Bütün komşularımızı kaybettik

A+A-
Afet ILGAZ

Suriye Dışişleri Bakanlığı’ndan Tayyip Bey’in sözlerine verilen cevap ne yazık ki, yazmaktan üzüntü duyuyorum ama; tam bir  “ağzının payını vermek”  idi.
Tayyip Bey bir iftar yemeğinde  “sabrımızın taştığını”  falan söyledi. İyi de Suriye’deki demokratikleşme bizi neden bu kadar ilgilendiriyor? Hatta Suudi’leri neden bu kadar ilgilendiriyor? Suriye’de kadınlar araba sürmeye başladılar mı? Yani yanlarında bir erkekle değil, yalnız araba sürmeye başladılar mı? Beni ilgilendirmez bu aslında. Belki kadının, yanında bir erkek olarak araba sürmesi daha emniyetlidir, sormak istediğim şu; şimdi bu ülkeye demokrasi mi geldi?
Suriye verecekleri cevabın en az bizim restimiz kadar sert olacağını söyledi. Dikkat ediyorum, gücendirdiğimiz komşuların hiç biri öyle alttan almaya falan kalkışmıyorlar. Azerbaycan da öyle yapmıştı. Hani Ermeni açılımı yapacağız diye onları da üzmüştük ya; bayraklarını maçta toplatıp çöp sepetine koymuştuk ya, hani Cumhurbaşkanımız onların Cumhurbaşkanıyla maç seyretmeye gitmişti ya, sonra ne oldu? Daha yeni, Sarkisyan Ermeni gençlerine:
“Karabağ’ı biz aldık, Ağrı’yı da siz alın”  dedi.
Beyrut’tan da bir uyarı geldi. Lübnanlı siyasetçi Nâsır Kandil, Başbakanımızın, Suriye barışını arkadan hançerlediğini yazıyor. Bu  “İki halk arasına nefret tohumu ekmek, kanlı bir süreci yeniden başlatmak anlamına gelir” diyor. Türkiye’nin desteklediği muhalifleri de eli kanlı çapulcular olarak nitelendiriyor. Bu arada, Suriye’den sözde  “kaçan” kadınlara bizim sınırlarımızın içinde tecavüzler uygulandığı da haber oldu. Eli kanlı çapulcular ise sivil halkı ve güvenlik güçlerini katletmiş ve cesetleri Asi Nehri’ne atmışlar. Parçalayarak ve kepçelerle. Toplu mezarlar ve diri diri gömmeler ayrı!  “Bir ara bölgenin yeni Nâsır’ı olarak pohpohlanan Erdoğan’ın, Cumhuriyetin komşularla kurduğu barış sürecini yıktığını”  da sözlerine ekleyen Kandil, Erdoğan’a Orta Doğu’nun kapılarının kapandığını söylüyor. Ülke içi siyaseti dışa vuruyormuş ve TSK’ya yönelik tavrından bu anlaşılıyormuş. Büyük devlet olmanın yüksek çıkarlarını halkının onayı olmadan böylesi maceracı girişimlerle harcayanlar siyaset sahnesinde uzun ömürlü olamazlar. Erdoğan artık ikinci lige düşmüştür. Bölgede rolü bitmiştir. Türk halkı bu  “Zül” ü ne kadar taşır, göreceğiz.
Lübnan’dan gelen ses böyle.


Erdal Sarızeybek’in bedduası

İnternette Erdal Sarızeybek’in bedduası var. Adalet Bakanı’na ve iki savcıya  “Allah’ın gazabı üzerinize olsun”  diye sesleniyor, vatan için edilen duaların kabul olacağını söylüyor ve herkesi buna davet ediyor. İnanırım. Ben de her gün Fetih suresini okuyorum. Karışık zamanlarda okunurmuş.

Yazarın Diğer Yazıları