Bush'un Bağdat'taki veda finali

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Dünya ile beraber Türkiye’mizde de 16 yaşındaki bir gencin polis tarafından öldürülmesinden başladığı zannedilen olaylar komşunun başını fena halde ağrıtıyor. Ama kazın ayağı Yunanlı Niko ile Gaziantepli Ayşe’nin aşkına hiç benzemiyor. Onlardan yolunu bulan gazeteciler gündemde kalmanın bedelini AB yalakalığıyla ödeyen malum siyasiler, Yunanistan’daki olayların gençlerin daha fazla demokrasi istekleri olduğu masalını anlata dursunlar. Hatta Yunanistan AB’ye girdiği için kişi başına düşen milli gelir bilmem kaç dolar artıp Türkiye’yi geçti yalanlarına da devam etsinler. Ama Yunan’ın genci uyanmış. Gelecekten umut göremiyoruz, diye bas bas bağırarak, küresel emperyalizme baş kaldırıyorlar. Yöntemleri 68 kuşağının sosyalistlerini andırıyormuş ne gam. Elin oğlu ülkesindeki işsizliğe, haksızlığa, ekonomik sömürgeye başkaldırarak, tam bağımsızlık ve adalet için günlerdir sokaklarda. Bizdeki basına uluslararası ajanslardan yansıyan haberlerde, polislerin silahlardan arındırılması haberleri yazılıyor. Ama Yunan gencinin en son isteği o. Onlar başta üç otuz liraya özelleştirilen şirketleri istiyor. İşten atılan işçilerin geri alınmasını, yapılan haksız zamların mutlaka çekilmesini, bankaların faizleri indirmesini, ABD dayatmalarından vazgeçilmesini, devletin bütün vatandaşlarını sosyal güvenlik şemsiyesine davet etmesini, gümrük birliğinden çıkılmasını, para birimi euro’nun terk edilmesini, global tefecilerin yurtlarını terk etmesini istiyorlar. Kısacası, bir süre önce daldıkları AB rüyasından uyanmışlar.
Gelelim diğer komşumuza, Irak’ı işgal ederken ’Demokrasi ve insan haklarını tesise geldiklerini’belirten ABD’nin başkanı Bush’un veda ziyaretinde müthiş bir olay yaşandı. Gazetelerin ’Bulduğunu Yedi’ manşetiyle verdiği habere göre Iraklı gazeteci ülkesini ziyarete gelen Bush’a köpek hakareti ederek ayakkabılarını fırlattı.
Ortadoğu ülkelerinde ayakkabı, terlik fırlatma olayı geleneksel anlayışa göre kurşun sıkmaktan daha ağır bir vakadır.
“Veda ziyaretine geldin ha köpek al işte sonun bu” diye bağırıp ayakkabılarını peş peşe fırlatan gazeteci Muntazar El Zeydi’nin hedefinden kafasını eğerek kurtulan Bush’un pişkinliğine ne demeli. “Önemli değil, adamın derdi neydi anlamadım. Korkmadım da. Ama bilmek isterseniz ayakkabıları 40 numaraydı” diye işi espriye dökmesine rağmen, Bush’un korkudan zangır zangır titrediği kameralara yansıdı. Sırf bu yüzden Irak’taki işgal kuvvetleri komutanları, istihbarat şefleri ve hemen yanıbaşındaki Irak Başbakanı Maliki’nin sularının ısındığından eminim.
Bir ay önce kaçırılıp fidye ödenerek serbest bırakıldığı iddia edilen gazeteci için ise tıpkı hayali nükleer silah bahanelerinde olduğu gibi, hayali terör örgütleri gündeme getirilecektir. Hatta işin içine Şii-Sünni ayrımcılığı eklenerek yönetimde yeni tavsiyeler yapılacaktır.
2003 yılında başlayan işgalde ABD ordularını karşılarken, Saddam’ın heykellerini devirip, Saddam’ın fotoğraflarını terlikle dövenlerin arasında söz konusu gazetecinin olup olmadığını bilmiyorum. Ancak beş yıl önce Saddam heykellerine terlik fırlatanlardan hemen hepsinin Muntazar El Zeydi’nin yerinde olmak istediklerine inanıyorum.
Irak’taki gelişmeleri izlerken ister istemez, Türkiye’de art arda gösterime giren sinema filmlerini hatırladım. Pahalı reklamlarla halkı kandırarak seyirciyi sinema salonlarına çekenlerin, film senaryolarını nerelerden aşırdığı da ortaya çıktı.
Çok değil beş yıl önce ABD askerlerini çiçekle karşılayan, hatta çölde Conilerin postallarını öpenlerin sonunda onları terlik ve ayakkabı fırlatarak uğurlayacakları hangi sinemaseverin aklına gelirdi.
İki dönem ABD başkanlığı yaparak neredeyse dünyanın başına bela olan Bush için Beyaz Saray’da nasıl bir uğurlama töreni yapılacağı beni pek ilgilendirmiyor. Bush için veda finali Bağdat’ta biraz erken gerçekleşti. Bu muhteşem final ile bu film Oscar ödülünün şimdiden tek adayıdır.
Hürriyet gazetesinin “Bulduğunu yedi” başlığı çok anlamlıydı. Öyle ya misafirin umduğunu yiyeceği pek görülmemiştir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları