Çanakkale geçilseydi ne olurdu?

A+A-
Muhiddin NALBANTOĞLU

Çanakkale Zaferi Türk milletinin ve Türk askerî gücünün Malazgirt’den beri kazandığı en büyük zaferdir. Birisi Türk’ün Anadolu’daki tapu senedi olduğu gibi ikincisi Türk’ün bu topraklardaki 850 yıllık varlığının yeniden kazanılmasının zaferi olmuştur. Bu zaferdir ki, bütün Batılı müttefiklerin Anadolu ve Balkanlardaki varlığına son vermek için başlatılmış bir yok etme hareketinin mağlubiyete uğratılmasıdır.
Eğer bu zaferi kazanmasa idik bugün Türk varlığından söz bile edilemezdi. Çünkü, Avrupalı müttefikler Anadolu dahil bütün Balkanlar ve İstanbul’u daha savaşın başında Rus çarlığına vermişlerdi. Çarlığın yenilgisinden sonra iktidara geçen Rus Bolşevikleri bütün bu gizli antlaşmaları, metinleri ve yorumları ile beraber yayınlamışlardır. Rus tarihçisi Amamov’un eski yazımızla Türkçe’ye de çevrilerek “Anadolu’nun Taksimi Planları” adı ile yayınladığı bu eserin yeni Türk harfleri ile de üç ayrı baskısı vardır. Daha savaşın ilk haftalarında tatbik edilmek istenen bu korkunç planların peş peşe kazanılan Türk zaferleri ile durdurulduğunu görürüz. Çanakkale’ye müttefik orduları Başkumandanı olarak Churchill’in tayin ettiği Jean Hamilton’a İngiliz Harbiye Nazırı Lord Kişner; Eğer Çanakkale cephesindeki savaş kazanırsanız, İstanbul kendiliğinden düşer ve siz bir muharebeyi değil bütün bir harbi kazanırsınız der... Bu sözler büyük bir gerçeği ifade eder. Ayrıca veda etmek üzere Bahriye Nazırı Churchill’i ziyaret eden Jean Hamilton’a Churchill de aynı mahiyette sözler söylemiştir. Hatta daha da ileri giderek Çanakkale’deki Türk savunmasını söküp atmak için Türklere karşı zehirli gaz bile kullanmasını söyler. Hamilton’un:  “Zehirli gaz kullanmak altında bizim de imzamız bulunan uluslararası sözleşmelerle insanlık suçudur”  demesi üzerine Churchill şu sözlerle cevap verir: Zehirli gazı Türklere karşı kullanabilirsiniz, çünkü Türkler insan neslinden değildirler.
Savaşın devam süresinde Çanakkale’de İngiliz Fransız müttefik kuvvetlerini üç defa perişan ettiğimiz günlerde Harbiye Nazırı Lord Kishner bir zırhlıya atlayarak Çanakkale yollarına düşer. Beraberinde külliyetli miktarda zehirli gaz da stok halinde idi. Bindiği gemi henüz yolda iken Alman denizaltılar tarafından batırılmıştır. O sırada Ruslar doğudaki zaferleri ile Trabzon’u almışlar bütün Karadeniz sahillerimizi işgal ederek İstanbul üzerine yürütülmektedirler. Bütün dünyanın gözleri bu Çanakkale cephesindedir.
Mehmed Akif’in Çanakkale şiiri bu savaş için yazılmış en güzel şiirdir derler. Oysa onun bu savaşı ve kaybettiğimiz takdirde olacakları müthiş bir şuurla anlatan en güzel Çanakkale şiiri Berlin’de yazdığı şiirin içindedir. Orada muhtemel bir müttefik zaferinin Türk’ün ve İslâm’ın nasıl büyük bir felaketi olacağını tasvir eder. Anadolu ve Balkanlar Türkiyesi Çarlık Rusyasının bir eyaleti olacaktı.
Bu konudaki bütün hazırlıklar tamamlanmış, aç kurtlar gibi saldırı başlamıştır. İşte 18 Mart zaferinin kazanılması üzerine Çarlık Rusyasının bütün emelleri  kursağında kalmış üstelik bu Türk zaferinin sonrasında kendi devletleri de Bolşevik İhtilali ile yıkılmıştır. İktidarı ele geçiren komünistler Çarlık Rusyasının Avrupalılarla yapkıkları ve Türkiye’nin yok olmasını hedefleyen  bütün gizli ve açık antlaşmaları yayınlamışlardır.
Churchill Çanakkale’deki Türk zaferi için  “Yegane mağlup olduğumuz savaş” deyimini kullanır. Ancak, daha sonraki gelişmelerle anlar ki Britanya İmparatorluğu’nun ihtişamının da miladı bu büyük Türk zaferi olmuştur. Bütün İngiliz müstemlekelerindeki istiklal hareketleri bu zaferden ilham almıştır. Bu zafer bırakın Türklerin haritadan silinmesini, tam aksine bu yönü ile dünya tarihinin seyrini de büyük çapta değiştirmiştir.
Bu vesile ile Türk kahramanlarına ve şehitlerine rahmet dileyip sonsuz şükranlarımı sunuyorum.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları