Büyük taarruz, artçı sataşmalar!

Altemur KILIÇ

“Büyük Taarruz”  Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un, 26 Ağustos’taki mesajıyla başladı. Hedef Türkiye’yi son günlerde artan fesatlardan, tehlikelerden ve açıkçası ülkeyi bölecek olan  “açılımdan” kurtarmaktı... 30 Ağustos’u bekliyoruz!... O gün Ankara’da olmayı, geçit resminde, Türkiye’nin her tarafından gelecek 60 Alay sancağını, gözlerim yaşlı selamlamayı ve Ordumun haşmetini görmeyi ne kadar isterdim. Sağlığım elvermediği için, maalesef Sayın Başkomutanımın davetine icabet edemeyeceğim... Ama gene orada olacağım! Alanya’daki apartmanımın balkonuna bulabildiğim en büyük Türk Bayrağını astım!
Ben, Orduma ölesiye bağlı bir kişiyim. Genlerimde, Ordu aşkı var;  “Güçlü bir Ordunun her alanda güçlü Türkiye olduğuna”  inanıyorum... Şırnak’ın Cizre İlçesindeki  “Şehit Yarbay Muammer Yüzsüren”  Kışlasının kapısındaki şu ibare, Türk Ordusunun anlamını ne kadar doğru ifade ediyor:  “Üzerimize kılıç çekilmedikçe, vatanımıza girilmedikçe, milletimiz cefa çekmedikçe, bizden kimseye zarar gelmez” .
Gerçek olan, olması gereken de budur. Hiçbir gerçek Türk, kendi ordusuna düşman olamaz! Milyonlarca vatandaşımın benim gibi düşündüğünden, hissettiğinden, eminim; öyle olmayanlar, İstiklal Marşı çalınınca, Alay Sancağını görünce, gözleri yaşarmıyor, en azından duygulanmıyorlarsa, onlarda muhakkak bir bozukluk, yozlaşma vardır!

Karşı taarruz
Başbuğ’un mesajından sonra şamarı yiyen malum “taraf” , bir afallama, bocalamadan sonra, artçı sataşmalarıyla, “karşı taarruza”  geçti. Önce, Cumhurbaşkanı ve Başbakan şehit yakınlarını, gazileri iftara davet ettiler ve  “üniter devletten” vazgeçmeyecekleri hususunda teminat vererek, onları teskin etmeye -bence kandırmaya- çalıştılar... Bu yazı yazılırken Başbakanın “Ulusa seslenişini” duymamıştım; herhalde, aynı temayı işleyecektir!

El bombası olayı
“Karşı taarruzun”, daha tehlikeli ve alçakça bir cephesi var... Malum gazeteler ve yazarlar, Elazığ’da, el bombasının patlamasıyla dört Mehmetçiğin kaza sonucu şehit olduğu haberine yapıştılar... Gerçekten feci bir kaza, acı bir olay. Tutuklanan Teğmenin söylediklerine gazetelerde yer verilmiyor... Gerçekler tamamiyle ortaya çıkınca, olay daha fazla anlaşılır, Teğmen hakikaten suçluysa, muhakkak cezalandırılır, ama aksi sabit olana kadar masumdur! 
Savaşlarda, çatışma koşullarında, hatta eğitim esnasında böylesine el bombası kazaları çok olmuştur... Okul arkadaşım, can kardeşim aslan gibi Faruk Gerede de, Yedek Subay okulunda böylesine bir kaza sonucu şehit olmuştu. Türkiye, muhakkak parlak bir Büyük Elçi olmaya namzet insanını kaybetmişti. Gerede, manga komutanı iken, el bombası eğitiminde öğrencilerden biri, bombanın pimini çektikten sonra donup kalmış, mandalı bırakınca da, Faruk oradaki diğerlerini korumak için kendisini, bombanın üzerine atmış, şehit olmuştu!.. O zaman kimsenin aklına TSK’yı kınamak gelmemişti... Anlaşılıyor ki amaç şu bağlamda, Zafer kutlanırken, TSK’ya gölge düşürmek, yıpratmak ve “açılıma” bir mesnet daha bulmak! 
Başbuğ’un mesajı üzerine, sağlı-sollu yazarlardan, dozları gittikçe artacak tepkiler geleceğini bekliyordum... Öyle de oluyor... Bu tepkilerin en ağırı “Taraf” gazetesinin manşeti idi: Türk Ordusunun Başkomutanına  “General İşine Bak” demek terbiyesizliğini, küstahlığını gösterdi... Bu sözler, müzmin Ordu düşmanlığından başka, bu adamların Türkiye gerçeklerinden ne kadar uzak olduklarını, TSK’nın asli ve yasal görevlerini anlamadıklarını kanıtlıyor... Kısacası, Türk Ordusunun  “işi” tüm AB orduları gibi, sadece hudutları dış düşmanlara karşı korumak, saray muhafızlığı yapmak değildir... Vatanın bölünmez bütünlüğünü savunmak, iç tehlikelere karşı savaşmak, “üniter” ulus devleti korumak, TSK’nın asli görevidir... Yıldönümünü kutladığımız zafer sadece Yunan ordusuna, emperyalizme karşı kazanılmış bir zafer değildi. Bu zaferin kazanılması; sonra da, devrimlerin gerçekleştirilmesi, TSK sayesinde mümkün olmuştur... Türk ordusu, T.C.’yi ve devrimleri, iç ve dış düşmanlara karşı korumaya devam edecektir!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş