Çakma liderlerle çakma konuların takibi

Savaş SÜZAL

Türkiye’de vatanını milletini sevenler toplanırken, ülkenin başka ülkeler tarafından destekli çakma liderleri hizmet ettikleri efendilerinin plan ve programlarını uygulamaya koydu.
Ermenistan olayı ile PKK’ya af konusu sırt sırta hareket ediyor. Düşünün Ermenistan konusu Türkiye’nin gündeminde olan bir şey mi? Ermenistan sınırı konusu tamamen Türkiye’nin düşmanları tarafından bastırılan bir konu. Bakın bu süreç konusunda kimler ısrarcı. AB’den gelen uyarı, ardından uluslararası kriz grubu, ABD Başkanı Obama hepsi bu konunun ardında değil mi?
Aynı husus PKK için de geçerli. Hatırlarsanız bir süredir başını ABD’nin çektiği dış güçler Türkiye’nin PKK teröristlerine genel af çıkarması için baskı yapıyordu. Bunu yakın tarihte önce Başbakan Erdoğan telaffuz etti. Adını Türkiyelilik koydu ve teröristlerin 30 bin kişinin katili olduğunu unutarak vatan evladı dedi çıktı. Evet, kendisine ekmek veren eli ısıran vatan evlatları.
Aynı konuyu ve aynı lafları terörle mücadele eden veya etmesi gereken kuvvetlerin başını çeken Genelkurmay Başkanı’ndan da duyunca günüm zehir oldu. O da o teröristlere vatan evladı dedi. O da kenarından köşesinden kıvrılarak genel af konusunu ima etti. Anlaşılan patronlar aynı, talepler de aynı. Bir de böyle konuları Atatürk ile sıvazlayarak kamufle etmiyorlar mı işte o zaman çıldırasım geliyor.
Gerçekçi olalım. Ne Türkiye, artık Atatürk’ün Türkiye’si ne de Türkiye’yi yönetenler Atatürk’ün izinde. Hem siyasetçilerin hem ‘yüksek’ bürokratların ağızlarında laf olsun diye Atatürk olmasına rağmen, çok oldu kendileri Atatürk’ü terk edeli. Atatürk her halde yukarılarda bir yerlerden Türkiye’ye acılı gözlerle bakıyordur.
Bizler ona layık olamadık. O da yetmedi, Atasını seven, onun ideallerine hayranlık duyan bir avuç çağdaş laik de bir şeyler bahane edilerek tutuklanıp sindirilmeye çalışılıyor. Üzerine ölü toprağı atılmış olan Türk halkı da uzaktan bir dizi seyreder gibi gelişmeleri sessizce izliyor.
Türkiye şu anda tam bir uçurumun ağzına getirildi, itilmeyi bekliyor. Soykırımı tasarısından vazgeçilmeden Ermeni sınırı açılacak, PKK, terörü bırakmadan af edilecek, Kuzey Irak’ta Türkiye düşmanı Kürt devletinin koruyucusu olunacak, Kıbrıs’ta eşitlik ilkesi uygulanmadan asker adadan çekilip Rumların hâkimiyeti kabul edilecek, İstanbul’da Lozan delinerek Fener Patrikhanesi bir kilise devletine dönüştürülecek. Afganistan’da Atatürk zamanında kurulan dostluk yüzü suyu hürmetine Afganistan’a Türk askeri gönderilerek ABD’nin amaçlarına hizmet edilecek.
Bu ay içinde önce ABD Savunma Bakanı Gates, ardından ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton Türkiye’ye gelecek. Gündemleri ve konuları da belli. Öncelik Irak’tan Amerikan askerlerinin çekilişi ve Afganistan’a asker.
Şimdi söyler misiniz bu saydıklarımdan hangisi Türkiye’nin ve Türk halkının lehine bir konu. Bu konuları yıllardır ABD ve AB Türkiye’ye dayatmıyor mu? Şimdi destek ve güç verdikleri çakma liderlerle bunların hepsini peş peşe bileğimizi bükerek kabul ettirip uygulamaya başladılar.
Ekonomide ibre aşağı dönmüş, işsizlik rakamları tepeye tırmanırken, memleketin başındaki Başbakan kendisine 70 milyon dolara uçak satın aldırıyor. Onun valisi de Başbakanını izleyerek valilik için üçüncü jeepini... 70 milyon dolarla kaç işsiz Türk genci evine ekmek götürürdü? Veya 200 bin dolarlık jeeple kaç evde tencere kaynardı? Ancak bunun suçu onlarda değil onlara oy verenlerde. Bir de Ümraniye davasında sözü edilen halkı hükümete karşı kışkırtmak lafı canımı sıkıyor. Birileri belli ki hükümetle devleti karıştırıyor. Hükümeti beğenmeyip değiştirmek istemek demokrasinin en belirli koşulu değil midir. Bir de kuralları doğru öğrenebilsek.
Sonuçta işte bu kadar olur çakma liderlerle çakma konuların takibi. Onlara değil kendinize kızmanız lazım.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş