Büyük biraderlerin kulakları

A+A-
Altemur KILIÇ

George Orwell adlı İngiliz yazarının ünlü romanı: “1984”ü 1949’da kaleme almış, ileriki yıllarda dünyada olabilecekleri yazmış... Özeti: bir korku devletinde “Büyük Biraderin” herkesi-özel hayatları izlemesi, dinlemesi!.. O zaman -gençliğimde- bu kitabı okuduğumda kendi kendime, “olmaz böyle şey” demiş ama dehşet duymuştum!
Yıl 2010 ve Türkiye; 6 milyon kişi dinleniyor, en mahrem, hatta devletin kozmik odaları izleniyor! Hem dışarıdan hem de içerden... Teknoloji ilerledi!
Yabancı devletlerin casusluk ve fesat amacıyla Türkiye’yi dinlemeleri, bir yerde, kaçınılmaz...
Savaşta ve barışta “casusluk”, devletlerarası ilişkilerde, asırlardan beri, süregelen yöntem! Çinli strateji bilimcisi, Sun Tzıu  “casusluk savaşın kaçınılmaz aracıdır” der... Teknolojinin gelişmesiyle, uydulardan, her ortamın dinlenmesi, araçların plaka numaraları bile Washington’dan okunabilmesi, harcı âlem! Daha da kötüsü, bu yöntemler, kurumlara fesat karıştırmak -nifak sokmak için de kullanılıyor!
Fakat bu olayın, iç boyutu, çok daha vahim ve korkunç... Her ülkede telefonlar ortamlar suçluların takibi için, belli koşullarda, yasal kurallara göre, dinleniyor ve mahkemelerde, gizli tanıkların ifaları gibi delil teşkil ediyor. Ancak, bu kayıtların hele özel hayıtlara ait kayıtların, internet sitelerine düşürülmesi, hem olası değil hem de suç teşkil eder! Hele bu dinlemeler, silahlı kuvvetlerin içinden yapılırsa bu, “savaş halinde”  idamla cezalandırılacak bir suç...
Fakat şimdi Türkiye’de bu izleme ve dinlemeler, kontrolden çıktı ve “Ergenekon kapsamında” Türkiye, bir “Büyük Biraderler” Korku İmparatorluğuna döndü!
“Kapıları dinlemek” eskiden ayıptı: ve  “yerin kulağı vardır” derdik; şimdi yatak odalarını bile dinlemek, ahvali adiyeden!
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının tespitine göre, Türkiye’de şimdi ’istihbari’ dinleme kapsamında 6 milyon kişinin telefonları dinleniyormuş... Bu dinlemelerin hepsi yasal mı? Dinlenenlerin hepsi, suçlu ve sanık mı? 6 milyon aboneden çoğu, muhtemelen, hiç ilgileri olmadığı konular nedeniyle, fakat sureta, “istihbari” amaçla ama belki de “dinleyicilerin” merakı yüzünden dinleniyormuş... Hani o özel konuşmalardan ne keyif alıyorlardır!
Daha da vahimi  “Dinleme kapsamında” önemli devlet kurumları da var; herhalde Milli Savunma Bakanlılığı, Genel Kurmay ve Kuvvet Komutanlıkları da -hatta MİT de!
Kısacası; cin şişeden çıkmış- işin suyu çıkmış!
Bu kerteden sonra o “cin”, şişeye geri nasıl sokulacak?.. Bir söz vardır:  “Kapıları dinleyenlerin, kapıları da dinlenir”... Sonunda, balta döner, sapını da vurur... O  “cin”  -çıkaranları da, ilerde, mutlaka çarpar! Bu dinlemelere cevazveren - göz yuman ve istihbaratı kullanan
sorumluları da! Sonunda, kendi kazdıkları kuyuya düşerler!
İş o hale geldi ki “internette” telefonundan dinlediğini nasıl anlarsınız - veya buna karşı yöntemler konusunda bilgiler yayınlanıyor! Benim telefonlarım da herhalde dinleniyordur. Kimseden korkum yok; rahatça konuşuyorum ve içimi döküyorum- belki dinleyenlere bir faydası olur diye!
Ancak, her konuşmadan önce “dinleyene de dinletenlere de” diye ağzıma geleni, söylüyorum.
Bu, komedi olmaktan çıkmış, trajedi ve hatta facia olmaya dönüşmüş olaya “Tele kulak” deniyor. “Midas’ın Kulakları” ... Midas’ın eşek kulakları efsanesi aklıma geldi... Yalan söylediğinde, uzayan kulaklar!.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları