Çanlar kimin için çalıyor - acep nedendir?

Altemur KILIÇ

Sevgili emekli Hurşit Tolon Paşa, içeride 7 ay (220 gün) yattıktan sonra İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tahliye edildi! Mahkemenin kararı açık, gerekçesi “delil yetersizliği”. “Hurşit Paşa’dan ve tavrından hiç hazzetmediğini” itiraf eden Yeni Şafak yazarı Kürşat Bumin bile, bunun doğru bır karar olduğunu yazıyor. Ama başından beri “Ergenekona” sarılan bilcümle AB ve AKP yalakaları, ordu düşmanı hainler ve de liboşlar, bu karardan hiç hoşlanmadılar; diğer, çoğu sanıklar için “emsal teşkil eder” ve sonra da kahrolası “süreç” sona erer diye! Kimlerdir bu “güruhun” Türk milliyetçiliğine düşman, “ehli ihanetin” mensupları? Ve aylarca nahak yere hapis yatan insanların, kurtulmaları ve aklanmaları üzerine, şimdi “tarifsiz acılara” kapılan kişiler kimlerdir ve bu hırsları “acep nedendir?”
Cevabı girift-karmaşık ama kuyrukları, girdikleri mecrada birbirlerine değiyor, amaçları da, bir yerde birleşiyor: “TC, ordu ve milliyetçilik düşmanlığı.”
Kısacası; melûn emelleri; Atatürk’ün Cumhuriyet’ini yıkıp, yerine başka bir devlet kurmak... Bunun için de buna engel olan orduyu “Ergenekonla”, nifaklarla, dedikodularla safdışı kılmak! Zaten, açıkça da söylüyorlar. “Artık geçmişle hesaplaşmanın ve ordudan intikam almanın, Türkiye’yi değiştirmenin zamanı gelmiştir” diye yazıyorlar! Ve şimdi Tolon Paşa emsal olur, “Ümraniye bombaları” yüzlerinde patlar ve kendilerini amaçlarına götürecek “dava süreci” durur diye! “Aman bu süreç durmasın” diye yırtınıyorlar, insani acılar, hukuk ve insan hakları ihlalleri pahasına da olsa!Bunlar onları hiç ilgilendirmiyor!

Liboşlar, yalakalar, gafiller
Bu oyunu, bu ittifakı görmemek için gerçekten gafil olmak gerek ve “iyi niyetli” liberaller, entelektüel züppeler, liboşlar görmüyor ve onlara kapılıyorlar, ordunun etkisiz hale getirilmesi işlerine yarayacak. AKP iktidarına, güya “demokrasi uğruna” yardakçılık, yalakalık yapıyorlar! Stalin zamanında liberaller için “Bize hizmet eden budalalar” demişti. Bizim liboşlar da AB’ye -yeri gelince de- ABD’ye hizmet eden ezeli budalalar!
 Ama bu dünya, bu Türkiye zalimlere, hainlere ve gafillere kalır mı? Sonunda TC yıkıldıktan sonra kurulacak “şey” kime yâr olur, o belli değil! Atatürk Cumhuriyeti bir kere yıkılsın sonrası kolay!
Türkiye’yi önce kuşatmayı, sonra teslim almayı amaçlayan bu “ihanet ittifakının”, “şeytan çemberinin” mensupları. Medyada Ergenekon iddialarının, “haber” ve belgelerin günü gününe, hatta saati saatine şebekeler tarafından servis edilmesinden belli: Şebeke “mâlumdan” malum! Yeni Şafak- Zaman-Star grupları. Sabah ve de Taraf’ın ne olduğu çoktan belli. Taraf “cim karnındaki nokta”, Vakit “ceridesi”!
Dışarıdan destek de AB’den. Açık insan hakları ve hukuk ihlaleri karşısında Brüksel’den hiç ses çıkıyor mu? “Kriterler” nerede? Tek dedikleri “Bu işi bir an evvel sonuçlandırın”. Nasıl olacaksa!..

Bir şiir, bir türkü
İngiliz şairi John Donne; “Hiçbir insan kendi başına ada değildir; bütün de değildir tek başına, anakaranın bir parçası, okyanusun bir damlasıdır; Bir insanın ölümüyle eksilirim ben, çünkü bir parçasıyım insanlığın; işte bu yüzden hiç sorma çanların kimin için çaldığını, çanlar senin için çalıyor” der...
Ve “Yemen Türküsü”... Nedense hep dilimin ucunda:
Havada bulut yok bu ne dumandır
Mahlede ölüm yok bu ne şivandır
Şu Yemen elleri ne de yamandır
Ano Yemendir gülü çemendir
Giden gelmiyor acep nedendir
Burası Muştur yolu yokuştur
Giden gelmiyor acep nedendir
Türküdeki “Muş” değil, “Huş” tur... Huş, Yemen’deki son savunma hattımız...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş