“Büyük Kürdistan’a hoş geldiniz” !

Altemur KILIÇ
Kurtuluş Savaşı esnasında ve hemen sonra “İstiklal Mahkemeleri” kurulmuştu... Allah’tan başka kimseden korkmayan, hatta hükümeti bile dinlemeyen, idam cezaları temyiz dahi edilemeyen bu mahkemeleri bugün, rahat koltuk ve köşelerden eleştirmek kolay ve mümkün... Hatta ben de babam Kılıç Ali’nin yargıçlarından olduğu Ankara İstiklal Mahkemesi’nin bazı kararlarını eleştiririm... Babam anılarında, İstiklal Mahkemeleri’nin Fransız İhtilal Mahkemeleri gibi olmadığını, kararların, deliller sabit olduktan sonra, adilane verildiğini savunur... Ancak,  neticede, mahkemeler milletin varoluşunun söz konusu olduğu ortam ve zamanda, Kurtuluş Savaşında vatan hainlerini, casusları, asker kaçaklarını yargılamış, cezalandırmış, savaşın kazanılmasında, önemli bir katkı sağlamıştı. Sonra da devrimlerin gerçekleştirilmesinde...
Bugün, özellikle Güneydoğu, Kürt sorunu kapsamında olanlara, bazılarının söz ve yazılarına bakarak, neredesin İstiklal Mahkemeleri diyesim geliyor... Eğer böyle Mahkemeler olsaydı, sanıkları mevhum Ergenekon “çetelerinde” değil, başka yerlerde, Atlantik ötesinde vb.. ararlardı!
Bugün böyle mahkemeler kurulması benim, belki de “genetik” hayalim... Fakat bugünkü gerçekler, tehlike ve tehditler, hayal mi?  Gerçek değil mi? Bölücülerin, bazılarının ihaneti, bazılarının geçmiş hükümetlerin gafleti yüzünden biz, “Terörle bir yere varılmaz” hayallerinde iken, “Büyük Kürdistan”ı şimdi fiilen ilan ettikleri bizim evhamımız mı?
Yıllar önce, Şah rejimi devrildikten sonra, Türkiye’ye sığınan İranlı generallere bölgedeki ordu komutanı, Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı sormuş: “Humeyni hareketinin farkında olmadınız mı?” diye... Generallerin cevabı: “Siz çiçekler gözlerinizin önünde büyürken fark edebilir misiniz?”
“Bölücülük” çiçeği yıllardır gözlerimizin önünde büyüdü. 1980’den sonra, PKK terörüyle dallar çiçek açtı... Ve şimdi önümüzde, kökleri içimizde ve de dışarıda, zehirli  kocaman bir ağaç “Büyük Kürdistan” Diyarbakır’da, Demokratik Toplum Kongresinde “Demokratik Özerlik” adı altında bayrağı ve dili ile fiilen ilan edildi. Ahmet (neden nasıl) Türk, Demirtaş, Baydemir’in vb.. şimdi ne kadar tevil ederlerse etsinler “Biz Türkiye’yi bölmek değil, birlikte yaşamak, kendi dilimizi istiyoruz” palavralarına bakmayın. Eğer Türkiye’nin “üniter ulus devlet” yapısı, “Demokratik Özerklikle” bozulursa Türkiye mi kalır?  Siz asıl bu adamların, artık açıkça “Kürdistan” demelerine bakın.. Benim bu adamlara sorum: “Sizler Büyük Kürdistan’dan vaz geçecek misiniz?” Açıkça mertçe, cevap versinler. Veremezler çünkü bu onların asıl amaçları, varoluş nedenleridir, Apo’nun 1984 manifestosunun gereğidir.
Bölücü Kürtçüler şimdi başka ülkelerden örnekler veriyorlar... Türkiye’nin, tarihimizin özel şartlarında başka ülkelerden örnekler vermek temelinden yanlıştır!
Geçmiş hükümetler bu gerçekleri maalesef göremediler yılanı baştan ezmediler, aksine ağacın dallarını, çiçeklerini suladılar. Ne hikmetse canlı bıraktıkları yılan şimdi, lüks hayat sürdüğü İmralı’dan, “Büyük Kürdistan” başkaldırısına komuta ediyor ve AKP iktidarı onunla pazarlık yapıyor, protokol imzalıyor...
Erdoğan’ın “açılımı, Kürtçülere açıkça yol verdi”.
Devlet büyüklerinin “TRT ŞEŞ”  Kürtçe yayınları başlarken ve yöreye gittiklerinde, Kürtçe konuşmaları, Ahmet Kaya’yı hep birlikte anmaları umut verdi.
İşadamlarımız, işkadınlarımız, herhalde Kuzey Irak’ta sonra da Büyük Kürdistan’da iş çıkarları için onlar gibi Kürtçe konuşuyor ve bölücülerle halay çekiyorlar..  Dahası var mı?
Güneydoğu’da, Belediye Başkanları Kürdistan bayrağını çekerken  yol tabelalarını Kürtçe yaptılar ve Büyük Kürdistan’ın yolunu gösterdiler.. Dahası var mı?.. AKP İktidarı bütün bu olanlar karşısında sessiz, tepkisiz. Çünkü seçimler var... Ama seçimleri kazansalar da, TC kalmamışsa neye yarar!
Üstüne üstlük Demirtaş “İki Dilli Hayat”  deyince sessiz kalanlar, TSK haklı tepki gösterince İktidar sözcüsü Çelik “Siz ne  karışıyorsunuz” demedi mi...
Bu ortamda, TSK etkisiz hale getirilirken, Taraf gazetesinin haberine göre, TSK terörü yok etmek için Kuzey Irak’a harekat yapmak istemiş ama AKP Hükümeti herhalde ABD’den icazet alamayınca bunu önlemiş... Böyle olunca bölücüler emin ve uygun adımlarla “Büyük Kürdistan” a doğru yürümezler mi?.. 
Evet; “Büyük Kürdistan”a hoş geldik!
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş