Bunda da rakibimiz yok

Ergun KAFTANCI

HER gün bir iş kazası...

     Özellikle ağır işlerde çalışanlar sürekli ölümle burun buruna...

     Çünkü çoğu, yaptıkları işin ehli değil...

     Acemiyken bile "Usta" diye çağrılıyorlar...

     Ne kötü teşvik!

     .........................

     Bir açıklamaya göre ülkemizde ağır işlerde çalışanların 350 bini belgesiz.

     Bunlara çalışabilir mi, çalışamaz mı diye bakılmamış...

     Belge aranmamış...

     İnşaatlar, tersaneler, fabrikalar ve taşeron firmalar ustalık belgesi olmayan işçilerle tıka basa dolu...

     Ehil olmayanların ürettikleri binalarda yaşıyoruz...

     Yollardan ve köprülerden geçiyoruz...

     Gemilere, otobüslere biniyoruz...

     Fabrikasyon ürünleri kullanıyoruz, ürettikleriyle besleniyoruz...

     ........................

     Geçen yıl ülkemizde, ölümle sonuçlanan tam 646 iş kazası oldu

     Hepsi, çalışanın ehil olmamasından ve yeterince iş güvenliği sağlanmamasından kaynaklanmış...

     Hayatını kaybedenlerin birkaçı dışında tamamı belgesiz işçi, yani

acemiyken usta sayılanlar...

     .........................

     Türkiye son 15 yılda Avrupa'da en fazla iş kazasının yaşandığı ülke...

     Belgesiz işçi çalıştıran ülkelerin en başındayız...

     ........................

     İşçi yüksekten düşüyor...

     İşçi makineye kapılıyor...

     İşçi toprak altında kalıyor...

     İşçi grizu patlamasında can veriyor...

     İş veren?

     Oh kekâ, o sadece devletle el ele vermiş, ölenleri seyrediyor!

 

*

 

Biraz dikkatle bakın

       FOTOĞRAFTA sol elinin işaret parmağı kırık gibi duruyor...

      Biraz daha uzatsa karşısındakinin gözüne sokacak...

      Pozisyonu, panik halinde olduğunu gösteriyor...

      ......................

      Nasıl olmasın; sosyal medyada herkes onu "Gidici" diye işaret ediyor...

      Siyasal kulislerde benzer fısıltı ayyuka çıkmış halde...

      Son grup toplantısında belli etti; liderliğini istemeyen çok...

      Bu eğilim de, hem parti içi, hem parti dışı odaklardan kaynaklanıyor...

      "Gidici" vurgusu bir temenni değil değerli okurlar, Beştepe'den gelen yüksek basıncın neden olacağı soğuk havanın ilk işareti...

 

*

 

Şampiyonluğa gidiyoruz

       BİZİM gazetede okudum...

      Uluslararası bir yarışta (!) ilk üçe girmişiz...

      Evet, kadına ve çocuğa karşı işlenen suçlarda dünya üçüncüsüyüz...

      ........................

      Dikkat ettim, son zamanlarda bu tür suçlarda artış var...

      Sebebini buldum...

      Anlaşılan psikopatlarla suça eğilimi olanlar, ülkemizi bu dalda da (!) şampiyon yapmaya uğraşıyor!

     

*

 

 Azıcık spor yapalım

      ENGİN İpekoğlu, eski kaleci...

       İzmir doğumlu ama herkes onu Sakaryalı zanneder.

       Bir dönem Sakaryaspor'un kaleciliğini yaptı o kadar...

       Beşiktaş ve Fenerbahçe gibi iki güzide kulübün takımında da oynayan ender futbolculardan biri...

       Bugün Adanaspor'un teknik direktörü...

       ...........................

       Adana'nın Süper Lig'e çıkmaya çalışan diğer kulübü ise Adana Demirspor, başında da Yılmaz Vural var...

       Kariyerinin zirvesinde bir teknik direktör. Ne yazık ki kulüplerin onunla, onun kulüplerle yıldızı bir türlü barışmıyor.

       Ancak camiayı beğendiği ve sevdiği için Adana Demirspor'a koşarak geldi; gelir gelmez de kollarını sıvadı...

       ..........................

       Geçenlerde Engin İpekoğlu ile arasında iki takımın rekabetine ilişkin atışma yaşandı...

       Sözlü bir didişme...

       Sporseverler "Bu didişmeye ne gerek vardı. Engin hoca Yılmaz hocanın kariyerine saygılı olmalıydı" diyerek tarafları barıştırmaya çalışıyor...

       Elbette spor adamları da hadlerini hudutlarını bilmeli!

 

*

 

Bize yakışmaz

     GEÇENLERDE Wolfgang Amadeus Mozart Avusturya'dan elektronik postama mesaj atmış, "Benim Türk Marşı'ma iktidar yasak koymuş, duydun mu" diye sormuş...

      Duymadım diye cevap verdim...

      .......................

      Yasak koyduklarını sanmıyorum...

      Türk'e ilişkin bazı yasakları koymaya çalışıyorlar ama henüz akıllarına "Bu marş çalınmayacak" demek gelmedi ki ülkemizde hâlâ Türk Marşı'nı çalmak da, dinlemek de serbest...

       Zaten ünlü birinin ruhunu muazzep etmek iktidara yakışsa bile milletimize yakışmaz!

       ......................

       İster misiniz yarın bir gün Leonardo da Vinci iki satır döşeyip heykel düşmanlığımızı lanetlesin...

       Leonardo da Vinci büyük İtalyan sanatkârı, ressam, heykeltıraş...

       Mozart ile aynı yıl dünyaya gözünü açmış...

       "Mona Lisa" ve "Son yemek" tabloları onun eseri...

       Rönesans'ta imzası ağırlıkta...

       ......................

       Kars'taki insanlık anıtını ucube diye nitelememiz ve yerle bir etmemiz gücüne gitmiş olabilir.

       Ya Kars belediye binasının girişindeki iki kadın heykeli...

       Dumlupınar Üniversitesi yerleşkesindeki heykeller...

       Adıyaman-Gölbaşı yolunun refüjüne dikilen "Beş eşek" heykeli

       Bitmedi...

       Ankara Resim ve Heykel Müzesi'nden çalınan ünlü ressamlara ait 300 tarihi tabloyu sahiplenememiş olmamız...

       Hepsi da Vinci'nin ruhuna azap vermiş olabilir...

       Yakında ondan da bir elektronik posta alırsam şaşırmayacağım!

 

*

 

BİR SÖZ

          KİTAPLARDAN önce, kendimizi okumaya çalışalım. 

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş