Bugün de tutuklanmadım anne!..

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Güneydoğu’da yaşanmış öyküleri hemen hepimiz dinlemişizdir. Sabahlara kadar elde tetik bekleyen, kalleş mayının nerede ne zaman patlayacağını bilmeden gergin bekleyişe dair olayları birinci ağızdan duyduk, konuyla ilgili onlarca kitap okuduk. Artık böylesi kitapların yeni baskıları yok. Abdullah Ağar’ın olağanüstü üslubu, Hasan Kundakçı’nın samimi anlatımı, Pamukoğlu’nun on binler satan kitabı artık raflarda yok. Milyonların izlediği Nefes filminin devamı gelmedi. Güneydoğu’dan öyküler dizisi aniden kaldırıldı. TRT’deki Sakarya-Fırat bile televoleye dönüştü. Söz konusu kitaplardan, bölgede askerlik yapan gençlerimizin mektup ve mesajlarından aklımızda kalan: “Bugün de ölmedim anne” sözüdür. Üç yıl önce bayram günü bu sözle bir yazı kaleme almış, şehit ailelerinin ve terörle mücadelede görev yapan askerlerimizin bayramını kutlamıştım. O günlerden bu yana köprünün altından çok sular aktı. Şehit aileleri artık, “Vatan sağ olsun...” demiyor. Daha bir gün önce Van’da şehit olan Astsubay Erkan Durukan’ın acılı eşi, “Seni vatana helal etmiyorum. Allah’a emanet ediyorum” diye isyan etti. Bu haykırışın anlam derinliğinin bilmem farkındalar mı? Askere yolcu edilen gençler artık trafiği felç etmiyor. “En büyük asker bizim asker” sloganını duyan var mı? Otogarlarda arkadaşları tarafından omuzlara alınıp havalara atılan kınalı kuzular için “Asker gidecek geri gelecek” haykırışları duyulmaz oldu. Ordu-Millet geleneğinden bahsetmenin bedeli ağır. Sokakta üniforma ile gezmek bile neredeyse imkânsız hale gelirken, törenlerde askerlere el sallamak da yasak...
Ülkenin en güvenilir kuruluşu arasında yüzde doksanlarda olan asker için bu konuda yeni rakam telaffuz etmeye utanır olduk. Daha üç-beş yıl öncesine kadar memleketin en zeki çocuklarının askeri okullara girebilmek için kurdukları hayal, şimdiler de kâbusa dönmüş durumda. Bırakınız ülkenin en garantili, en prestijli mesleği olma özelliğini şimdi askerin yanından geçmek için yürek istiyor. Selam verene öcü gözüyle bakılıyor. Asker aileleri her an gelebilecek şahadet haberi acısı yerine şimdilerde tutuklanma haberinin gerginliğini yaşıyor. Dünyanın en büyük orduları arasında olmanın dışında istatistikleri alt üst edip insanüstü başarıların sahibi olduğu için övünç duyduğumuz Mehmetçik için mağduriyetleri yüzünden artık merhamet duygumuz yükseliyor. Tıpkı Van’da şehit olan Astsubay Başçavuş Erkan Durukan gibi eşinden, çoluk- çocuğundan, sevdiklerinden uzak görev yapmakta olan askeri personel, artık telefonda sağlık haberlerini vermiyor. Ailelerin gözü televizyonda yine. Operasyon haberi, yaralı-şehit yerine alt yazılarda göz altı ve tutuklanma sayıları takip ediliyor. Kışlada, lojmanda, ordu evinde en fazla tutuklamalar konuşuluyor. Vatani görevini yapan erler en çok sevdikleri komutanlara sıranın ne zaman geleceğini tartışıyor. Uzman Çavuşu, Astsubayı amirlerinin davranış biçimlerini takip edip yeni gelecek tutuklama dalgaları üzerine yorumlar yapıyor. Ağustos ayı yaklaştıkça terfi-toto oynanırdı. Kimin general olacağını, şûradaki sıralamayı, sicilini konuşurdu herkes.
Dile kolay Metehan’ın 2 bin 300 yıl önce kurduğu Türk Ordusu’nda komuta kademesinin şartları, teamülleri, gelenekleri vardı. Lakin devir değişirken esen kasırga ordunun bu yapısını yer ile yeksan etmek üzere.
Peygamber ocağı olan ordumuzun bu perişan halini düşünürken diğer taraftan da sık sık mahkeme celplerine göz attım. Recep Bey “Helalleşmek” ten dem vurursa okuyan, yazan, yorumlayan, dahası muhalif olanlara göz açtırmama kararından geri dönmüş değil. Ankara Adliyesi’ne giderken doğrusu endişeliydim. Uzun uzun ifademi verip çıktığımda telefona sarılıp anneme müjdeyi verdim. “Bugün de tutuklanmadım anne...”
Bugün de tutuklanmadığı için sevdiklerini arayan subayları düşündüm. Çok sağlam kaynaklardan aldığım bilgiye göre 1410 subay tutuklanacak. Evet, yazı ile “Bin dört yüz on”... Eksiğini bilmem ama fazlasına da şaşırmayacağım. Hasdal ve Silivri’dekilerin sayılarının çetelesini tutmak mümkün değil.
1410’dan geriye ne kaldı bilmem. Hafta sonu rahat geçse de Pazartesi gününden itibaren “Bugün de tutuklanmadım...” sözünü telaffuz etmeye devam edecekler.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları