Bush'un suyu kaynadı

Altemur KILIÇ

Türkiye’de kazanlar kaynarken, medyamızda pek yazılmıyor ama ABD’de de kazanlar kaynıyor... Başkan Bush Avrupa’da afra tafra ile dolaşıyor,  ama asıl onun suyu kaynadı gibi...
4 Kasım 2008’de yapılacak Başkanlık Seçiminde aday olamayacak ve Anayasaya göre 20 Ocak 2009’da yerini yeni seçilen Başkana bırakacak... Yani o zamana kadar, Amerikan siyasi deyimiyle  “topal ördek” ... ama aslında  “ağır yaralı ördek”
Büyük vaatlerle göreve başlayan George W. Bush arkasında Amerika, dünya ve Orta Doğu için inanılmaz bir dehşet tablosu bırakıyor. Aslında bu icraatından dolayı Amerikan Kongresi tarafından yargılanıp azledilmesi  “impeach”  edilmesi için çok gerekçe var... Hatta Harp Suçlusu olarak yargılanıp cezalandırılması için! Ama bugünün dünya nizamında hakkında somut delillere dayanacak bir iddianame hazırlayacak savcı-savcılar ve onu yargılayacak ’Yüksek Mahkeme’nerede? Birleşmiş Milletler mi?  Lahey Adalet Divanı mı?   “Doğrucu Davut”; ahlak özgürlük vb. diye ahkâm kesen AB mi? Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi mi?  
Ancak, şu sırada torunlarını ziyaret için Amerika gazete ve televizyonlarında Bush’un, ABD’nin ve Amerikan Ordusunun özellikle Irak ’ta, yaptıklarından ve yapmakta olduklarından dolayı kamuoyunda,  sivil toplum kuruluşları, kadınlar ve emekli Generaller tarafından,  Bush’un ve  “New Con”  (Yeni Muhafazakârlar)  “çetesinin” , Amerika’nın itibarına verdiği zararlar, Amerikan Ordusunun ağır kayıpları, Irak’ın Saddam zamanından çok daha kötü hale düşürülmesinden ve binlerce masum Iraklı’nın öldürülmesi,  ülkenin tarihinin tahrip edilmesinden, ölmesinden ve El Garaip Cezaevi’nde ve Guantanamo’daki işkencelerden dolayı ateş altına almışlar... Kadınlar, bir taraftan kendi eş ve çocuklarının nahak yere öldürülmelerinden şikâyet ediyorlar - diğer taraftan da yerlerinden, yurtlarından edilmiş ailelerin durumunu ortaya koyuyorlar! Bir General açıkça söylemiş: “Bu suçlar Nazilerin yaptıklarından az mı?”
Ve ne için? Hatırlatalım: Bush Irak’a, Saddam’ın, El Kaide terör örgütüyle işbirliği yaptığı, elinde nükleer silahlar olduğu iddiası ve demokrasi getirmek -onları  “Saddam’ın zulmünden”  kurtarmak gerekçeleriyle saldırmıştı- bütün bu iddialar yalan çıktı ve Iraklılar Saddam dönemini mumla arıyorlar ve Iraklı direnişçiler ,  “kurtarıcılarına”  karşı özgürlük mücadelesi veriyorlar...
Bu ahlaksız saldırı Irak Devletini ve milletini birleştireceği yerde böldü... Amerikalılar mecburen çekilince, Irak, kaçınılmaz olarak üçe bölünecek! Belki Bush’un da Büyük Orta Doğu projesine göre amacı buydu ve petrollerinin sadık muhafızı olacak “Kürdistan’ın” kurulmasıydı... Ama ABD Ordusu nereye çekilecek?  Kuzey Irak’a ve Bush yönetimi değişince de Demokratlar iş başına gelse de Amerika, bu bataklıktan kurtulamayacak!
 Ya Bush’un Türkiye’ye verdiği Türkmenlere verdiği zararlar? Ya PKK ile mücadelemizi önlemesi, ya askerlerimizin başına geçirilen çuvallar? Aslında bizim de Bush ve avanesinden bunların hesabını sormamız gerekir!
 Aramızdaki, ABD ordusuna saldırı için geçit vermemizi sağlayacak  1 Mart Tezkeresi geçseydi,  “Türkiye için iyi olurdu- Kuzey Irak’ta olurduk” diyenlere sormak gerek: Bırakınız bizim Kuzey Irak’ta olmamızı, Amerika bütün entrikalarıyla güneydoğumuzda olur ve bir daha da oradan güç çıkardı. Ama geçit verseydik, hele  “Koalisyon Kuvvetlerine”   birlik verseydik, bu cinayetlere biz de ortak olurduk! Bizi Allah kurtardı.
Bir aklıevvel - İsmet Berkan-  “Darbelerin tarihçesini”  yazarken ve bazı emekli generalleri  “darbecilikle” suçlarken,  onların mesela Aytaç Yalman Paşa’nın tezkereye karşı olduğu için  “müdahale” düşündüklerini yazıyor-  Bizi Allah, onları Meclis’teki vatanseverler kurtardı! 

------------------
NOT- Muvazzaf emekli subaylar saldırı altındalar - TSK’nın “kendilerine” sahip çıkması lazım! 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş