Cari açıkta sorun devam ediyor

A+A-
Esfender KORKMAZ

Bu yılın ilk 6 ayında hem dış cari işlemler açığı, hem de Türkiye’ye giren döviz miktarı azaldı. Bu dönemde cari açık geçen yıla göre 10.1 milyar dolar düştü. Aynı zamanda Türkiye’ye giren doğrudan yatırım ve portföy yatırımı ile alınan dış kredi toplamı nedeniyle döviz girişi de daha fazla, 12.1 milyar dolar azaldı. Yine de ilk 6 ayda giren döviz, cari açıktan daha fazla oldu. Bu fazla tersine dönerse, döviz rezervlerimizin uzun süre dayanması söz konusu olmaz.



Cari açıktan daha önemli olan cari açığın finansmanı ve üretimde ithal ara malı talebinin azalmasıdır. Cari açık geçen yıla göre azalmakla birlikte, finansmanı açısından bakarsak daha uzun süre en önemli problem olarak kalmaya devam edeceği anlaşılır. Dikkat edersek ilk 6  ayda, sıfırdan yatırım yapmak için yabancı sermaye girişi olmamış. Doğrudan yatırım olarak görünen yabancı sermaye girişi de gayrimenkul satışları için ve mevcut yabancı yatırımların ihtiyacı için gelen dövizlerdir.  
Öte yandan portföy yatırımları için gelen sıcak para da kalıcı para değil. Bu yılın ilk 6 ayında 10.5 milyar dolarlık sıcak para girişi olmuş. Sıcak para, konjonktüre göre, bir kriz riski karşısında geldiği gibi de gider. Ancak elbette bir gecede gitmez. Zira borsanın yüzde 70’i sıcak paranın elinde. Kim kime satacak? Ani çıkış olmasa da, zaman içinde  tamamıyla da çıkabilir. Bu açıdan bakarsak, sıcak para da bir nevi dış borçtur.
Aynı dönemde bankalar ve özel sektör, 19.2 milyar dolar dış kredi almış. Bu dış kredi için Türkiye faiz ödeyecek... Üstelik uluslararası faiz oranlarının üstünde faiz ödeyecek..
Yani Türkiye cari açığını, büyük ölçüde dış borçla ve bir kısım da varlık ve gayrimenkul satışı ile kapatıyor. Eğer sıfırdan yatırım sermayesi ile kapatsaydı, bu sermaye ihracat yapar cari açığın kapanmasında etkili olurdu.
Dahası , Türkiye yatırım malı ithal etmek için değil, ara malı ve tüketim malı ithal etmek için cari açık veriyor. Mamafih, Ocak-Haziran 6 aylık dönemde toplam ithalatın yüzde 74.3’ünü hammadde, yüzde 11’ini tüketim malları, yüzde 14.4’ünü yatırım malları ithalatı oluşturdu.
2012 ilk 6 ayında, toplam ithalatın yüzde 14.4’ünü oluşturan yatırım malı ithalatının da aşağı yukarı yüzde 10’u mevcut yatırımların amortismanı için yatırım malı ithalatıdır. Bu şartlarda yeniden yatırım malı ithalatı, toplam ithalatın ancak yüzde 5’ini oluşturmaktadır. Kaldı ki 2012 yılının ilk 6 ayında yatırım malları ithalatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10.5 oranında azalmıştır. Eğer yatırım malı ithalatı için cari açık vermiş olsaydık, yurt içinde üretim artışı olacaktı, bu cari açık zaman içinde cari fazlaya dönebilecekti. Tersine cari açıktaki düşme, talebin kısılması ve tüketim malı ithalatının kısılması ile ortaya çıktı. Üretimde kullanılan hammadde ve ara malı ithalatı yüzde 2.3 arttı. Yani cari açığı kalıcı olarak azaltacak olan ithalata bağımlı üretiminde artış oldu.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları