Burun farkıyla yırttılar

Selcan TAŞÇI

Sinan Çetin, TBMM’nin kuruluş yıldönümünde kürsüye çıktı ve  PKK’lı teröristler için “Orada ölen çocuklarımızın hepsinin üstünde Türkiye Cumhuriyeti hüviyeti var. Biz kendi çocuklarımızı öldürüyoruz” dedi; “plato”sunda TRT’ye dizi, şov vs. yetiştiremez oldu.
Hakan Şükür, “DGM’de ifade vermem ve sorgulanmam yeni Anayasa’ya ”evet“ dememde temel teşkil etti” dedi; ve o kamu televizyonunda en az konuşup en çok kazanan! futbol yorumcusu...
Orhan Pamuk; “Bu topraklarda 30 bin Kürt ve 1 milyon Ermeni öldürüldü” dedi Nobel’i kaptı... “Evet” oyu vereceğini açıkladı; yeni kitabının PR çalışmasını yandaş medya devraldı.
Lale Mansur, polise taş atan çocukları savundu, ilk kucak açan Başbakan oldu!
Sezen Aksu, rivayete göre iki tek attıktan sonra Başbakan’ı aradı ve “Açılımın karşısında duranları iki cihanda lekeli ilan ediyoruz” dedi. Dünya Basketbol Şampiyonası’nın assolisti oldu! Şampiyona demişken; Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel, milli takımın -verdikleri demeçlere dayanarak söylüyorum- millet sevgisiyle dolu sporcularına “12 Eylül’de çifte zafer” hedefini koydu, son görüldüğü yer Başbakan’ın şefkatli kollarının arasıydı!
Belçİm ErdoĞan ”Kürdistan’da film çekmenin onur verici olduğunu“ söyledi. Eşi Yılmaz Erdoğan, güvercin kanadına mektup yazıp Hürriyet aracılığıyla PKK’lılara yolladı, Başbakan “Keşke böyle girişimler devam etse” dedi ve tecrübelerinden faydalanmak için kendisini kahvaltıya davet etti... Ha bu arada ailenin gelini twitterda ülkesi için endişelendiğini yazınca Cumhurbaşkanı’nın oğlunca geri püskürtüldü... Kardeş Erdoğan ailelerinin üzerine düşen bu gölgeden kurtulmak için acilen Zaman’a “evet” oyu vereceğini açıkladı. Eh haliyle Dünya Şampiyonasının açılış gecesinde o da sahnedeydi!
Bir de burnu hokka gibi olmayan, nereye soksalar birilerine batan arkadaşlar var tabii...
FazIl Say, iktidar yağcılarına yüz vermedi; şimdi kendine Emre Aközlerin Mehmet Altanların olmadığı bir gezegen arıyor.
Ferhan Şensoy; tiyatrosunu ayakta tutmak için ter döküyor; keza Müjdat Gezen...
Demem o ki; burnunu nereye sokağacağını bileceksin arkadaş... Burnun temel işlevinin “koku almak” olduğunu unutmayacaksın; koklayacaksın; Bıcak parayı, gücü, forsu...
Ha bu arada; aşağıda Yalçın Doğan’ın, Melih Aşık’ın, Mehmet Y.Yılmaz’ın eleştirilerine hedef olan Orman Bakanı; “tarih doktoralı inşaatçı”!

+++++

Vah Veysel Eroğlu vah
Yılmaz Erdoğan, Hülya Avşar, Kenan Işık, İzzet Günay, Mustafa Altıoklar, Şerif Gören, İzzet Günay, Özcan Deniz, Ediz Hun, Cem Yılmaz, Şener Şen, Kenan İmirzalıoğlu, Yeşim Ustaoğlu, Mehmet Aslantuğ, Kerem Alışık, Demet Akbağ, Can Gürzap, Göksel Arsoy, Derviş Zaim, Meltem Cumbul. Adını burada anamadığım pek çok sinema sanatçısı, yönetmen, senarist “bilmedikleri konuya burunları sokuyor”. 
Hangi konuda? Kürt sorununda.

Dizi dizi sanatçı
İbrahim Tatlıses, Arif Sağ, Sertap Erener, Demet Akalın, Seda Sayan, Ferdi Tayfur, Zerrin Özer, Funda Arar, Zekai Tunca, Safiye Soyman. Adını burada sayamadığım pek çok ses sanatçısı da, diğer sanatçılar gibi, “bilmedikleri konuya burunlarını sokuyor”.
Hangi konuda? Kürt sorununda.
Sanatçıları ve kadınları ve sivil toplum örgütlerini bilmedikleri konuya burunlarını sokturan kim?
Başbakan Tayyip Erdoğan.
Düzenlediği kahvaltılı toplantılarda, sanatçılardan Kürt açılımına destek istiyor ve devam ediyor:
“Sanatçılarımız engin yürekleriyle ülkemizin meselelerine el atsın, elini taşın altına koysun.”
Bergama’daki antik kent Alliaoni yapılacak baraj nedeniyle sular altında kalacak. Çeşitli kuruluşlar ve bu arada Tarkan buna tepki gösteriyor, Alliaoni’yi kurtarmak üzere kampanya yürütüyor.
Çevre Bakanı Veysel Eroğlu Tarkan’a fena halde içerliyor: “Herkes bilmediği konuya burnunu sokarsa çok yanlış olur. Ben onun sanatıyla alakalı bir şey söylemiyorsam, onun da baraj ve tarihi eserle ilgili konuşması fevkalade yanlıştır. Dünyanın hiç bir yerinde yoktur.”
Çok uzağa gitmeye gerek yok. Demek ki, dünyada varmış, hem de, Bakan Eroğlu’nun yanı başında. Hem de Başbakan Erdoğan öncülüğünde. Eroğlu’nun bilmediği konuya burnunu soktuğu belli, çünkü dünyanın her yerinde ressamından balerinine, sinema sanatçısından sahne sanatçısına, heykeltraşlardan yönetmenlere kadar sanatın her türünde uğraş verenler ülke ve dünya sorunlarına el atıyor.
Başbakan “sanatçılarımız engin yürekleriyle ülkemiz meselelerine el atsın” diyor, Tarkan el atıyor, Çevre Bakanı “burnunu sokma” diyor. Çevre Bakanı Eroğlu Başbakan Erdoğan’ı fena halde tekzip ediyor. Her konuda tepkisini eksik etmeyen Erdoğan, “Bakanıma” bakalım nasıl bakacak?                       
* Yalçın Doğan / Hürriyet

+++++

Demokratlıkları buraya kadar
AKP zihniyetindeki bir iktidardan, demokratik bir kamu yönetimi çıkacağını zannedenler Çevre Bakanı Veysel Eroğlu’nun Tarkan’a verdiği yanıtı okumuş olmalılar. Bundan da kendilerine bir ders çıkarmadılarsa, söyleyebilecek bir söz yok demektir.
Tarkan, Allianoi yıkıntılarının Yortanlı Barajı’nın suları altında kalacak olmasına hayıflanıyor.
Tarihi değerlere ve çevreye duyarlı herhangi bir vatandaşın kullanabileceği bir hakkı kullanıyor.
Buna karşılık Bakan Eroğlu’nun yanıtı şu:
“Sanatçı arkadaş sanatıyla ilgilensin, herkesin bir ihtisası vardır. Herkes bilmediği bir konuya burnunu sokarsa çok yanlış olur. Ben şimdi kalkıp da onun sanatıyla alakalı bir şey söylesem ne derece yanlış olursa, onun da bir baraj ya da tarihi eserin korunmasıyla ilgili söyleyeceği şey fevkalade yanlıştır. Bunlar doğru değil. Dünyanın hiçbir yerinde de yoktur. Bilim adamları karar verir ne yapılacağına, ona göre yapılır.”
Siyasette “seçkinci anlayışın” bu en kaba örneği de gösteriyor ki beylerin demokrasi anlayışı buraya kadar!
Kendileri siyasetçi oldukları için her şeyi biliyorlar bu yüzden de konuşmaya sadece onların hakkı var ve onlar ne derse o!
Bu anlayış bilinçlerine o kadar yerleşmiş ki, Başbakan’ın herkesi azarlayan tavrında da o var,  “bilen bilmeyen konuşmasın”  tutumunun altında da o var.
...Bakalım içlerinden bir tanesi bile Bakan’a  “Ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu” diyebilecek mi?
* Mehmet Y.Yılmaz / Hürriyet

+++++

Laga luga yapma durumu!
“Herkes bilmediği konuya burnunu sokarsa çok yanlış olur.” Çevre Bakanı Eroğlu’na ait bu sözler. Allianoi antik kentinin kumla kapatılmasına tepki gösteren Tarkan’a aynen böyle dedi. Okurumuz Ercan Düz, bizim aracılığımızla Veysel Bey’e soruyor: “Tarkan, Alianoi antik kentiyle ilgili değil de referandumla ilgili konuşsaydı... Örneğin, oyum evet deseydi Sayın Bakan yine böyle bir tepki verir miydi? Verirdim diyorsa, o zaman evet oyu vereceğini açıklayan Sezen Aksu, Lale Mansur, Halil Ergün vb. gibi sanatçılara aynı tepkiyi niye göstermediğini izah edebilir mi? Yoksa tepkisi sanatçıların sanat dışı konularda görüş beyan etmesine değil de AKP’nin hoşuna gitmeyen görüşler açıklamasına mıdır?”         
* Melih Aşık / Milliyet

+++++

‘Evet’ diyene de halı sererler!
Haber: AKP’nin Taksim’deki mitingine katılan bir grup, Cumhuriyet Anıtı’nın üstüne tırmanıp, Atatürk heykelinin eline “Evet” flaması tutturmuş.
Yorum: Eline tutturduysa, mesele yok. Ya cözüne celeydu?

* * *

Haber: Gaziantep’te 17 yaşındaki lise öğrencisi G. Ç, Gırgır dergisinden alınmış bir Tayyip Erdoğan karikatürü ile “Gençlik HAYIR diyor” baskılı tişört giydiği için polis tarafından gözaltına alınmış.
Yorum: Bıraktılarsa mesele yok. Ya dövselerdi?

* * *

Haber: Oy pusulalarında “Evet” ak zemin üstüne yazılarak çekici, “Hayır” kahverengi zemine basılarak itici kılınmış.
Yorum: İticilik sadece renkliyse mesele yok. Ya kokulu da olaydı?

* * *

Haber: TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner, Başbakan Erdoğan’ın “Bitaraf olan bertaraf olur” sözlerini tehdit olarak algılamamış.
Yorum: Öyleyse mesele yok. Ya algılasaydı ne yapardı, acaba? Kafa mı tutardı?

* * *

Fıkra: Ağanın yokluğunda mülkünü basan haydutlar, köyü bekleyen birkaç korucuyu öldürmüş, evleri talan etmiş, ağanın karısı dahil tüm kadınları kaçırmış, hepsinin ırzına geçmiş, sevgili okurlar.
Ağa köye döndüğünde öfkeye garkolmuş, karısını da pek severmiş; takmış adamlarını peşine, iz sürmüş, bulmuş haydutları, hepsini kılıçtan geçirip hem kadınları kurtarmış, hem de çalınan malları. Karısıyla baş başa kaldıklarında sormuş: “Sana da bir şey yaptılar mı hatun?” Hanım, başını eğmiş: “Yaptılar ağam. Ötekilere ne yaptılarsa bana da yaptılar.”  Ağa deliye dönmüş: “Sen kim olduğunu söylemedin mi? Ağanın karısıyım demedin mi? Buna rağmen mi dokundular?”
Hanımın boynu iyice bükülmüş: “Söyledim Ağam, söyledim. Benim altıma halı serdiler, ötekileri toprak üstü hallettiler...”
Yorum: Hayır diyen için mesele yok! “Evet” diyene de zaten halı sererler...
* Mine Kırıkkanat / Vatan

+++++

Erkek papatyalar ve AKP laleleri...
Turgut Bey’in eşi Semra Hanım; dönemin yandaş siyasetçilerinin, işadamlarının, önemli bürokratlarının eşlerini yanına almış; çalışıyor. İstanbul sosyetesinin önde gelen isimlerinin de yer aldığı Semra Hanım çevresindeki bu ekibe ‘Papatyalar’ diye isim takılmış durumda. Muhalefet, bu papatyalarla dalga geçiyor. O sıralarda Nilüfer de bir şarkı söylüyor. Şarkının sözüne bakar mısınız:
‘Geç canım geç bunlar boş şeyler
Hoş gelir insana boş şeyler Aldatır papatyalar seni Çok üzülürsün sonunda’ 12 Eylül darbesinin mirasçısı Turgut Özal, bu şarkıdan alınır... Nilüfer’in sesi bile kısılmaya çalışılır.

* * *

Şimdi, yeni papatyalar türedi. Bunların çoğu erkek. Bunlar; iktidar kendilerinden bir şey istemese bile; düşünüp taşınarak iktidara nasıl hizmet edeceklerini buluyorlar. Bakın eski sosyal demokrat Haluk Özdalga’nın tavrına ne demek istediğimi anlarsınız. Ne demiş atalarımız, ‘Sonradan olmanın Müslümanlığına derman yetmez.’ Sonradan olma AKP’linin AKP’liliği ile kimse boy ölçüşemez. Televizyonlarda ‘evet!’ diye bağıranlar bu erkek papatyalardır. Eğer bunlara papatya demek size göre papatyalara saygısızlık oluyorsa; buyurun AKP laleleri deyin. Aman ha, bu laleler ile o güzelim Azeri türküsündeki ‘laleler’i aynı zannetmeyin...
* Rıza Zelyut / Güneş

+++++

Trilyonluk ‘yiğitler’e hesap sorulsun
Haa, “efendim insanların villasıyla, parasıyla uğraşmak bel altı vuruştur. Seviyeyi düşürmeyelim” diye yazan, ekranlarda anlatan tayfaya da bir çift sözüm var:
- Yalnızca siyasetçiler değil, gazeteciler de sorgulanmalı!.. Kim hangi yalılarda, hangi konaklarda, hangi plazalarda, hangi vergisi ödenmiş kazançla oturuyor? Örneğin hangi “yiğit” çocuk, 5 trilyonu aşan banka kredisiyle çifter çifter evler alıp akıl almaz yükseklikteki aylık ödemeleri yapabiliyor?..
Hiç kuşkunuz olmasın, bunların tümü, isimleriyle, yedikleriyle, içtikleriyle, bağlandıkları “duygusal” kapılarla birlikte mutlaka ama mutlaka sergilenecek..
- Gazeteciliği “uşaklık” la karıştıranlar mutlaka hesap verecek...
* Ümit Zileli / Cumhuriyet

+++++

Borsa gibi bir şey...
Devletle bir işiniz mi var... Eviniz kaçak yapı mı?.. Uyuşturucuyla başınız dertte, polis sizi görmesin mi istiyorsunuz?.. Ormanı mı kapattınız?.. Siciliniz mi kirli?.. TRT’den program mı kapmak istiyorsunuz?.. İktidarın uçaklarına sizi bindirmelerini mi bekliyorsunuz... “Bertaraf” olmaktan mı korktunuz?... Hemen “Evet”e sarılın...
“Evet” bugünlerde; arsa oluyor, konut oluyor, araba oluyor, iş oluyor, para oluyor, ihale oluyor, avanta oluyor, para-pul oluyor... Bu ülke rezaletler içindeyken, bir kez olsun “Hayır”ını duymadığınız insanların, şimdi “Evet”lerini duymanız bundandır...  
* Bekir Coşkun / Habertürk

+++++

Sırrını çözen varsa tenezzül buyursun...
Yaşını başını almış beylerin yahut hanımların ellerinde cep telefonları ile “Şu anda feşmekân restoranda tazakkum ediyorum, şimdi tuvalete gittim, taharetlendiğim sırada filâncanın da yanımdaki bölmede def-i hâcet ettiğini farkettim. Bakalım ellerini yıkayacak mı?” misali şakır şakır yazıp gönderdikleri mesajların hikmeti nedir? Şöhrete doymamak mı dersiniz, tatminsizlik mi? Bu işin sırrını çözen varsa tenezzül buyursun, bendenizi de aydınlatsın!
* Murat Bardakçı / Habertürk

+++++

MİNİ YORUM
Karaoke...
Kanal D’nin yeni dönem tanıtım filmi pek sükse yaptı. Dizi, şov, haber sunan yapan kim varsa almış eline mikrofonu bağırıyor: “Haykıracak nefesim kalmasa bile; ellerim uzanır olduğun yere!..” Madem böyle bir feryat-figan, yakarış mesajıyla açıyor yeni sezonu Kanal D, hiç öyle garnitüre filan ihtiyaç yoktu; doğrudan Aydın Doğan ve kızları söylemeliydi şarkıyı... Belki “serenad” romantizmine dayanamaz, nefes borularına soktuğu korkulukları geri çekme kararı alırdı iktidarın başı!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş