Buna muhtaçtırlar

A+A-
Rauf DENKTAŞ

Rum idaresi “meşru Kıbrıs Hükümeti” olmadığının bilinci içindedir ancak silâh zoru ile gasp etmiş olduğu bu unvanın arkasına saklanarak meşruiyetini dünyaya olduğu kadar kendi insanına da devamlı surette hatırlatmak için her fırsatta yalana ve hileye sapmaktadır. Dünyaya duyurmak istediği sözde gerçeklerden biri Kıbrıs Türklerinin “Rum kardeşleri ile eskisi gibi bir arada yaşamak arzusunda olduğudur”. Cumhurbaşkanı Sn. Talat’ın “ellerinden gelse bize oksijeni de kesecekler” tespitini es geçip Sn. Talat’ın “bütünleşme” hevesinden ve tek devlet, tek egemenlik gibi ilkeleri kabulünden yararlanarak bu yöndeki propagandalarına hız vermektedirler. Rum tarafı ile yapılan her teması, yabancı temsilciliklere,  “Türklerin bir arada yaşama arzusunun bir göstergesi” olarak takdim etmektedirler. Malûm birkaç Sendika liderinin kanımızı kurutan beyanları ve yaptıkları da bunların ekmeğine yağ ve bal sürmektedir. Kıbrıs Rum propaganda makinesinin pürüzsüz çalışabilmesi ve inandırıcı olabilmesi için bu tür yalanlara ihtiyacı vardır.
En son yalan haber 27 Temmuz tarihli Alithia gazetesinde yayınlandı. Ertesi gün de bu haberi Volkan gazetesinde okuduk. Haber şöyle: 1974 öncesi birlikte yaşayan Kıbrıslı Türk ve Rumlar geçtiğimiz Cumartesi köyde düzenlenen festival dolayısıyla  bir araya geldiler. Festivale katılan Çevre Bakanı Polinikis yaptığı konuşmada bir an evvel yaşayabilir ve işlevsel bir çözüm bulunması temennisinde bulundu. Kıbrıslı Türkler Rumlarla yeniden birlikte yaşamaları için Kıbrıs sorununa çözüm bulunmasıyla çok ilgilendiler ve çözümün evlerini, taşınmazlarını kaybeden herkesin kendi mallarına geri dönmesini öngörmesi gerektiğini de ifade ettiler!
Rum lideri Hristofyas da işlevsel ve yaşayabilir bir uzlaşma peşindedir. Aynı zamanda  “tüm göçmenler eski yerlerine dönebilmeli”  tezini savunmaktadır. O halde, yıllar önce hayatlarını kurtarmak, on bir yıllık baskıdan ve korkudan kurtulmak için Kuzeye göç eden insanlarımızdan birkaçı  “köyde festival var”  haberini alınca merak edip eski yerlerine gitmiş olabilirler. Rum propagandası için bundan daha iyi bir fırsat mı olur? Kullanıverdiler bu fırsatı.
Merak ettim ve araştırdım. Bu köyün nüfusu 1974’den önce ne idi?
1960 Nüfus Sayımına göre köyde 101 Türk ve 149 Rum yaşamaktaydı. 1974’e gelinceye kadar köyde kaç Türk kalmıştı?
Ve bunlardan kaç kişi bu köy festivaline gitmişti? Bilmiyorum. Ancak, Türklerin katıldığı her toplantıda Rumların araya sıkıştırdıkları “birleşme, bütünleşme, uzlaşma, göçmenlerin hakları, işgal”  gibi sözler karşısında ayağa kalkıp hakkını savunmayan, sessiz kalan her “nazik ve barışçı” Türk insanı Rum’un propaganda makinesine malzeme olduğunu bilmelidir. Rum propaganda makinesi bu tür fırsatı kullanarak Türk tezini ve haklı davamızı öğütüp un yapmakta ve dünyaya “Kıbrıslılar”  masalını pazarlamaktadır. Artık  bunu bilmeli ve bu oyuna gelinmemelidir.  Bu festivale katılmış olan kardeşlerimiz Rum Bakanın “İşlevsel ve yaşayabilir bir uzlaşma” çağrısının ne anlama geldiğini acaba anlamışlar mıdır? Çok merak ediyorum. 

Yazarın Diğer Yazıları