Çare bulundu, havaray

A+A-
Ergun KAFTANCI

     SENELER önce, Hergün gazetesinde İstanbul'un trafik sorununun, ulaşımın ancak havaya alınmasıyla çözülebileceğini yazmıştım. Havaya kaldırılacak raylı sistemle ulaşımın rahat işler hale getirilmesinin mümkün olduğunu söylemiştim.

     Bu düşünceyi de aklıma, iyi Türkçe konuşan bir Japon gazeteci dostum "Biz çareyi öyle bulduk" diyerek sokmuştu.

     Elbet de bütün araçları uçuracak değiliz ama toplu taşıma aracı olan raylı sistemi havaya kaldırabiliriz.

     Havaray dedikleri trenler Japonya'da vızır vızır işliyor ve  önemli bir işlevi yerine getiriyor, bizde bu sistem neden olmasın...

     * * *

     Japon gazeteci Yomiuri Shimbun adlı gazetenin Orta Doğu muhabiriydi, Türkçe'den başka Arapça da biliyordu. Bana Japonya'daki havaray araçlarının fotoğraflarını göstermişti...

     Tren havada, otobüs ve otomobiller yerde...

     İnsanlar ise ya havaray aracıyla ya da bisikletiyle işine gidiyordu. Yollarda araç yoğunluğu görülmüyordu...

     Durum bugün nasıl onu bilemiyorum...

     * * *

     Aklımız yeni başımıza geliyor, denizin altından ulaşım süreci başlatıldı; üçüncü köprüde raylı sistem başlayacak, metrobüs ağına yaygınlık kazandırılıyor, derken sıra havaraya geldi...

     Önceki gün gazetelerde vardı; düşünce, ayrıntılı proje haline getirilecek ve finansmanı da sağlanarak hayata geçirilecek...

     Yapımı iki yılda biter diyorlar.

     Şimdilik güzergâh tespiti yapılıyor. Bakalım çalışmalar nasıl gelişecek...

     * * *

     İstanbul'un nüfusu 14 milyonu aştı; gündüz bu nüfus en az 100 bin artıyor. Trafiğe çıktığınızda beş araçtan birinin başka bir kente ait olduğunu görürsünüz.

     Yani trafikte sadece 34 plakalı araçlar bulunmuyor, komşu illerden gelenler de trafiğe yük olarak biniyor...

     Bunları engellemek demokratik olmaz; o zaman yerdeki yoğunluğu bölmek, bir kısmını havaya kaldırmak gerekiyor...

     Havaray sistemi İstanbul'a hem ayrı bir çağdaşlık katacak, hem de trafikte bunalanları kurtaracak...

ABD'nin kaypak politikası

-------------------------------------------

     BU ABD'nin işine akıl erdirmek zor...

     Diğer sorumlular gibi Savunma Bakanı Ashton Carter da IŞİD'e karşı sürdürülen harekâta katılan Türkiye'nin gücünü takdir ettiklerini açıkladı...

     Gazetecilerin sorularını cevaplayan Carter, Halep kentinin IŞİD'in eline düşmemesi için yapılan hava harekâtının da başarılı olduğunu söyledi...

     Bir gazetecinin, PYD/PKK hedeflerine yönelik hava harekâtı konusundaki sorusunu ise cevapsız bıraktı...

     PYD/PKK çetesine dost gibi bakan Amerikan Yönetimin IŞİD'e düşmanlık beslediği, Savunma Bakanı'nın tavrıyla yeniden tescil edilmiş oldu...

     İki ayrı terör grubundan birinin Amerika Birleşik Devletleri tarafından korunup kollanması, dahası dost sayılması, herhalde dünyanın gözünü açmış olmalı!

     Ne acı ki milletler camiası bu kirli emperyal oyuna karşı ciddi bir tavır koymayacak gözüküyor...

Alın size bir ordu maganda

------------------------------------------

     YAHU parlamenter arkadaşlar, ne olur şu ateşli silah sorununa bir çare bulun, yasa teklifiyle, silah satışını durdurun; taşınmasını ve bulundurulmasını zapt-ü rabt altına alın...

     Bu konuyu yeniden düzenlemezseniz ve disipline etmezseniz millet sizi affetmeyecek...

     * * *

     Nedir bu kardeşim, siniri bozulan belindeki silaha sarılıyor...

     Yoksa Türkiye, Teksas ile özdeşleşti mi...

     Daha dün Trabzon'da broşür dağıtanlar, kahvede oturanları kızdırmış, tüy aldırma yani epilasyon dine aykırı diyen sokağa fırlayıp silahını rastgele ateşlemiş...

     Dört yurttaş hastanede, tedavi altında... Konuyla hiç ilgileri olmadığı halde seken mermilerle yaralanmışlar...

     * * *

     Maç kazanılır, pat pat pat...

     Asker uğurlanır, pat pat pat...

     Düğün dernek yapılır, pat pat pat...

     Gürültü bahane edilir, komşuya sıkılır...

     Bakkala kızılır, çırağına sıkılır...

     Markete kızılır, kasiyere sıkılır...

     Eski eşe sıkılır, sevgiliye sıkılır, kırık not veren öğretmene sıkılır, geçen araca sıkılır, dur diyen polise sıkılır, belediye otobüsü şoförüne sıkılır...  

     Maganda mı arıyorsunuz, buyrun size bir ordu maganda...

     * * *

     Yahu parlamenter kardeşim; şu sorunu çözün, milleti gözü dönmüş magandaların elinden kurtarın da hayır duamızı alın ...

KOCAMAN SÖZLER

---------------------------------    

      BÖCEK olmayı kabullenen, ezilince şikâyet etmemelidir.

                                                                      (F. SCHİLLER)

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları