“Bütün ümidim gençliktedir!”

Hulki CEVİZOĞLU

Tekerrür ha?..   Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi, diyor şairimiz.
Tarihten ve yaşananlardan ders almayışımız bugünlere özgü değil tabii ki.
Türkiye’de, iktidarın halkın yüzde 50’sine sırt çevirmesi ve bunu övünç vesilesi yapması..
Mısır’da, Tunus’ta, Libya’da, Irak’ta, Suriye’de ve tüm bölgemizde yaşananlar..
Bunlar yeni değil.

 


*

 


Bakınız yaklaşık 50 yıl önce, 1960’lı yıllarda, Falih Rıfkı Atay neler yazıyor?
Kalemimi “Atatürk’ün kalemi”ne
bırakıyorum:

 

 

...Bizler 100 küsur yıldan beri Kurtuluş Savaşı içindeyiz.
Bu uğurda hepsi Türkiye’yi Batı medeniyet ve hukuk toplulukları arasına katmak davası ile türlü devrimler yapmışızdır.
Tanzimat gibi, 1877 ve 1908 demokrasileri gibi, 1946 demokrasisi, 27 Mayıs ve 1962 demokrasisi gibi.
Cumhuriyetten öncekiler ortaçağlı bir din devleti gölgesi altında sivil bir devlet ikizliğini gidermeyi düşünmeye cesaret bile edemediler.
Ortaçağımız 1923’e kadar devam etti.
Türkiye’nin dertlerinin neler olduğunu, kurtuluşun nasıl olacağını düşünerek Batı sistemini gerçek bir tek devrimci ve bir tek devrim gördük.
O devrimci Atatürk ve o devrim Atatürk’ün yaptıklarıdır.
Yazık ki, devrimciliği kendisi ile beraber gömülmüştür.

 


*

 


 

Atatürk devrimlerinin temeli layisizmdir. Toplumsal özgürlüklerdir.
İkisine de hıyanet ettik.
Biz bugün, hikâyelerini anlattığım 1908 Meşrutiyet havası içindeyiz.
Hâlâ davamızın bir medeniyet davası olduğunu kavrayamayanların kurbanlarıyız.
Bir defa vatanın yarısını kaybettik. Bir defa vatanın bütününü kaybettik. Battık.
Gökten Atatürk indi ve öyle bir kaos içinden çıktık.
Onun ölümünden 25 yıl sonra, 35.000 yobaz okulunda Türk çocuklarını koca imparatorluğu batıran zihniyetle yetiştiriyoruz.
Bir milletin aklını başına toplaması için Tanrı onu daha nasıl sınavdan geçirebilir?
Gençlere Atatürk’ü “vatan kurtarıcısı asker” olarak göstermek yetmez.
O, asıl devrimleri ile kurtarıcı
olmuştur.

 


*

 


Tarihimizde bizi uçurumun başından çekip kurtarıcı zaferler vardır. Ama hiçbiri, yeni felaketlere uğramaklığımıza engel olamamıştır.
Eğer biz Atatürk’e dönmezsek, demokrasi devrinin alçakça hıyanetlerini çiğneyerek, Atatürkçülüğü yeniden hâkim kılmazsak, milli kaderi oportünist politikaların pençesinden kurtaramazsak halimiz yaman olur!
1919’da “savaşçı yurtsever” çoktu.
Fakat büyük zafere inanışta, onu hazırlayışta ve gerçekleyişte Atatürk tektir.
Atatürk’ü seven, ona bağlanan, onu öğrenerek yetişen gençler, binlerce onbinlercesiniz.
Yarın sizindir.
Yeneceksiniz!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş