Buradan adalet çıkmaz...

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

8 Nisan’daki tufandan sonra Silivri dün son derece sakin. On binlerin yerini gönüllü nöbetçilerden oluşan bin beş yüz civarında izleyici almış. TBMM’de meşhur 4’üncü paket görüşmesi olduğu için CHP’yi temsil eden 18 milletvekili gelebildi. Genel Başkan Yardımcıları Bülent Tezcan ve Umut Oran’ın önderliğindeki heyette hukukçu milletvekilleri ağırlıklıydı. Birgül Arman Güler, Melda Onur, Mevlüt Arslanoğlu, Recep Gürkan, Nur Serter, Engin Altay, Engin Özkoç, Kazım Kurt, Bület Kuşoğlu, Gürkut Acar, Mahmut Tamar, Ali Özgündüz, İlhan Demiröz, M.Siyam Kesimoğlu, Ramiz Topal ve Süheyl Batum’dan oluştu heyet. Beş yıldır süren duruşmalarda gazeteciler ve milletvekilleri müdahil avukatlar için ayrılan bölümde oturup, sanıklarla göz teması sağlayabiliyordu ancak 8 Nisan’da seyirci tribününe gönderilmişlerdi. Dün de heyet söz konusu karardan vazgeçmedi. CHP İzmir Milletvekili olan değerli meslektaşımız Mustafa Balbay “Madem öyle Milletvekili ve gazetecileri görebilmemiz için dürbün temin edin” sözleri ile ironi yaptı. Beklenilenin aksine duruşma başladığında gerginlik yaşanmadı CHP milletvekillerinin “bugün, kaç fezleke daha hazırlanır” tahminleri öğleye kadar tutmadı. Fakat mahkeme heyeti usul hakkında söz alan tutuklu sanıkların konuşmalarını sık sık kesip, mikrofonları kapatarak kısıtlamış oldu.

 


***

 


Çiçeği burnunda hukukçu adayı olduğum için ilk öğrendiğim şey “usul esastan önce gelir ilkesidir.” Tutukluluğunun beşinci yılını geride bırakan avukat Kemal Kerinçsiz, Türkiye’nin AİHM tablosunu özetleyerek her şeyden önce yargılama yerinin şehir merkezlerinde kolayca ulaşılabilir şartını hatırlattı. Aleniyet ilkesinin çiğnenmesi yanında cezaevi sınırlarında yargılamanın yapılamayacağını belirtti. Kerinçsiz, iddianameye göre 5 yıl boyunca 313. maddeden yargılandığını ancak savcının esas hakkındaki mütalaasında ise 312. maddeden suçlandığını, söz konusu 2 maddenin niteliklerinin değişik olduğunu, dolayısıyla mütalaanın peşin olarak yok hükmünde sayılmasını, yargı heyetinin mütalaayı ret etmesini istedi.

 


***

 


Duruşmaya damgayı vuran isim Turan Özlü idi. TBMM Araştırma Komisyonu’na bilgi veren istihbarat eski daire başkanı Sabri Uzun’un “Benim gördüğüm şemayla bu şema çok farklı. Ülkenin ve insanlarımızın kaderiyle oynanıyor” sözlerini hatırlattı. Her türlü gizli tanığın dinlenmesine rağmen Emekli Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner ve Kuvvet Komutanlarının salonda hazır bulunmasına rağmen dinlenmediğini, MİT Eski Müsteşarı Şenkal Atasagun’un tanıklık talebinin usulsüzce ret edildiğini vurguladı. Özlü “Yıllar önce Karen Fogg, ‘Türk tarihi ile baş edemedik’ demişti bu davanın adını özellikle Ergenekon koyarak Türk varlığını hedef aldılar. ‘Türk milliyetçiliğini ayaklarımın altında çiğniyorum’ sözü aslında Türk milletinin çiğnenmesidir. Türk milletinin Türk kavramının anayasa dışına çıkarılma operasyonudur. Bu dava İstiklal Mahkemelerinin intikamı davasıdır Başbakan sık sık İstiklal Mahkemeleri unutulmasın diyerek, esas amacı ortaya koymuştur” diye konuşurken mahkeme heyeti mikrofonun sesini kıstı.

 


***

 


Esas hakkında o kadar çok hata var ki say say bitmez. En barizi ise tutuklu sanıklara yasaya göre mütalaa için itiraz hakkı verilir, nitekim verilmeye başlandı. Ancak duruşma yasağı olan Doğu Perinçek ve Veli Küçük gibi isimler bu haktan mahrumlar. Silivri’nin hukuk savaşçılarından Av. Zeynep Küçük esas hakkında mütalaanın iddianamenin kes yapıştır olduğunu vurguluyor. İddianamede savcı “Gizli tanık 9 ile Osman Yıldırım birbirinden habersiz dosyada kısıtlama olduğu halde aynı ifadeyi vermiştir” diyor. Duruşmalar devam ederken gizli tanık 9 ile Osman Yıldırım’ın aynı kişi olduğu ortaya çıktı ancak savcı esas hakkındaki mütalaada aynı satırlara yer veriyor bunun mahkemeyi yanıltmaya kalkışma suçunu işlediğini dolayısı ile savcının ağır cezada yargılanması gerektiğini belirtiyor. Zeynep Küçük’ün asıl iddiası ise Danıştay cinayetinin bu davaya yıkılarak gerçek katil ve sorumlularının gizlendiği yönünde.

 


***

 


CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan “Bu mahkeme, duruşma yapmak yerine çatışma yapıyor, delili sahte, tanığı gizli mahkemesi özel, karar da hüküm de çok önceden verilmiş, usulü bile yerine getiremiyorlar buradan adalet çıkmaz” sözleriyle manzarayı resmetti.
Silivri notlarına devam edeceğiz...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları