Bugün 10 Kasım; saat kaç?

Altemur KILIÇ

Bugün 10 Kasım 2008. Gazi Mustafa Kemal Atatürk öleli 70 yıl olmuş. Ölümünden birkaç gün önce, komadan çıktığında, başının ucunda bekleyen babama, “Saat kaç?”  diye sormuş ve 10 Kasım sabahı, saat 9’u beş geçe gözlerini hayata ebediyen yummuş! Hayatı boyunca ve de Cumhuriyet’in ilanından sonra 10-15 yılda çok şeyler yapmıştı ve daha yapacağı-yapmak istediği çok şey vardı! Bunu şimdi daha iyi anlıyoruz! 
Bu sabah, öldüğü saatte, (umarım) bütün Türkiye’de anılacak! Yakın zamanlara kadar, 10 Kasım sabahları, 9.05’te sirenler çalar ve her yerde -okullarda ve sokaklarda- herkes, her şey dururdu! Bilmiyorum, bu devam ediyor mu?

Bu sabah!
Ve bu sabah,  “Devlet Ricali” Anıtkabir’e gidip defteri imzalayacaklar! Bazıları içtenlikle, hasretle; bazıları ise kerhen, göstermelik, adet yerini bulsun diye! Sağlı-sollu “malûmlar”, “O”ndan “kurtulmanın” yıldönümünü kutlayacaklar! Atatürk öldüğünde ben 14 yaşındaydım. Şimdi 84. “O”nu hep hatırlıyor, her 10 Kasım’da, acısını  o günkü gibi duyuyorum...  Bugün, televizyonun önündeyim; kanalların kiminde, gerçek Atatürkçüler, “O”nu hatırlatmaya çalışacaklar... Bazıları, âdet yerini bulsun diye beylik, alışılmış sözler söyleyecekler. Bazı sözde aydınlar da, rahat koltuklarından -gazete ve televizyonlarda- ahkâm kesecekler; “O”nun sözde zayıf taraflarını, hatalarını öne sürecekler!  
Bir zamanlar, 10 Kasım’larda, Atatürk, gazetelerde, siyah başlıklarla anılırdı! Tabii  “Atatürk öldü” diye sonsuza kadar matem tutulamaz! Atatürk öldü diye matem tutmak yerine  “O”  yaşadı diye 10 Kasım’ı  “Atatürk Bayramı”  ilan etmeli...
Ancak şimdinin bol renkli gazeteleri, manşetlerinde Atatürk’ü ansalar bile, korkarım ki Obama-manya, Atatürk’ü anmanın yerine geçecek! 
Merak ediyorum: Acaba  “malûm”  Taraf ve  “malûm”  Vakit vb. Atatürk’ü bakalım nasıl anacaklar;  “O” na ve dehasına ne kulplar takacaklar?
Ancak, bütün bunlar Atatürk sevgisinin azaldığını göstermez: Bütün bu değerler yozlaşmasına, vefasızlıklara rağmen iç ve dış tehlikeler arttıkça, millet, özellikle gençler,  “Atatürk’ü” arıyor ve “O”na sarılıyorlar! Bunu aldığım e-posta mesajlarından ve Atatürk hakkındaki kitapların “yok” satmasından anlıyorum! 
“Mustafa” belgeselinde Atatürk’ün kendi heykellerini diktirdiği iddia ediliyor. Yanlış; İtalyan heykeltıraş Cannonica’yı kendisi davet etmedi; İsmet Paşa hükümeti davet etti! Ancak, Mustafa Kemal fotoğrafçı John Weimberg’i çağırdı ve eski  “kalpaklı- bıyıklı”  imajının yerini alacak fraklı fotoğrafını, bilhassa devrimini simgelemek için çektirdi!  “O” nun büyüklüğü şu ki,  artık  “kalpaklı Mustafa Kemal” le “Fraklı Atatürk” milletin indinde, birlik! Çocuk “Mustafa” değil “Büyük” Gazi Mustafa Kemal var! İleride  “O”nun Türkiye’nin her yöresindeki heykellerini, okullardaki büstlerini yıksalar, Anıtkabiri Etnoğrafya Müzesi’ne çevirseler de onu yıkamayacaklardır!
Atatürk ne demişti:  “Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir...”, “Ahval ve şerait içinde dahi vazifen; Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!” Ve  “Ne mutlu Türk’üm diyene.”
Evet bugün 10 Kasım 2008. Türkiye’de saat kaç? Derin “komadan” ne zaman uyanacağız?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş