Bu politikalarda hangi mantık var?

A+A-
Esfender KORKMAZ

İç ve dış politika da Türkiye'nin önündeki en önemli sorunların başında terör geliyor. Sonra Suriye sorunu ve Türkiye 'de yaşayan 3-4 milyon Suriyeli, yeni sorun olarak Katar sorunu ve Almanya gerilimi .

Terör sorunu Milli bir sorundur. Diğerleri için Nerden bakarsak bakalım, bu sorunlar topluma maliyet getiriyor. Çözülse bile geriye maliyet olarak bir tortu bırakıyor.

1. Ortadoğu'da Katar kriz biterse, bir başka krizin başlayacağından emin olabilirsiniz. ABD ve bölgedeki krallar, Emirler, Orta Doğuyu sürekli sorun içinde bırakarak, halkın petrol gelirlerinden pay alma ve refah talep etme bilincini kapatıyor.

Suudi Arabistan Katar'ı, 'Orta Doğu'da terörizme destek vermekle' suçluyor ve Nusra Cephesi'ni ve Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütünü desteklediğini iddia ediyor. Bunun için de süre vermişti.

ABD' de Katarı suçlama kervanına katılmış ve Obama'nın başkanlığı döneminde ABD Savunma Bakanlığı yapmış olan Robert Gates de daha önce Katar'ın tutumunu eleştirerek "Katar hükümetinin Hamas, Taliban ve El Kaide'ye finansal destek akışını önlemek adına adım attığını hiç hatırlamıyorum" demişti.

Katar hükümeti ise 'teröre destek verdiği' iddialarını uzun süredir yalanlıyor ve bu iddiaların hiçbir kanıta dayanmayan mesnetsiz suçlamalar olduğunu söylüyor.

Ben dahil, toplumda önemli bir kesimin kafasında ''biz neden Katar sorununa anında taraf olduk?'' sorusu henüz bir cevap bulmadı.

 

2. Almanya ile gerilim sorununu Avrupa Birliği ile ayrı tutamayız. Zira Almanya Avrupa Birliğinin en büyük finansörüdür.

Türkiye için ise, diğer AB ülkelerinden daha önemlidir. Ekonomik ve sosyal ilişkilerimizde de ön plandadır. Kaldı ki bu ülkede 4 milyon insanımız yaşıyor.

Almanya ve diğer Avrupa ülkelerini  İç siyasi popülizm için kullanırsak, sonunda onlar ve biz bedel öderiz. Ayrıca bu ülkelerle sorunu oldukça Halkın AB hedefi de zayıflıyor.

Kadir Has Üniversitesi, ''Türk Dış Politikası Kamu Oyu Algıları araştırması - Temmuz 2017'' raporunda, Toplumun  AB hedefinin giderek zayıfladığı görülüyor  . 2013 yılında Halkın yüzde 53'ü AB' ye evet derken, 2017 yılında bu oran yüzde 48.4'e gerilemiş. (Aşağıdaki tablo)

 

Türkiye'nin AB üyesi olmasını istiyor musunuz?

Yıllar      EVET       HAYIR

-------------   -----------   -------------

   2013          55.3         44.7

    2015         53.5         46.5

    2016         61.8         38.2

    2017         48.4        51.6

 

3. Suriyelilere gelince kendi sıkıntılarımıza birde Suriyelilerin getirdiği hukuki ve sosyal sorunlar eklendi.

5 - 6 milyon işsizimiz varken, bazı bakanlar Suriyelilere iş verilsin diye toplumu teşvik ediyor. Suriyelilere vatandaşlık verileceği açıklanıyor. Halk bu durumdan hoşnut değil.

Kadir Has Üniversitesi'nin aynı araştırmasına göre, 2017 yılında Halkın yüzde 54.5'i Suriyelilerden memnun değil, yüzde 17.5'i ise memnun.. (Aşağıdaki tablo)

 

Suriyeli göçmenlerden ne derece memnunsunuz?

---------------------------------------------------------------------------------------

2016          2017

                                        ---------   ----------

Memnunum                   10.5        17.5

Memnun değilim         57.7        54.5

Fikir bildirmeyen       31.8        28.0

 

Sonuç olarak, iç ve Dış politikada, Popülizm oy getirir ve fakat  geleceğimizden götürür.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları