. Doç. Dr. Selman Öğüt ile Av. Mehmet Sarı'nın ondan öğrenecekleri çok şey var.

***

Demir'in niyeti belli

Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, Fener-Balat-Ayvansaray'daki mülk sahiplerine verdiği sözü tutmayacağını belli etti. Daha önce İstanbul İdare Mahkemesi'nin bölgenin avan projesini iptal kararı Danıştay 14. Daire tarafından durduruldu. Böylece Fatih Belediyesi'nin hazırladığı proje avantajlı konuma geçti. Bu, Tarlabaşı'nın bire bir kopyası. Son kararla, FEBAYDER ve TMMO avukatlarının kazandığı dava sil baştan hale getirildi. Beş vatandaş adına açılan davanın bölge halkının haklarının gasp edileceği anlamını taşıyor. Durum Sulukule örneğindeki gibi. Bu tarihi yerde de üç mülk sahibi itiraz etmişti. Davada "yürütmeyi durdurma kararı almadıkları" için iç hukuk yolları tükenmeden AİHM'e başvurmuşlardı. AİHM ilk kez böylesi bir davayı kabul etmişti. AİHM'den kazanılacak tazminatlardan sadece bu üç mülk sahibi faydalanacak. Diğer 417 kişi yararlanamayacak.

Bu örnekte görüldüğü gibi "Fener-Balat-Ayvansaray Dönüşüm Projesi" büyük ihtimalle hayata geçirilecek. Bölge sakinleri, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir için "Sözünü tutmadı. Sandıkta hesaplaşacağız" diyorlar.

***

Bizimkiler Hindistan'da

Gidiyorlar, gittiler derken üç denizanasının maceralarının yayını başladı. Show TV, Güldür Güldür'e sezon finali yaptırırken, yerine "Dünya Güzellerim"i monte etti. Bülent Ersoy'un kıyafetlerini yerleştirdiği 42 bavulu görmek bile yeterli. hanımefendinin kendi ifadesiyle 21 bavulu daha var. Bunlar da tıka basa yiyecek dolu. Anlaşılan olası tehlikeye karşı tedbir alınmış. Maazallah aç kalır da, "kutsal inekleri yemeye kalkarsa" düşünün felaketi.

Banu Alkan ayrı sorun. Sözde hasta. Yattığı yerde bile atıştırıyor. Diğerleri ise onun dedikodusunu yapıyor. Afrodit "Ben aşk kadınıyım. Hintli koca arıyorum" demeyi unutmuyor. Haydi buldu diyelim, ne yapacak? Sağlam 150 okka. Safiye Soyman'ın oda servisinden meyve suyu ve yiyecek siparişleri kahkaha unsuruydu. Baget tarifi müthişti. Hele "I am chicken" -ben tavuğum- demesi evlere şenlikti. Mango suyu siparişi bir başka renk unsuruydu. Sanki anasından mango tarlasında doğdu. Safiye, Faik'siz ne yapar bilemiyorum. Bülent Ersoy'un yılanın soktuğu anı anlatışı ilginçti. "Isırırken, gözlerini görmek istedim" palavrasına gelin de inanın. Kesinlikle bu konuda "yılan dansı uzmanı" Fatih Ürek'ten ders alması gerekiyor. Bu ekipte tek gariban Burcu Esmersoy. Ona da bir konuda maşallah. Onca gürültü patırtı arasında uyumayı başarabiliyor.

Diziler bitirildi ya da "sezon finali" yaptırıldı. Ekrana sürülen malzeme bu. İsteyen seyreder, istemeyen televizyonu kapatır.

***

Gerçek efsane

beIN Sports'da "ara sıcaklar" diyeceğim yapımlar devam ediyor. Mesela " 1 Efsane 10 Gol". Bunların arasında Gheorge Hagi'yi rahatlıkla ilk sıraya oturturum. Attığı golleri izledikçe, büyüklüğünü daha iyi anlıyorum. Taraftar olmayı bir yana bırakın "Türkiye'ye gelmiş geçmiş, en büyük yabancı futbolcu" kesinlikle o.

...

BİR ESKİ DOST: Hani bir laf vardır "Yedisinde neyse yetmişinde de odur". Bu lafı hak edenlerden biri Candaş Tolga Işık. Türk Medya dönemimde, Alem FM'in yıldızlarındandı. Nihat Sırdar'la birlikte ilgi alanımdılar. Sırdar Beşiktaş hentbol takımının oyuncusuydu. Candaş da "kessen siyah-beyaz akar" denilenlerdi. Bugünkü yerine tırnaklarıyla uzandı. Bu koşuşturma içerisinde nasıl vakit bulup kitap yazabildi? İşte bunu çözemedim.

...

TUR TAMAMLANDI: Orhan Ayhan'la Beşiktaş'ın şampiyonluk öyküsünü bitirdi. Kulüp müzesindeki bayanları bile ekrana taşıdı. Daha sonra yakın zamanda vefat eden Baba Recep -Adanır- için özel bölüm yaptı. Tümü için "başarılı" notu düşüyorum.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları