Bu yılki Nobel Barış Ödülü Nazarbayev’in hakkı

A+A-
Sami YAVRUCUK

Sayın okurlarım, ben Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’i, Türk Dünyası’nın kapısını açacak kilidin anahtarı olarak gördüğümü, yıllardan beri söylerim.
AKP’nin ilk genel seçimi kazandığı sekiz yıldan beri hiçbir hükümet programında, Türk Dünyası ile ilgili bir bölüm bile bulunmadığı halde, Nazarbayev’in dört yıl önceki Sekizinci Türk Devlet Başkanları toplantısında, her türlü konuları içeren hazırlıklarını ortaya döktüğü tarihi konuşmasını ve Cumhuriyetimizle ilgili görüşlerini unutamam: “Geniş olanağı olan Türkiye’yi uluslararası projelerde desteklemeliyiz. Bütün bu önerilerimizin gerçekleşmesi için” Türk Dünyası Aksakallar Kuruluşu “oluşturulmasını ve TBMM’den de, Türk Dünyası Parlamentolararası Dayanışma Asamblesi oluşturulmasını ön görüyoruz” demiştir.
Kardeş Kazakistan Cumhuriyetimizin Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, göreve başladığı günlerde “Sahip olduğumuz tek model Türkiye’dir” diyerek 29 Ağustos 1990’da, atom bombası denemelerini yasaklayarak, dünyadaki denemelerin durdurulmasına da öncelik etmiş ve bizlere göre, nükleer silahlardan kendi isteğiyle arınan ülke lideri olarak 2010 Nobel Barış Ödülü’ne hak kazanmıştır.
2009 Nobel Barış Ödülü’nün “nükleer silahların sonlandırılmasını teklif ederek, uluslararası hukukun ve insanlar arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi için gösterdiği üstün gayretlerinden dolayı” ABD Başkanı Barack Obama’ya verildiği dikkate alınırsa, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, yeryüzünün nükleer silahlardan arındırılması konusunda yaptığı çalışmalar ve aldığı cesur kararlarla, insanlığa yaptığı benzersiz hizmetlerden dolayı, Barış Ödülü’nü layıkıyla hak etmiştir. 2010 Nobel Barış Ödülü’nün Nursultan Nazarbayev’e verilmesi çok geç kalmış bir insanlık görevinin yerine getirilmesi olacaktır.
Küresel çapta bir kamuoyu oluşturmak üzere harekete geçen “Türk Dünyası Basın Mensupları Platformu” sekretaryası, bu konuda bir destek çağrısı yayınlamıştır. Çağrıda, politikacıların, bilim adamlarının ve sivil toplum kuruluşlarının bu haklı davaya destek vermeleri istenmekte, bizlere de görev düşmektedir.
Bilindiği gibi Nobel Barış Ödülü “Uluslararası kardeşlik ve dostluk için en iyi çalışmayı yapan kişiye, var olan gerginliklerin azaltılması, kaldırılması noktasında gayret gösteren ve barış kongrelerinin tanıtımı, düzenlenmesi, duyurulması ile alakalı aktif çalışmalar yapan kişilere” verilmektedir.
Benim kanaatime göre bu sene için Nobel Barış Ödülü’nü layıkıyla hak eden kişi kardeş Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev Beğ’dir. Çünkü Nazarbayev Kazakistan’ın bağımsızlığının ilanı arifesinde; 29 Ağustos 1990 tarihinde bir zamanlar dünyanın en büyük nükleer bomba deneme yeri Semey Poligonu’nda atom bombası denemelerinin yasaklanması için karar almış ve böylece dünyadaki denemelerin durdurulmasına öncülük etmiştir.
Sayın okurlarım, 1990’lı yıllarda dağılan Sovyetler Birliği’nden sonra bağımsızlıklarına kavuşan beş Türk Cumhuriyetimizin gelişmeleri ve milli kaynaklarına sahip olmaları için Cumhuriyetimizin ve milliyetçi kuruluşlarımızın gösterdikleri gayretler o yıllarda meyvelerini vermiş ve Cumhuriyetimiz, Türk Dünyası’nın Kutup Yıldızı unvanını almaya hak kazanmıştı.
Bugün de, Türk Dünyası Basın Mensupları Platformu mensubu dostlarımızın gayret göstererek kardeş Kazakistan’ımızın Cumhurbaşkanı büyük Türkçü Nursultan Nazarbayev’e 2010 Nobel Barış Ödülü’nün verilmesini başarmalarını candan dilerim.
Tanrı Türk’ü Korusun.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları