Büyük Türkçü Zeki Velidi Togan'ı analım

A+A-
Sami YAVRUCUK

Büyük Türkçü Prof. Zeki Velidi Togan, 1970 yılının 26 Temmuz günü uçmağa varmıştı. Aylar yıllar ne çabuk geçiyor, üçgün sonra aramızdan ayrılalı otuz dokuz yıl oluyor.
Kendisi ile, 1944 Türkçüler davasından üç yıl sonra, aynı davanın sanıklarından Prof. Hüseyin Namık Orkun’un Ankara Bahçelievler’deki evinde tanışmıştım. O büyük bir ilim adamı olduğu kadar, faal bir siyasi yaşantısı olan çok yönlü Türk soylu liderlerdendi. Türk tarihinin dünyadaki sayılı uzmanlarından biri idi.
1950’li yıllarda Türk Milliyetçiler Derneği’nin tertiplediği, Türk Dünyası ile ilgili toplantılarda bizlere aktardığı bilgiler değişik ve çok yönlü idi. Bir toplantı vesilesi ile İstanbul’a geldiğimizde Hoca’yı Fatih civarındaki evinde ziyaret ettiğimizi ve Bükreş Üniversitesi tarih bölümünü bitirip doktorasını İstanbul’da veren eşi Nazmiye hanımın kahvesini içtiğimizi ve Hoca’dan zengin kütüphanesi hakkında iki oda dolusu kitapları görerek, bilgilendiğimizi unutamıyorum. Kızları İsenbike ve oğulları Prof. Subidey ile de, 1995 yılında Nazmiye hanımın cenaze töreninde tanışmıştık.
Zeki Velidi Togan 10 Aralık 1890 tarihinde Başkurdistan’ın Avulu köyünde köklü bir ailenin on çocuğundan birisi olarak dünyaya geldi ve Müslüman Türk örf ve adetleri içinde yetişti. Kültürlü bir ailenin çocuğu olan Zeki Velidi, Arapça, Farsça ve Rusça öğrenip hendese, Uluğ Beğ usulü astronomi, edebiyat ve belagat dersleri alıp her konudaki eserleri okuma şansına kavuştu. Babasının Medresesindeki kendi emeği ile açtığı kütüphaneyi de zenginleştirmeyi becerdi. Türk Dünyası’nın bütün neşriyatlarına ulaştı ve ilmi çalışmalar için Kazan’a gitti. Orada yerli ve yabancı eserlerle Türk Tarihi ile ilgili bütün eserleri okudu. Kazan Üniversitesi’nin Türk Tarih Cemiyeti üyesi oldu. Türkistan’a gidip, Ula’daki Osmaniye Medresesinde Türk tarihi ve edebiyatını okudu. Çarlık döneminde Kazanlıların Rus Meclisi Duma’daki baş temsilciliklerinin Petesburg’daki bürosunda görevlendirildiğinden, çok genç yaşta da siyasetin içine girdi.
1917 olaylarını yakından izlemiş ve Milli Başkent Hükümeti’nin Harbiye ve Dahiliye Bakanlığını yapmıştır. Lenin, Stalin ve Troçki ile uzun beraberliği olmuş fakat, anlaşmalara uymadıklarından araları açılmıştır.
Türkistan Milli Birliği’ni kurmak amacı ile, Asrahan’a, Bakü’ye, Türkmenistan’a geçip Enver Paşa ile görüştü. Sovyetlerin, Türkistan’a askeri kuvvet göndermeye başlamaları, Zeki Velidi’nin durumunu değiştirdi. Abdulkadir İnan’la beraber İran’a oradan Hindistan’a ve gemi ile Hicaz yoluyla İstanbul’a kadar geldiler. Vizeleri olmadığından Türkiye’ye giriş yapamayarak Marsilya yolu ile Paris’e ulaştılar. Berlin’de “Türkistan Milli Birliği”nin kongresini tertiplediler.
1925 yılında, T.C. eski Milli Eğitim Bakanı Rıza Nur’un Berlin’e gelmesi ve Türkiye’ye dönmelerini teklif etmesi durumu değiştirdi ve Zeki Velidi Togan “Telif ve Tercüme Heyeti, azalığına tayin edilerek İstanbul’a yerleşti. Bakanlar Kurulu Kararı ile T.C. vatandaşı oldu. Hamdullah Suphi Tanrıöver’le işbirliği yaptı ve Büyük Bozkurt Atatürk’ü ziyaret etti.
1932 yılında tertiplenen “Türk Tarih Kongresi”ndeki konuşması yedi yıl yurt dışında kalmasına ve 1944 Türkçüler Davasında da onyedi ay hapis yatmasına sebep olmuştu.
Prof. Zeki Velidi Togan Hoca, Türk Bilimini ve Türk Tarihçiliğini dünya ölçüsünde temsil etmiş bir Türkçü ilim adamı olarak yaşamış ve 26 Temmuz 1970 de uçmağa vararak Karacaahmet’deki kabrine konulmuştur. Nur içinde yatsın. Tanrı Türk’ü korusun.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları