Cahiliye dönemine dönüş

Ergun KAFTANCI

ÇOCUK doğurmayan kadın mı yarımdır, doğurduğu çocuğu şehit edilen kadın mı?

    Böyle bir tartışma yapılamaz, yapılırsa incitici olur...

    Kadınları "Yarım kadın- Tam kadın" diye sınıflandırmak da yanlıştır.

    Bir sınıflandırma, sosyal barışı zedeleyecek boyutta bir değerlendirme olur ve mutlaka tepki görür...

    Nitekim kadınlar sokağa döküldü, "Yarım kadın" nitelemesini protesto etti...

    Protestolar sürerse şaşırmam...

    ........................

      Eski deyimle pederşahi de denilen erkek egemen toplum anlayışına  bağlı yapıdan kurtulamıyoruz...

    Kadına bakışımız maalesef batıdaki gibi çağdaş değil...

    Kadınları, konuşan, hakkını ve hukukunu savunan, erkeklerle eşit konumda olan bireyler değil de, susup oturması gereken cahiliye döneminin köleleri gibi görüyoruz.

    Bu, cehaletten, nankörlükten, cibilliyetsizlikten, yobazlıktan kendimizi bir türlü çekip alamadık!

    ...........................

    Çağdaş topluma, böyle bir anlayışın peşine takılmak yakışmaz!

    İşin acı yanı da var; kadını beş adım gerisinden yürüten, düşünmek, konuşmak, keyfince yaşamak hakkından mahrum bırakan kadın karşıtı anlayışın bu ülkede yeri olmamalı...

    Ama oluyor...

    Balık baştan kokmasa...

 

*

 

SİNDİRME SÜRECİ

    CHP Lideri Kılıçdaroğlu'nu cami avlusunda yuhalayan ve saldırmaya kalkan, fakat yargı tarafından serbest bırakılan kişilerden ikisi, fotoğraflarda yer aldı.

    Biri Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün arkasındaydı, başında da polis kasketi vardı. Bir başka fotoğrafta da herifin üzerinde sırtı yazılı polis yeleği olduğu görülüyordu.   

    Diğer kişi ise Başbakan Yıldırım ile konuşurken görüntülenmişti.

    CHP, bu iki fotoğrafı delil olarak gösteriyor ve eylemin AKP tarafından düzenlendiğini iddia ediyor...

    Zayıf ihtimal demeyin...

    Fethullah cemaatiyle ortaklık yaptığı günlerde kurulan kumpaslara arka çıkan AKP değil miydi...

    Bu denli basit organizasyonlara da hayda hayda arka çıkar, hatta düzenler de!

    Bu olaydan çıkardığım sonuç şu; iktidar, ana muhalefeti ve liderini kaba kuvvetle sindirme sürecini başlattı...

    Küstahlığa bakın, konu mankeni olarak da Kılıçdaroğlu'nu seçti.

 

*

 

DERKENAR

     KILIÇDAROĞLU'na suikast yapılacağı haberi ana muhalefet çevrelerini dikkate sevk etti, herkes teyakkuzda. CHP lideri, 6 sivil polis tarafından korunuyordu, bu defa o sayı 12'ye çıkarıldı. Yeri gelmişken sorayım, Başbakan'ı kaç polis koruyor. Keza Erdoğan'ı ve eşini de... Berat Albayrak dahil bakanların kaç yakın koruması var... Mevcut polis sayısı koruma görevinin gerektiği gibi yapılmasına yetiyor mu...Meclis Başkanlığına verilmiş soru önergesi gibi oldu bu Derkenar diyeceksiniz; evet, öyle oldu, kimse kusura bakmasın...

 

*

 

MADE İN USA

     GEÇEN gün belirttim, yineleyim...

     Bu Amerika da çok ileri gitti...

     Diyelim ki, konuşmacı çoktu da o nedenle ErdoğanMuhammed

Ali'nin cenazesinde konuşturmadılar...

     Pekiyi, Kâbe'den getirttiği örtüyü tabutuna, sonra da kabrine örtmesine neden izin vermediler...

     "Biz örteriz" diyerek başlarından savmak istedikleri açık...

     Terbiyesizlikleri de Made in USA..

     ............................

     Erdoğan o nedenle seyahati kısa kesmiş, cenaze namazından sonra kabristana gitmemiş ve ilgililere "Dönüyoruz" demiş...

     Keşke hiç gitmeseydi diyeceğim, Beştepe'den de dualar gönderebilirdi...

     Hidayet Türkoğlu, Hamza Yerlikaya, İlnur Çelik ve Yiğit Bulut gibi danışmanlarını, boks otoritesi Orhan Ayhan'ı ve diğer zevatı beyhude yere Amerika'ya taşımamış olurdu...

     Sporla ilişkili danışmanları anladık da İlnur Çevik ile Yiğit Bulut'u anlamadık, onları neden yanında çanta gibi taşıdı...

     İlnur'un boyu malûm, ömründe spor yapmadığı da biliniyor, orada ne işi vardı, Cumhurbaşkanı'na boksa ilişkin bilgi mi verecekti. Yiğit Bulut da keza, ikisinin de derin İngilizcelerinden yararlanıldı mı acaba!

     

*

 

GÖZÜNÜ BJK'YA DİKTİ

     SLAVEN BİLİC de sapıttı...

     Biliç, Hırvat futbol adamı, Kartal'ın eski hocası...

     Beşiktaş'ın başarılı topçularına göz koydu...

     Gomez kadar başarılı Cenk Tosun'u İngiltere'nin West Ham takımına götürmek istediğini açıkladı...

     Hoca, yeni takımının kadrosunu Beşiktaşlı oyuncularla takviye etmeye çalışıyor...

     ........................

     Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi'nde oynayacak. Önemli bir lig bu. O nedenle hiçbir futbolcusunu elden çıkarmamalı, hatta takviyeler yapmalı...

     Atibba gitmekte kararlı, yerini Veli doldurabilir, o öne çıkarılmalı, orta saha yeni bir stoperle güçlendirilmeli...

     Bu alanda Tolgay da var, iki ayağına hakim, iyi işler yapan bir futbolcu, mutlaka yararlanılmalı. Yeni transfer Gökhan Gönül de büyük kazanç...

     Gökhan Töre gitmekte kararlı gözüküyor; giderse sağ kanat için iyi bir açık almak gerekir. Gökhan gibi topla fazla oynamayan, çalımcı olmayan biri sağ kanata monte edilmeli.

     ........................

     Ben de memleketin başına futbol uzmanı kesildim ya, ayıp ki ne ayıp...

     Ama şunu söyleyim yine de; geçen yıl akılcı transferler yapılmak suretiyle şampiyonluk yakalandı...

     Bu yıl da iyi transferlere ve işlere devam! 

 

*

 

FRANSA'YA BAKIN

        AVRUPA Şampiyonası başladı. Açılış maçında Fransa Romanya'yı, son dakikalarda attığı golle 2-1 yendi.

     Dikkat ettim, Fransız Milli Takımı 7 zenci, dört beyaz futbolcudan ibaretti. Bu denge (!) 90 dakika bozulmadı. İnsana, Fransa'nın "Fena halde sömürgeci bir ülke" olduğunu göstermiyor mu!?  

     

*

 

BİR SÖZ

        CESUR bir kere, korkak bin kere ölür!

 

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş