Çanakkale’nin içinde...

Altemur KILIÇ
Çanakkale “Deniz zaferinin” 95. Yıldönümü anma törenlerinden anlamlı fotoğraf kareleri vardı. Bunlardan birini Yeniçağ manşete çıkardı; Komutanlar ve başörtülü bir şehit anası... Çok şey anlatıyor!
Bir diğer kare; Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Bakanlar beraber! O zaferi “evliyalar” kazanmadı ama Mehmetçiklerin ve Yarbay Mustafa Kemal’in arkasında, “evliyalar” ve “Allah Allah” imanı vardı!
Şimdi Ordudan, Mustafa Kemal’den ve Atatürk Cumhuriyetinden “kurtulmak” isteyenler var... Bu maksatla Çanakkale Zaferini de küçümsemek isterler! Bakın bunlardan biri, Hürriyet’te yazan, her türlü  “tercihi” mâlum, Hadi Uluengin; “Çanakkale” zaferi konusunda yazdıkları yazdıklarından belli ki, bu zaferin tarihimizde milletimiz için önemini, Kurtuluş Savaşının “dirilişin” yolunu açtığını anlamamış, anlamak da istemiyor. Artı, bu aymazlığı, “Ordunun vesayetinden” kurtulmak “açılımına” veya “modasına” alet ediyor!
Uluengin, “Çanakkale içinde bir reşit selvi” başlıklı yazısında, milletimizin duygularını ve Orduyu, Çanakkale içinde vurmaya çalışmış... 18 Mart zaferinin, bayram gibi kutlanmasından şikâyetçi... Başka ülke ordularının da böyle zaferleri varmış, ama onlar bu “sıradan” zaferi bizim gibi, yıllardır “militaristçe-ilkelce” kutlamazlarmış!
Ve korkuyor: “Acaba bundan böyle Çanakkale de mi milli bayram addedilecek” diye! Devam ediyor: “Ve cigarayı yakıp o milli bayramları teker teker saymış. “23 Nisan bir; 19 Mayıs iki; 30 Ağustos üç; 29 Ekim dört; artı, her şehrin ya kurtuluş ya fetih günü beş; demek bir de yukarıdakini eklersek altı edecek ki, breh breh breh! ...Çanakkale savunması tabii ki askerlik tarihimizin altın sayfalarında yer alır. Lâkin adı üstünde, eninde sonunda bir ”savunmadır. Stratejik bütünü yitirilmiş savaşın taktik bir zaferdir. Azı yoktur ama çoğu da yoktur”.
Bu adamın bu hezeyanlarına cevap vermek, bizim başka milletler gibi, ordumuzun da çok şükür başka ordular gibi olmadığını ve tarihimizdeki zaferleri anmamızdaki derin manayı anlatmak, abes ve boşuna nefes tüketmek olacak... Köre renk tarif etmek, bazılarında genetik veya sonradan olma duyarsızlıkları talkın etmek mümkün mü?
Tartışmak beyhude
Fakat bu adamın, adamların bu “zaferi küçümsemek” vesilesiyle, asıl maksatları anlaşılıyor... Uluengin diyor ki: “Çıkış anında soyut bir kavram olan ‘millet’ ulus-devletin somut milletine yaklaştığı oranda ideolojik milliyetçilikten uzaklaşır... ‘ulusalcılıkla köprüleri atar, öteki’yle barışır. Zira artık oturaklaşmıştır! Zira artık mantıkileşmiştir! Zira artık aklileşmiştir! Dolayısıyla da, ‘öteki’ korkusuyla ürettiği o hamaset nutuklarına, o bayrak fetişlerine, o kişi tapınmalarına, o bayram enflasyonlarına ihtiyaç duymaz. Efsanelerle yatıp kalkmaz... Başka bir deyişle, millet milliyetçilikten ve ulus-devlet ulusalcılıktan özgürleştiği ölçüde modern ‘millet’e ve modern ‘ulus-devlet’e dönüşürler ki, zirveye ulaşmış olurlar... Böyle bir aşamaya varmış insan topluluklarına da ‘reşit millet’ ve ‘reşit ulus’ denir... Ve umalım ki, gelecek sene, yani Çanakkale’nin 96’ncı yıldönümünde, seferberlik türküsündeki selvi bu vakur, bu mantıklı ve bu güvenli rüşt ispatında biraz boy atmış olur.”
Özetle, demek istiyor ki bir milletin rüştünü ispat etmesi için “zaferlerinden” ve Ordusundan “kurtulması”  gerekiyor.
Bu tip adamlarla Çanakkale zaferinin önemini tartışmak beyhude. Fakat dediklerini, düşüncelerini, bir zihniyeti yansıttığı için vesile -konu- yaptım.
Bütün dünya tarihçileri bu zaferin, Kurtuluş Savaşının milletin direniş ve dirliğinin yolunu açtığını söylüyorlar... Churchill’in   “budalalığı” denen “Çanakkale fiyaskosu” onun siyasi kariyerini etkiledi, İngiltere politikasının seyrini değiştirdi! Ünlü tarihçi Bernard Lewis, “Türklerin bu zaferi, sadece Türkiye’nin kaderini değil, Birinci Dünya Harbinin kaderini tayin etti” der.
Meğer ben boşuna nefes tüketmişim; Aynı Hürriyet gazetesinde, Hadi’ye köşe veren Ertuğrul Özkök, adını vermeden ona cevabı; -Başbakanı, şimdi onu eleştiren eski yalakalara karşı savunurken- vermiş; “Arkadaş, sen hiç sırtından bıçaklandın mı?” diye soruyor...
Yazının tamamını Başbakana övgülerini ayıklayarak, okumak lazım!
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş